Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
24 Haziran’da Oy Kullanmaya Sağlık Engel Değil
MAKİNA MÜHENDİSİ MÜMİN KESKİN:
EDİRNESPOR FİNAL YOLUNDA
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

CHP SÜLEYMANPAŞA BELEDİYE BAŞKAN ADAYI EKREM EŞKİNAT;

CHP SÜLEYMANPAŞA BELEDİYE BAŞKAN ADAYI EKREM EŞKİNAT;
“EKREM EŞKİNAT BİR BİREYDİR, 180 BİN SÜLEYMANPAŞALIYLA BİR BÜTÜNÜZ”
27.01.2014 / 14:11


Cumhuriyet Halk partisi Süleymanpaşa belediye başkan adayı Ekrem Eşkinat, Tekirdağ’ın haber portalı www.ellidokuz.com haber merkezini ziyaret ederek gazetemizin genel yayın yönetmeni Oğuz Erdağlı ile sohbet etti ve Trakya haber koordinatörümüz Murat Ürtekin ile röportaj yaparak Süleymanpaşa ve seçimler ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.



MURAT ÜRTEKİN: Sayın Ekrem Eşkinat, okuyucularımız uzun süredir belediye başkan adaylarını tanımadıklarını söylüyorlar. Tanımak istediklerini, kime nasıl, ne şekilde oy vereceklerini bilmek istiyorlar. Sizin de eczacı olarak parlak bir kariyeriniz var, başarılarınız var. Eşkinat kimdir, bize bahseder misiniz?



EKREM EŞKİNAT: Tabi teşekkür ederim. Ben de seçmen olarak oy verirken, oy vereceğim kişinin kim olduğunu tanımak isterim, benim en doğal hakkım. Dolayısıyla, oy verecek seçmenlerimizin de bu en doğal hakkıdır. Oy önemli bir şey, bir defa veriyorsun ondan sonra beş yıl bekliyorsun. Doğru karar vermek için, biraz dikkatli ve seçici olmakta fayda var. O açıdan çok haklılar. Ben 1960 yılında doğdum. Tekirdağ Namık Kemal ilkokuluna gittim. Ondan sonra İstanbul Galatasaray lisesi, Anadolu üniversitesi, eczacılık fakültesi derken, 1985’te geldik, eczanemizi açtık. O günden beri de ekmeğimizi buradan kazanıyoruz.



M.Ü: Sizin parlak bir kariyeriniz de var. Ödülleriniz, başarılarınız, lütfen bunu biraz açar mısınız?



E.E: Biz biraz ters bir iş yaptık. Normalde meslek odalarından siyasete gidilir. Biz siyasetten meslek odalarına gittik. Ben Ankara’da 12 yıl Türk Eczacılar birliğinde 2. Başkan olarak Tekirdağ’ı temsilen görev yaptım. İyi de oldu, Tekirdağ’ı orada en iyi şekilde temsil ettim. Farklı açıdan birikim sahibi oldum. Türkiye ve dünyayı tanıma fırsatı buldum.



M.Ü: Peki, sizi siyasete iten nedir?



E.E: Türkiye’nin içinde bulunduğu koşullarda herkesin siyasete itilme zorunluluğu var.



M.Ü: Şimdi öyle bir konuma geldik ki, Süleymanpaşa’da ilk defa bir seçim olacak. Seçilen kişi de ilk defa yeni ilçenin ilk belediye başkanı olma onuruna erişecek. Siz de bu adaylar içerisinde en şanslı görünenlerden birisiniz. Peki, Süleymanpaşa’nın neyini değiştirebilirsiniz? Projeleriniz en basitinden nedir? Neler yapabilirsiniz?



E.E: Belki aradaki fark oradadır. Biz tertemiz bir sayfa derken kastettiğimiz şuydu; Biz beyaz bir sayfayla geleceğiz ve 180 bin Süleymanpaşa’lıyla beraber o sayfayı dolduracağız. Program altında tabi. Burada biz yaşıyoruz. Yaptığımız iş, öngörümüz doğruysa, beş yıl sonra daha mutlu olacağız. Hep beraber yaptığımız iş yanlışsa, o zaman bu işin ceremesini beraber çekeceğiz. Böyle bir sorumluluğu ne ben ne partim tek başımıza alma durumunda değiliz. Burada yaşayan bütün insanlarla beraber, ne yapacağımıza tartışarak karar vereceğiz, onu program haline getireceğiz. Bu program, bizim programımız değildir, Süleymanpaşa’da yaşayan insanların programı olacaktır. Bizler, o programı hayata geçirmekle görevli kişiler olarak kendimizi görüyoruz. Sonuçta zahmet de rahmet de 180 bin Süleymanpaşa’lı olarak hepimizindir.



M.Ü. Eczacılık ile belediyecilik çok farklı şeyler. Eczacı olarak halka sağlık dağıtıyorsunuz. Belediyeci olarak insanlara ne yapabilirsiniz?



E.E. Belediyecilik de daha fazla sağlık dağıtmak lazım.



M.Ü: Tabi çevre olarak doğru. Çevreye ne katabilirsiniz, halka ne katabilirsiniz, kafanızda ne gibi farklı bir düşünceniz var?



E.E. Şimdi, "adamakla mal tükenmez" diye bir atasözü var. Bizim sırtımızda şu anda yumurta küfesi yok. Onun için biz deniz bile getiririz, dağ getiririz. Bunun örnekleri de var.



M:Ü: Deniz zaten var.



E.E: Okyanus getiririz, vaat bitmez. Ama bu vaatleri hayata geçirmek için iyi bir irade, ondan önce de kaynak lazım. Süleymanpaşa belediyesinin bütçesi belli; Bu bütçenin, "olmazsa olmaz" gider değerleri var. Personel giderleri, genel giderler, Süleymanpaşa’nın ortak yaşamını etkileyen alanların gideri, bunlar çıktıktan sonra geriye kalan bir hizmet bütçesi var. O hizmet bütçesini, mahalle mahalle, her yerde de anlattık, muhtarlarımızla, orada yaşayan insanlarımızla, mahallelerine kaç para düştüğünü, bütçelerinin ne kadar olduğunu, bizim o bütçeyle ne yapmak istediğimizi soracağız. Onaylarlarsa program yapacağız. Onaylamazlarsa, "hayır biz farklı bir öncelik düşünüyoruz." Derlerse, onların dediklerini yapacağız. Para onların parası.



M.Ü: Süleymanpaşa’nın çalışma alanları içinde, mezarlıklar, çevre düzenlemesi, yol, v.s, bir çeşit hafriyat gibi çalışılacak. Bu bütçe sıkıntısı yaratır mı?



E.E: O tam doğru değil. Büyükşehir ile beraber, farklı alanlar, ilçe belediyeleri ve büyükşehir olarak değişiyor gibi gözüküyorsa da, aslında büyükşehir de büyükşehir belediyeleri de birlikte çalışıyor. Ama, örneğin Murat Ürtekin’in bir sıkıntısı olduğunda kapısını çalacağı belediye, Süleymanpaşa belediyesidir.



M.Ü: Yani kapımız açık diyorsunuz



E.E: Kapı zaten açık da çalacağınız kapı bizim kapımız, kapama şansımız yok. Büyükşehir koordinatör bir yer. Yani 11 ilçenin ortaklaşa yapması gereken, ortak yaptığında hem daha ekonomik hem daha verimli üretim yapmasını sağlayacak alanlarda görevli. daha net ifadeyle koordinasyon görevi yapacak. Ana arter yollar var, kanalizasyonlar var, itfaiye ve buna benzer temel hizmetler var. Kurum dışında, Süleymanpaşa belediye başkanı ve meclis üyelerinin bir kısmı zaten büyükşehir belediyesinin meclisinde olacak. Yani birbirine bağlı bir ilişki var. Benim bir meclisim var ama belediye meclisinin üyeleri ilçede bizleriz.



M.Ü: Yalnız şöyle bir durum var, Daha önce burada Ak Parti aday adayını da ağırlamıştım, aynı soruyu sormuştum. Büyükşehir ile Süleymanpaşa belediye başkanları farklı olursa, uyum içinde çalışabilecek misiniz?



E.E: Murat, sen gazetecisin, burada yaşıyorsun, bizden daha iyi nabzı tutuyorsun. Böyle bir ihtimal olmadığını benden daha iyi biliyorsun.



M.Ü: Ben olasılıklarla değerlendiriyorum.



E.E: Olasılıkların ihtimalleri imkansızsa, o zaman hiç burada oturup konuşmamak lazım. Ama burası için değil, soruyu şu şekilde sorarsan, "farklı partilerden ilçe belediyesiyle büyükşehir belediyesi nasıl çalışır?" dersen,



M.Ü: Onu kastetmiştim zaten



E.E: Pekala çalışır. Eskişehir’de Odunpazarı iktidar partisinde, büyükşehir bizde. İki belediye gayet uyumlu çalışıyor. Bir sorun göremiyoruz.Bu iyi niyet meselesi.



M.Ü: Sizi uyumlu, samimi ve güler yüzlü bir insan olarak tanıyoruz. Ama bazı aldığımız duyumlarda, "Ekrem Eşkinat, biraz otoriter bir yapıya sahip, sert mizaçlı görünüyor. Seçildikten sonra halk veya partililer arasında mesafe koyar mı? Diye soruyorlar. Bu konudaki düşüncelerinizi alabilir miyim?



E.E: Ben yaşamadan bir fikir yürütmek istemem. Ben barışçı doğalı bir insanım. Kavgayı da sevmem. Kavganın iki taraflı olduğuna inanırım. Kavganın tarafı olmadığım için de kavganın çıkmayacağına inanırım. İnsanların bir sıkıntısı olmaz. Bu soruyu neden sorduğunu anlamadım.



M.Ü: Duyumlarıma istinaden sordum



E.E: O zaman beni yakın tanıyanlara sormanız gerekir. Benim kendim hakkında yorum yapmam doğru olmaz.



M.Ü: Siz farklı olarak Süleymanpaşa’ya ne katabilirsiniz?



E.E: Süleymanpaşa hemşerilik bilincini katarım. Burada zaten o anahtar her şeyi çözer.



M.Ü: Bu konuda bir slogan veya mesajınız var mı?



E.E: Ben zaman zaman sosyal medyada paylaşıyorum



M.Ü: Sayın başkan, ben sizinle bire bir konuşuyorum, röportaj yapıyorum;



E.E: Hayır, hayır, orada belirttiğim gibi demek istiyorum, ben kendime güveniyorum, Cumhuriyet Halk partisine güveniyorum, ben Süleymanpaşalılara güveniyorum. Başka bir slogana gerek var mı?



M.Ü: Yani, "ülkem için varım, ilim için varım, ilçem için varım diyorsunuz



E.E: Yok, öyle demiyorum. Biz 180 bin Süleymanpaşalı, kendimize güveniyoruz, partimize de güveniyoruz, Süleymanpaşa’ya da güveniyoruz. Bizim bir araya gelip de yapamayacağımız hiç bir iş yok. Ama bizim; Yani Ekrem Eşkinat bir bireydir. Ekrem Eşkinat’ın bir ailesi vardır. Ekrem Eşkinat’ın bir mahallesi vardır. Ekrem Eşkinat’ın yaşadığı bir ilçe vardır. Bir ülke vardır. Bu halkaları biz ne kadar bir araya getirebilirsek, bu ülkede birliği, bütünlüğü, dirliği, ekonomisinin yüksekliği, insanların mutluluğu sağlanabilir. Ben bu güne kadarki birikimimle 180 bin nüfuslu, bir milyon yüz bin dönümlük Süleymanpaşa’yı gözüme kestiriyorum, yapabilirim diye düşünüyorum.



M.Ü: Hayırlısı olsun sayın başkan. Sayın Murat Uysal, siz ilk defa ilçe olmuş Süleymanpaşa’nın ilk CHP ilçe başkanısınız. Bu konuda sizin duygularınızı alabilir miyim?



MURAT UYSAL: Yani bu konuda yönetimsel anlamda bir değişikliğimiz olmadı. Biz herkesin,"Tekirdağ merkez" diye bildiği bölgenin ilçe başkanı oldum. Zaten şu anda Süleymanpaşa’ya dilimiz bile alışamadı. Bizim istediğimiz bir isim değildi. Süleymanpaşa ismi konulurken, şu anda halkını oluşturduğu Süleymanpaşalılara sorulmadı. Ama bizde bir değişiklik yok, aynı şekilde ilçemizden sorumluyuz. Buna köylerimizde dahil oldu ama biz zaten köylerimizi de bilgilendirdik. Büyükşehir konusunda daha önce çalışmalarımızı yaptık. Daha sonra tekrar ziyaretlerde bulunduk. Şimdi seçim çalışması olarak da Ekrem başkanımızla gezdik. Bizde yönetimsel anlamda bir değişiklik yok.



M.Ü: Sayın Eşkinat’la uyumunuz gerçekten hoş ve başarılı, bu başarının seçime de yansıyacağına inanıyor musunuz?



M.U: İnşallah, hep birlikte, tek yumruk halinde bu işi başaracağız.



M.Ü: Ziyaretiniz için teşekkür ederim



E.E: Sağolun.


Etiketler:
Bu haber toplam 2351 defa okundu


YAZARLAR