Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Hemofili tedavisinde   umut veren gelişmeler
Okul çağındaki Suriyeli  çocuklar eğitime kazandırılacak
Başkan Albayrak: “Köy enstitüleri Türkiye’nin aydınlık yüzüdür”
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan:

Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan:
“Ülkemiz her yönüyle güçleniyor”
06.08.2014 / 21:40


Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Şimdi, bakın şu son 12 yıllık iktidarımız dönemini masaya yatırdığımız zaman, hamdolsun ülkemiz her yönüyle güçleniyor. Güçlenirken silahlı kuvvetler de güçleniyor" dedi.Erdoğan, Kanal 24'te katıldığı "Cumhurbaşkanı Seçimi Özel" adlı canlı yayın programında, gündeme ilişkin soruları yanıtladı."Paralel yapıyla mücadelede zaten açık bir pozisyonunuz var. Gittikçe görüyorsunuz, gittikçe şaşırıyor musunuz, yoksa şifrelerini çözdünüz mü artık” sorusuna karşılık Erdoğan, şifreleri tamamen çözdüklerini söyleyemeyeceklerini, çözmeye başladıklarını ve bundan sonrasının daha da kolaylaşacağını söyledi. Erdoğan, şöyle konuştu:"Peki onlar rahat duracaklar mı? Tabi durmuyorlar. Onlar şu anda inanıyorum ki inşallah son çırpınışlarını yapıyor. Milletim, Tayyip Erdoğan'a cumhurbaşkanlığı görevini verirse şunu bilmelerini isterim ki, bu can bu tende oldukça ulusal güvenliğimizi tehdit eden bu paralel yapı ve benzer unsurlarla mücadele etmeye kesinlikle sonuna kadar devam edeceğim. Çünkü şu son iki, üç senede olanları gördükten sonra benim milletim buna layık değil. Milletimin bu bedeli de asla ödememesi gerekir. Mesela bunlardan çok önemli bir tanesi, iki de bir Bahçeli konuşuyor ya, Türkmeneli, Türkmenler falan. İşte biz Türkmenlere insani yardım götürürken Adana'da o Milli İstihbarat Teşkilatı'nın tırlarını çevirenler kimdi? Paralel yargı ve maalesef paralel güvenlik. Yere yatırıp dövdükleri kimdi, Milli İstihbarat Teşkilatı'nda olan asker."Savcının da tırın üstüne çıkıp ne var ne yok onu kontrol ettiğini anlatan Erdoğan, "Milli İstihbarat Teşkilatı'nın aracını arayamazsın, öyle bir yetkin yok" dedi.Erdoğan, "Ne zaman sizin için kırılma oldu? Bu yapının karşınıza bir vesayet gücü olarak çıktığını, 7 Şubat'ta hissettiniz ama" değerlendirmesi üzerine, "Orada hissettik ama böyle bir yapılanmanın başladığını yüzde 58 oyla, referandumun arkasından yapılan atamalarda maalesef hissettim" diye konuştu.



 



"Atamalar yapılırken orada, 'nereye gidiyoruz' diye baktım. Maalesef orada bazı bakanlıktaki arkadaşlarımızın gafleti bize böyle bir bedeli maalesef ödetti" diyen Erdoğan, Yargıtay ve Danıştay'da bunun görüldüğünü anlattı. Erdoğan, "Şu anda da bunun uygulamalarını kendilerinde görüyoruz zaten. Bunlar çok farklı bir yaklaşım içindeler. Bunlarda nankörlük var, ihanet var, ne istersen var ve devleti çalıştırmamak için ellerinden ne gelirse yapıyorlar" dedi.



"KÜRT MESELESİ VE PARALEL YAPI"



"Kürt meselesi ve paralel yapı" ile ilgili bir gelecek tahmini olup olmadığı sorulan Erdoğan, bunlarla ilgili bir tarih açıklamanın doğru olmayacağını söyledi.Erdoğan, Kürt vatandaşların sorunlarıyla ilgili 2005'te Diyarbakır'da yaptığı açıklamadan sonra buna yönelik "Milli birlik ve kardeşlik projesi"ni açıkladıklarını ve sonrasında çözüm süreciyle ilgili adımlar attıklarını anlattı.Konuyu "akil insanlarla" farklı bir noktaya da getirdiklerini dile getiren Erdoğan, çözüm sürecine yönelik parlamentoda bir yasal düzenleme yaptıklarını bildirdi. Erdoğan, "Çözüm süreci yasal zemini olarak halkımıza hizmet vermeye başladı" değerlendirmesinde bulundu.Güneydoğu ve Doğu Anadolu'nun çözüm sürecini benimsediğini vurgulayan Erdoğan, gittikleri yerlerde herkesin kendilerine dua ettiğini kaydetti.Güneydoğu ve Doğu Anadolu'daki vatandaşların "güvenliği, huzurlu yaşam ortamı, özgürlükler noktasında yasanın getirileri, silahsızlanma, insanların köylerine, evlerine dönmesi, sosyal noktada hazırlanacak imkanların sağlanması" gibi hedefler olduğunu belirten Erdoğan, kamu görevlilerinin de çözüm sürecine yönelik verdikleri mücadelede idari, cezai, hukuki yaptırım olmaması gerektiğini de bildirdi. Erdoğan, "Çünkü onlar bundan ürktükçe, korktukça onlar da bu alanda gerekli olan adımları atamıyorlardı" diye konuştu.Bunun kamu görevlilerini rahatlattığını, daha rahat adım atabilir hale getirdiğini ifade eden Erdoğan, paralel yapıyla mücadelede de kendini tam manasıyla bu işe vakfedemeyenler bulunduğunu dile getirdi."7 Şubat olayı çok çok manidardır" ifadesini kullanan Erdoğan, devletin en hassas noktasının köreltilmeye, örselenmeye çalışıldığını anlattı. Erdoğan, o zaman tepkilerini ortaya koyduklarını belirterek, istihbarat teşkilatının yeri geldiğinde Oslo'da, yeri geldiğinde İmralı'da görüşmeler yaptığını bildirdi.Erdoğan, şunları söyledi:"İstihbarat teşkilatının başında olan insanlar veya mensuplarının zaten görevi budur. Dünyanın her yerinde bu böyledir. Yani sen bunu bir yargı mensubu olarak bilmiyorsan yazıklar olsun. Biliyorsan o zaman da demek ki burada bir kasıt var. Bu kasıtla bunu yapıyorsun. Onlara bu tür görevi veren bir başbakan eğer onlara sahip çıkmazsa, mesai arkadaşlarına sahip çıkmazsa o zaman bu da makama ihanettir. Aldığınız sorumluluğa ihanettir. Biz buna tabii ki evet diyemezdik, demedik. Şimdi bakın her şey yavaş yavaş çözülmeye başladı."O gün yaşananlardan anlatabileceği bir şey olup olmadığı sorulan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:"Ben açıkça müsteşarıma dedim, sen dedim 'Bir defa makamdan çıkmayacaksın. Orada kal. Orada kalacaksın, çıkmayacaksın. Diğer arkadaşları da misafir edeceksin, onlar da çıkmayacaklar'. Diğer birimlere de gerekli talimatları aynı şekilde verdik. 'Böyle bir şeye alet olamazsınız, aracı olamazsınız'. Sağ olsunlar onlar da aracı olmadılar. Onlar da dik durdular, sağlam durdular ve oyun öyle bozuldu. Yoksa, Allah muhafaza, darbenin başlangıç adımı belki de orasıydı. Böyle bir şeye müsaade etmek bir defa kendimizi inkar olurdu. Allah'ın bir lütfu oldu bize."



"ASKERİ VESAYET"



Siyasi hayatının vesayetle mücadeleyle geçtiği belirtilerek, "Tayyip Erdoğan olarak geriye baktığınızda '2014 senesinde, askeri vesayetten kurtulduk' diyebiliyor musunuz?" sorusu üzerine Erdoğan, "Askeri vesayetle ilgili olarak, bu anlatılan veya anlaşılan böyle bir dönem artık ben büyük ölçüde yok diyorum" değerlendirmesinde bulundu. "Ama şunu bilmek gerekir. Vesayet bağıra bağıra gelmez. Vesayet adeta bir sır zinciridir. O sır zinciri içerisinde tahakkuk eder. Ondan sonra da sizi o zincirle bağlar" diyen Erdoğan, çok dikkatli olup rehavete kapılamayacaklarını dile getirdi. Erdoğan, şunları söyledi: "Hatırlayın 27 Nisan, 28 Nisan olaylarını. Orada askerin yapmış olduğu bir açıklama vardı. Bu açıklamayla ilgili çok farklı şeyler söylendi ama biz arkadaşlarımızla o gece istişarelerimizi yaptık ve ertesi gün de Hükümet Sözcüsü arkadaşımız Cemil Bey'e sen dedik 'bu metni okuyacaksın'. Hükümet sözcümüz de ertesi gün o metni okudu. O, işte kırılma noktasıdır. Eğer o yapılmamış olsaydı bu günlere belki de çok daha farklı gelinirdi. Orada biz 'ey millet, sen bizi buraya gönderdin, bak biz de senin iradene şu anda yaptığımız bu açıklamayla sahip çıkıyoruz. Vekaletine sahip çıkıyoruz. Sen bize bu vekaleti verdin. Biz de buna sahip çıkıyoruz'. Çünkü bu ülkenin yöneticisi demokratik parlamenter sistem içresinde hükümettir. Bu devleti hükümet yönetir. Bu adımı biz bu kararlılık içerisinde attık. Bu asker bizim askerimiz, polis bizim polisimiz. Bunlar kalkıp da hükümeti değiştirme yetkisine, hakkına sahip değiller ki. İstikamet verme hakkına da sahip değiller. Bütün bunların istikametini verecek olan nedir, hükümettir. Bunları görevden alacak olan kimdir, millettir. Bu daha önce 5 seneydi, daha sonra 4 seneye indi. Süresi gelir indirir. Erken seçim yapılacaksa erken seçimle indirilir. Ama buna herhangi bir kurum, kuruluş giremez. Girdiği andan itibaren o ülke zaten çöküşe gider. Nitekim geçmişte bunları çok yaşadık. 10 yılda bir darbeler, darbeler, darbeler. Bu darbelerin hiçbirisi bize kazandırmadı. Hep kaybettirdi. Şimdi, bakın şu son 12 yıllık iktidarımız dönemini masaya yatırdığımız zaman, hamdolsun ülkemiz her yönüyle güçleniyor. Güçlenirken silahlı kuvvetler de güçleniyor. Yani, iktidarımız döneminde silahlı kuvvetlerin modernizasyonu noktasında atılan adımları hiçbir dönemde hiçbir iktidar atamadı. Bu nasıl oldu? Biz biliyoruz ki silahlı kuvvetler de bizim için gerekli olan bir unsurdur."


Etiketler:
Bu haber toplam 1047 defa okundu


YAZARLAR