Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Bahar depresyonu iş performansını düşürüyor
Atatürk heykeli açılışı gerçekleştirildi
TEKİRDAĞ TSO Yönetim Kurulu’ndan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’na Tam Destek!
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

AK PARTİ MURATLI BELEDİYE BAŞKAN ADAYI AHMET TÜRKOĞLU;

AK PARTİ MURATLI BELEDİYE BAŞKAN ADAYI AHMET TÜRKOĞLU;
“HALKIN BELEDİYE BAŞKANI, HERKESİN BELEDİYE BAŞKANI OLACAĞIM”
25.03.2014 / 12:09


AK Parti Muratlı belediye başkan adayı Ahmet Türkoğlu, Muratlı’nın sorunlarının yıllardır çözülemediğini, mevcut belediye başkanı ile de asla çözülemeyeceğini ifade etti. Türkoğlu ile gerçekleşen röportajda şu konular gündeme geldi;



MURAT ÜRTEKİN: Sayın Ahmet Türkoğlu; Aradan beş yıl geçti. Beş yıl önce, belediye başkanlığı için yola çıktınız. Şu anda da aynı rakip adaylarla bir mücadele veriyorsunuz. Her ne kadar şu andaki belediye başkanımız parti değiştirse de, gerek Demokrat parti olsun, gerekse şu andaki belediye başkanı olsun, üçünüz de adeta "tarih tekerrür ediyor" vaziyetindesiniz. Önce sizi tanıyalım, sonra bu konu hakkındaki düşüncelerinizi alalım.



AHMET TÜRKOĞLU: Ben Muratlı’da doğup büyüyen, okuyan, daha sonra yüksek tahsilini İzmir’de yaparak tekrar Muratlı’ya dönerek burada ticaretle uğraşan birisiyim. İktisadi ve idari bilimler fakültesini bitirdim. Tezimi de YEREL YÖNETİMLER VE BELEDİYECİLİK alanında verdim. 1967 doğumluyum. Evliyim ve iki çocuğum var. Ticaretle uğraşırken, Muratlı’daki eksikleri gördük. O zamanlar Adalet ve Kalkınma Partisi kuruluş aşamasındaydı. Bizler de bu partinin bir yerlere gelerek ülkeye hizmet edeceğini düşünerek ilçe başkanı olarak göreve başladım. Aşağı yukarı 10 yıldan bu güne çeşitli görevler alarak bu güne kadar geldik. Geçen dönem de partimden belediye başkan adayı oldum. Çok az bir farkla kazanamadık. Yine bu dönem de genel merkezimiz, teşkilat başkanımız, bizi tekrar bu göreve uygun gördüler.



M.Ü: Özellikle yüksek tahsillileri tercih ettiler.



A.T: Tabi, partimizin tercih sebepleri arasında bu madde de var. İnşallah bu sene hayırlı olur, kazanırız ve MURATLIMIZA, İNSANLARIMIZA HİZMET EDERİZ.



M.Ü: Sayın başkan, öncelikle bazı tabuları yıkmak istiyoruz. Sizin soğuk ve iletişimde yetersiz olduğunuza dair bir olgu var. Biz öyle olmadığını biliyoruz ama bu olguyu açar mısınız ve bu konudaki düşüncelerinizi halka aksettirir misiniz?



A.T: Murat bu konuda, aslında ben öyle biri değilim. Ama bende rakiplerim başka karalayacak bir şeyler bulamadıkları için böyle lanse ettiler ve bunda başarılı oldular. Bir laf var, "çamur at izi kalsın" diye ve bunu başardılar. Ama ben elimden geldiği kadar bana yükledikleri karalama olayını elimden geldiği kadar halka ifade etmeye çalıştım. Böyle birisi olmadığımı ifade etmeye çalışıyorum. Herkesle görüşüyor, konuşuyoruz. Zaten görüştüğümüz insanlar, "sen öyle değilmişsin" diye olumlu yönde tepkisini gösteriyor. Ama bu tamamen rakiplerimin uydurup insanlara aktardığı bir oyun. Ben soğuk bir insan değilim, dinleyen, dinledikten sonra kararını veren bir insanım. Oysa ben sıcak kanlı ve uyumlu bir insanım.



M.Ü: Başkanım, sizin bir de sıkıntınız var, İfade sıkıntısı yaşıyorsunuz. Bir konuyu doğru olarak irdeliyorsunuz ama, konuyu detaylı açmadığınız için çözümsüzlük içinde zor durumda kalıyorsunuz. Örneğin bir tren yolu konusunda ifade etmek istediğinizi biz bire-bir konuştuk. Tren yolunun kapatılarak, ölümlerin önüne geçilmesi ve farklı bir çözüm üretilerek halkın güvenli bir tren yolu geçidine kavuşmasını ifade etmek istediniz. Ama ifade tarzınız farklı algılandı. Ben bu konuda size, basına yazılı olarak verin ve sorunlarınızı o şekilde ifade edin dedim. Bir ifade sıkıntısı var. Bunu yeni dönemde aşmayı düşünüyor musunuz?



A.T: Bundan sonra farklı yollar deneyeceğiz. Sizin de söylediğiniz gibi yazılı olarak basına sunacağız. Çünkü yazıya insan duygu ve düşüncelerini daha iyi döküyor.



M.Ü: Bir belge oluyor.



A.T: Tabi ayrıca bir belge olur. Bizim kendi içimizden arkadaşlarımız da bu tel örgü için biliyorsunuz muhalefet oldular. Ama şu anda iyi oldu ve tepkiler de azaldı. Çünkü İnsanlar doğruları gördü. BİZİM İÇİN EN ÖNEMLİ ŞEY İNSAN HAYATIDIR. Bizler de elimizden geldiği kadar bunun önlemini almaya çalıştık. İlerleyen günlerde daha da iyi çözümler üreteceğiz. Bundan sonra da temkinli davranarak basın açıklamamızı yazılı olarak vereceğiz.



M.Ü: Sizin başbakana yakınlığınızı ve bire-bir görüştüğünüzü de biliyorum. Benim tren yolu ile ilgili bir projem vardı. Ofisin oradan İnanlı Çeşmesine kadar yeraltı metrosu gibi bir kilometrelik tren yolu yapılması konusunda, Marmaray projesini yapan bir hükümetin, bunu da rahatlıkla yapacağını ifade ettim. Bu konuda sizin bir girişiminiz olacak mı?



M.Ü: Başbakanımıza gitmeden önce ulaştırma bakanımızla görüştüm. Çünkü prosedür olarak önce bakanımızla görüşmek icap eder. Ama her ilçe başkanının başbakanla görüşme imkanı var ve dikkatle dinliyor. Ulaştırma bakanımızla bu konu üzerinde yaptığımız değerlendirmede, proje çizildikten sonra olmayacak bir şey yok dedi. Kendileri bu şekilde ifade etti. Muratlı’nın ikiye bölünmüşlüğünü ortadan kaldırabilmek için, bununla ilgili çalışmalarımızı başlattık, başvurularımızı yaptık. Muratlı’nın üst tarafından çevre yolu yapılacak.



M.Ü: Onu ben tasvip etmiyorum. En iyi çözümün yer altından olduğunu düşünüyorum. Maliyet de daha düşük olur. Güvenlik açısından da uygundur.



A.T: Onu kararlaştıracağız. MALİYET VE GÜVENLİK AÇISINDAN BİRLİKTE KARAR VERECEĞİZ.



M.Ü: Sayın başkan, bir de sahiplenme olayı var. Örneğin ben Muratlı şehir stadı ve kültür merkezi gibi ilçemizin değerleri için bayağı bir çaba sarf ettim. Vekillerimizle ve sizinle de bire-bir görüştük. Ama bizim yaptığımız hizmetleri sahiplenme olayı var.



A.T. Evet, var



M.Ü: Ama bunu yazılı ve net olarak algılatmak, halkın bilmesi gereken bir şeydir. Bu konuda gerekeni yapacak mısınız, RESMİ YAZIŞMAYI YAPIP, BUNU BİZLER VASITASIYLA HALKLA PAYLAŞMAYI DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?



A.T: Seçim çalışması önemli, bunu halkımızla paylaşacağım. Çünkü hükümetimizin yaptığı çalışmaları insanlara anlatacağız. Bizim başvuru yapıp da bizi geri çevirmeyen bakan ve müsteşarlarımızla yazışmalarımızı düşünüyoruz ve paylaşacağız.



M.Ü: Biraz da sorunlarımıza değinelim, Örneğin Islah OSB projesi kapsamında Muratlı belediyesi ortalama 4-5 milyon lira gibi bir para kazandı. Bu parayı kaldırım ve yol harcamasında kullandı. Siz de ben de biliyoruz ki, bu kaldırımlar Mart ayından sonra sökülecek. Çünkü kanunen gökyüzünde hiç bir kablo kalmayacak.



A.T: Evet



M.Ü: Peki Adalet ve Kalkınma partisi, evet, hükümet olabilir ama, yerel yönetimlerde muhalefeti neden yapamıyor? Milyonlarca liranın çöpe gitmesine müdahale etme imkanı yok muydu?



A.T: Biz bütün çabalarımızı gösterdik. Bu konuda yazışmalarımızı da yaptık. Ama belediyenin aldığı kararlara ancak sadece şerh koyabiliyoruz. Çoğunluk nedeniyle, encümen kararıyla bunları yapma serbestisi ve harcama yetkisi var.



M.Ü: Bir kazanımın çöpe atılması kanunen olumsuz değil mi?



A.T: Kanundan ziyade vicdanen bir suç var. Milletin parası, yetimlerin hakkı var.



M.Ü: Alenen çöpe gidecek.



A.T: Evet encümenin aldığı bir karar var ve paralar çöpe gitti. Yanlış yaptı yani.



M.Ü: Aşağısevindikli termik santrali konusunda benim elimde resmi belge var. MURATLI BELEDİYE BAŞKANININ BUNA ONAY İMZASI OLDUĞUNU BELGELEYEN SAYI VE DOSYA NUMARASI MEVCUT. Bu konuda CHP milletvekillerini de yanlış yönlendirmiştir. Bu Ankara’ya sirayet ettiğinde sizin bu bilgi hakkında bir girişiminiz oldu mu?



A.T: Orada çok olaylar oldu. Birincisi, ÇED raporu beklenmeden belediye başkanı imzaladı, izin verdi. Ama önce halkın, köylünün düşüncesinin alınması gerekiyordu. O KARAR ALINDIKTAN SONRA BELEDİYENİN BU İŞİ ÇÖZMESİ LAZIMDI. Ondan sonra bize de insanları yanlış yönlendirdiler. Ak Parti bunu istiyor diye lanse ettiler. KENDİ BELEDİYE BAŞKANLARI İMZALIYOR, KENDİ MİLLETVEKİLLERİ PROTESTO KONUŞMALARI YAPIYORLAR. ÇOK TEZAT BİR ŞEYDİ. CHP’Lİ BELEDİYE BAŞKANI İMZA ATIYOR, CHP’Lİ VEKİLLER KARŞIYIZ DİYOR.



M.Ü: Aynı şekilde, Sayın Emre Köprülü beni aradı ve Müsellim koruluğunun Ümraniye Eğitim vakfına peşkeş çekildiğini söyledi. Ben bu konuyu köşemde işlediğimde, Çevre müdürlüğünden bana gelen yazıda 400 dekarın sadece 100 dekarına Muratlı belediyesinin talip olduğunu söyledi. YANİ, BELEDİYE BAŞKANI, KENDİ MİLLETVEKİLİNİ YANLIŞ BİLGİLENDİRİP, BASIN ÖNÜNDE ZOR DURUMDA KALMASINA NEDEN OLUYOR. Siz encümenlerinizle belediyede temsil ediliyorsunuz. Sizin 100 dekarını aldığınız arazinin geri kalan miktarı bu sözleşmede yazar mı yazmaz mı?



A.T: Tabi, 100 dekarı alınan arazinin geri kalanı sözleşmede yazılı olur.



M.Ü: Siz encümen üyelerinizle bu konuya müdahil oldunuz mu?



A.T: Şöyle ifade edeyim; Bu yerler hazineye aitti. Mal müdiresi Şengül Hanım, bunu 2B arazisi olarak hazineye devretti. O devrettiği zaman bizim bilgimiz oldu. Çünkü herkese açık bir satıştı. Biz hemen belediye başkanına haber göndererek buraların 2B’YE geçmesi nedeniyle Muratlı Adına orman bakanlığından kiralanmasını söyledik. (ceviz gibi verimli ağaçlar ekildiği sürece kiraya verme yetkisi var) Bize buraları kiralayıp mesire alanı yapacaklarını söylediler ama arkasını takip etmediler. Seçim beyanlarında bile olmasına rağmen kiralamadılar. Belli miktarda kiraladılar ve öylece bıraktılar. Köy muhtarlıklarında da böyle yerler vardı ve sağ olsunlar sahip çıktılar. KÖYLÜ KENDİ ARAZİSİNE SAHİP ÇIKTI, BELEDİYEMİZ MALESEF SAHİP ÇIKAMADI.



M.Ü: Muratlı’da tek bir mesire yerimiz var. Parklarımız öldükten sonra tek bir mesire yerimiz İnanlı Çeşmesi kaldı. Tek su kaynağımızın olduğu yer İnanlı çeşmesidir. İnanlı Çeşmesi yanına foseptik arıtma tesisi yapılması ve sıfır bir mezbahanın kullanılmayarak atıl duruma getirilmesi ve kaderine terk edilmesini siz onaylıyor musunuz?



A.T: Oraya yaklaşık yedi ay önce, mezbaha kurmak için belediye çok büyük masraflar yaptı. Orasını bakımlı hale getirdi ve tam açmak üzereyken arıtma tesisinin oraya kurulmasını istedi. Şimdi orası yıkılacak. Halkın parası şimdi çöpe gidecek. Şimdi oraya arıtma tesisi olacak. Hem çeşmeye zararı olacak, hem de su kuyularının tam dibinde.



M.Ü: Sızacak



A.T: Yanlış bir yer, belediye başkanının iyi düşünüp, iyi karar vermesi gerekiyordu. İyi karar veremedi. Bizler de zaten bu yanlışlarını düzeltmek için belediye başkanlığına talip olduk. İnşallah seçilirsek, bu yanlışları düzelteceğiz.



M.Ü: Bizim sıfır, yepyeni mezbahamız varken, kasaplarımızın Karacakılavuz’a, Büyük Karıştıran’a, Tekirdağ’a gidip kesim yapması sizce uygun mu?



A.T: Değil tabi ki



M.Ü: Bu tür uygulamalarda kanuni olarak müdahale hakkınız yok mu? Vatandaş olarak topluma zararlı olan şeye karşı olma hakkınız yok mu?



A.T: Şöyle var, bizim belediye meclis üyelerimiz var, onlarla hukuken şerh koyuyoruz. Zaten yanlış olan her şeyin hepsine karşı çıkıyoruz. Onun dışında yanlış şeyler varsa, içişleri bakanlığından müfettişler gelip bu konuda gerekeni yapar.



M.Ü: Siz üniversite tezinizi yerel yönetimler ve belediyecilik üzerine verdiniz. Şöyle bir konu var; Siz bir belediye başkanı olsanız, elinizde bir arsa var, bu arsayı parselleyip dağıtamaz mısınız?



A.T: Dağıtırım.



M.Ü: Belediye başkanı, üç dönemdir, seçim öncesi, tasarrufu belediyeye ait bir arsayı parselleyip engellilere vereceğini söylüyor. Ama 15 yıldır bunu yerine getirmiyor. Sonunda bu arsayı, "madem sen bir şey yapamıyorsun, ben alıp TOKİ’YE vereceğim." diyerek belediye meclis üyeleri onayıyla Kaymakamlık aldı. Bir arsayı parselleyip engellilere vermek bu kadar zor mu?



A.T: Hiç zor değil



M.Ü: BECEREMEDİK KELİMESİ SİZCE NEYİ İFADE EDİYOR?



A.T: DOĞRU SÖYLEMİŞ. BECERİKSİZ OLDUKLARINI İFADE EDİYOR.



M.Ü: Sizin ve benim üç konuda çabamız var. Hatta vekillerinizle bu konuyu sürekli görüşüyorum. Birincisi şehir stadı. Biz çaba sarfettik ama herkes sahiplenme peşinde. İkincisi, hastane ile ilgili bakanlıkla görüştünüz. Ben vekillerle görüştüm. Hastaneye bir ruhsat vermek bu kadar zor mu? Halkın bir su dahi alacak kantininin olmaması sıkıntı değil mi? Bu konuda bir çözüm üretilemez mi?



A.T: Ruhsat vermek hiç de sorun değil aslında. Bu konuda çözüm için belediyenin ruhsat vermesi gerekiyor. Ama biz şöyle bir şey yaptık; 15-20 gün önce protokoller imzalandı. Allahın izniyle 50 yataklı bir hastanemiz daha olacak. O zaman her ikisinin de ruhsatını vermek bize nasip olur.



M.Ü: Daha önce öngörülen ilave hastane konusu mu?



A.T: Evet.



M.Ü: Daha bunun gibi birçok sorun var. Sorun bitmek bilmiyor. Sayın Ahmet Kambur’un dediği gibi, Muratlı köy olmaktan çıkamıyor. Siz farklı olarak ne yapabilirsiniz?



A.T: Muratlı’nın köy görünümünde olmasından çıkabilmesi için biz Muratlı’nın ihtiyacı olan bütün hizmetleri getireceğiz. İlk önce sosyal imkanlar sunmamız lazım. Park, bahçe, bulvarların yapılması ve bakımının yapılması, Muratlı’nın girişinin şehir havasında olması, ışıklandırılması, parklar.



M.Ü: Bunlar ufak işler sayın başkan. Sadece şunu söyleyeyim; Bugün Pazar esnafı mağdur, tezgahını koyacak yeri yok. Pazaryerinin olduğu yerdeki esnaf mağdur, her akşam pislik ve kokuyla uğraşmaktan muzdarip. KAPALI VEYA AÇIK HİÇ ÖNEMLİ DEĞİL, BİR OTOPARK SORUNU VAR. Daha bunun gibi bir çok sorun var. Halkın gidebileceği tek bir park yok. Bu konuların çözülmesi en önemli faktör. Bu konuya değinmişken bir konuyu daha gündeme getirmek istiyorum; Madem bu kadar kolayca yapılabiliyordu, neden 2 Kasım Muratlı’nın kurtuluşu hedef alınarak o park yapıldı? Şimdiye kadar yapılamaz mıydı? Halk neden mağdur edildi, bütün yaz neden gidecek bir yer bulamadı, bu konu hakkındaki düşüncelerinizi alabilir miyim?



A.T: Zaten açık olan parklarımızı kapattı şu andaki başkan. SON DÖNEMDE SEÇİM YAKLAŞTIĞI İÇİN ELİNDEN ANCAK O GELEBİLİYOR. SEÇİME İKİ ÜÇ AY KALA BÖYLE BİR ŞEY YAPMA ÇABASINA GİRİYOR.



M.Ü: Bir de maddi boyutu eleştirildi.



A.T: Evet, o konuda da çok büyük eleştiriler var. ÇOK UFAK İŞLER YAPILDI, ÇOK KÜÇÜK MALİYET OLMASI GEREKİRKEN ÇOK BÜYÜK MALİYET KONUŞULUYOR. Meclis üyelerimizin de bu konuda itirazları vardı.



M.Ü: Sayın başkan, el kaldırıp da karşıyım demekle çözüm üretilmez. Mümkün değil. Çözüm üretmesi veya bir netice alması imkansız. Nasıl ki mecliste bir yasa cumhurbaşkanına onaya gitmeden önce Anayasa mahkemesine gidip iptali için başvuruyorsa, buradaki meclis de aynı prosedürü izleyebilir. Toplum için, halk için sakıncalı olan şeyi yargı veya müfettişler bazında taşıyabilir. Sizin bu konuda bir yetersizliğiniz var ve bunu inkar edemeyiz. Bu konuda artık bir aşama kaydetmeniz gerekiyor.



A.T: Bu konuda halka şikayet gibi şeyler yapmıyoruz ama gerekli girişimler tabi ki oldu.



M.Ü: Basın yoluyla halkı da bilgilendirmeniz gerekiyordu. İnşallah bundan sonra böyle olur.



A.T: İnşallah bundan sonra böyle olacak.



M.Ü: Halk, Ahmet Türkoğlu, soğuk, Nebi Tepe’nin kapısı açık, herkese çay kahve söylüyor diyorlar. BEN ÇAY KAHVE İÇMEYE BELEDİYEYE GİTMEK İSTEMİYORUM ARKADAŞ, SORUNLARI ÇÖZEMEDİKTEN SONRA ÇAY KAHVE İSTEMİYORUM. Peki, Ahmet Türkoğlu’nun hem kapısı açık olup hem sorunları çözebilecek mi? Tabi kanunlar çerçevesinde.



A.T: Şöyle bir şey var, biz insanların belediyeye gelmesini beklemeyeceğiz. Her ay her mahallede halk toplantısı yapacağız. Her mahallede sorunları analiz eden temsilcilerimiz olacak. Böylece o mahalleye gittiğimizde sorunlarını bilerek görüşlerini alacağız ve çözüm üreteceğiz. Üstelik görüşme imkanımız da olacak. Bir sonraki toplantıda da yapılan, yapılmayan icraatlar masaya yatırılacak.



M.Ü: Yani, AHMET TÜRKOĞLU, HALKIN BELEDİYE BAŞKANI, HERKESİN BELEDİYE BAŞKANI DİYE BURADA TEMİNAT VEREBİLİR MİYİZ?



A.T: TABİ, SİZİN HUZURUNUZDA SÖZ VERİYORUM.



M.Ü: Hayırlısı olsun.



A.T: Teşekkür ederim.


Etiketler:
Bu haber toplam 1357 defa okundu


YAZARLAR