Trakya Demokrat Gazetesi - Resmi olmayan sonuçlara göre Türkiye'nin 12. Cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan, "Bugün, dünden çok daha iyidir,
Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Bayramda midenizi koruyacak 15 öneri
Bisanthe Photo’da dereceye giren isimler belli oldu
Ptt’den Kurban Bayramı’na Özel Kampanya
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Resmi olmayan sonuçlara göre Türkiye'nin 12. Cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan, "Bugün, dünden çok daha iyidir,

Resmi olmayan sonuçlara göre Türkiye'nin 12. Cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan,
YARINLAR BUGÜNDEN ÇOK DAHA İYİ OLACAK
12.08.2014 / 11:00


Resmi olmayan sonuçlara göre Türkiye'nin 12. Cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan, "Bugün, dünden çok daha iyidir, emin olunuz yarınlar bugünden çok daha iyi olacaktır. Zira bugün Türkiye’nin gücüne güç katılmıştır" dedi.Resmi olmayan sonuçlara göre Türkiye'nin 12. Cumhurbaşkanı seçilen Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bize oy vermeyenler, bizi onaylamayanlar, bizi sevmeyenler bu seçimin mağlubu değildir. Bugün onlar da kazanmıştır. Gönülden ifade ediyorum, 'Bugün yeni bir toplumsal uzlaşma sürecini hep birlikte başlatalım' diyorum, 'Eski tartışmaları eski Türkiye'de bırakalım' diyorum. Gerilimleri, çatışma kültürünü, sanal sorunları eski Türkiye'de bırakalım istiyorum" dedi.  Cumhurbaşkanı seçim sonuçlarını İstanbul'da takip eden ve ardından bu ilden Ankara'ya geçen Başbakan Erdoğan, AK Parti Genel Merkez binası balkonundan vatandaşlara hitap etti. Erdoğan, 12 Eylül 2010'da yüzde 58 oy oranıyla kabul edilen anayasa değişikliği ile 12 Eylül darbesinin izlerinin silindiğini, bugün ise “27 Mayıs 1960 parantezi”nin artık kapandığını vurgulayarak, “27 Mayıs’ın bir vesayet aracı olarak Türkiye’ye dayattığı cumurbaşkanlığı anlayışı artık tedavülden kalkmıştır” dedi.AK Parti’yi 14 ağustos 2001'de kurarken merhum Başbakan Adnan Menderes’in “yeter” ifadesine bir ilave yaparak, “yeter söz de milletin, karar da milletin” dediklerini anımsatan Erdoğan, bugün sözün de kararın da milletin uhdesine geçtiğini, miletin bizzat cumhurbaşkanını seçtiğini kaydetti.Milletin sadece Türkiye Büyük Millet Meclisini değil, hükümeti değil cumhurbaşkanını tayin etme gücünü eline geçirdiğine işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Millet, Türkiye’nin istikametini artık kendisi bizzat belirlemeye başlamıştır. Bugün, dünden çok daha iyidir, emin olunuz yarınlar bugünden çok daha iyi olacaktır. Zira bugün Türkiye’nin gücüne güç katılmıştır. Bugün 2023 hedefleri, 2053 ve 2071 hedefleri artık çok daha yakınımıza gelmiştir.13 yıl önce AK Parti’yi kurduk, Rabbime ne kadar hamd etsek azdır. Bugüne kadar 9 seçime girdik, her birinden zaferle çıktık. Dikkat ediyor musunuz oylarımız hep yükselerek sandıklardan çıktık. Hemen hemen her seçimde bir balkon konuşması yaptım, aziz milletime seslendim. Her bir balkon konuşmamda gönül diliyle konuştum, aziz milletime her bir seslenişimde akıldan ziyade kalbin ve vicdanın kelimeleriyle seslendim. Meydanlarda, mikrofonların önünde, balkonda ne söylediysem 12 yıl boyunca hep söylediğimin arkasında durdum, sözüme vefanın mücaledesini verdim. Bu dokuzuncu konuşmamda da gönlümün, ruhumun, vicdanım hissiyatını sizlere aktarıyorum. Onun için bütün kalbimle ve samimiyetimle söylüyorum ki milletimiz için de, 77 milyonun her bir ferdi için de bu seçimin mağlubu yoktur, milletimiz için de bu seçimin kaybedeni yoktur. Kaybeden vardır, statüko kaybetmiştir. Elbette vesayet bugün en büyük mağlubiyetini yaşamıştır, elbette kirli siyaset ve siyasi güç odakları bugün ibretlik bir ders almıştır.“



"YENİ BİR TOPLUMSAL UZLAŞMA



SÜRECİNİ HEP BİRLİKTE BAŞLATALIM" 



Erdoğan, muhalefet partilerinin bugünden itibaren politikalarını gözden geçirerek, yeni Türkiye ile örtüşen bir muhalefet ve siyaset tarzını inşa etmeleri gerektiğine inandığını dile getirerek, “Ancak bize oy vermeyenler, bizi onaylamayanlar, bizi sevmeyenler bu seçimin mağlubu değildir, bugün onlar da kazanmıştır” ifadelerini kullandı.“Kardeşlerim gönülden ifade ediyorum, bugün yeni bir toplumsal uzlaşma sürecini hep birlikte başlatalım” diyen Erdoğan, şunları kaydetti:



 



“Eski tartışmaları eski Türkiye’de bırakalım istiyorum. Gerilimleri, çatışma kültürünü, sanal sorunları eski Türkiye’de bırakalım istiyorum. Kardeşlerim, biz her adımda kendi iç muhasebemizi yaptık. Kardeşlerim, ‘yeni anayasa’ dedik değil mi? Kardeşlerim 326 milletvekiliyle Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda 3 kişiyle temsil edilmeyi kabul ettik. 3 diğer partinin toplamı 220 milletvekiliydi, onlar ise 9 kişiyle temsil edildi. Biz, neden bunu yaptık? İstedik ki derdimiz bağcıyı dövmek değil üzümü yemekti. Ne yazık ki başarılı olamadık. Neden? Çünkü, uzlaşma olmuyordu. En sonunda Meclis Başkanı açıklamasını yaptı. Burada bir şey vardı; uzlaşma kendi inandıklarını karşıya dayatma değildi. 47 maddede uzlaşıldı, altında imzalar var. Daha sonra 60 madde oldu, uzlaşıldı, altında 4 siyasi partinin imzaları var. ‘Hadi gelin bunu çıkaralım dedik’ yanaşmadılar. Üzüntüm var? Böyle olmaz. Türkiye’de muhalefet siyaha beyaz deme sanatı değildir, beyaza siyah deme sanatı değildir, onun için inanıyorum ki muhalefette kendisini check edecektir.”



GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE’Yİ HEP BİRLİKTE KURALIM



 Resmi olmayan sonuçlara göre Türkiye'nin 12. Cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan, "Birbirimize gönlümüzü açalım, birbirimizle gönül diliyle konuşalım. Farklı bir Türkiye'yi gelin hep birlikte kuralım, güçlü bir Türkiye'yi gelin hep birlikte kuralım" dedi. Resmi olmayan sonuçlara göre Türkiye'nin 12. Cumhurbaşkanı seçilen Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bırakalım aracıları, bırakalım tercümanları, bırakalım fitne ve nifak odaklarını, birbirimizin gözüne bakalım gözüne. Birbirimize gönlümüzü açalım, birbirimizle gönül diliyle konuşalım. Farklı bir Türkiye'yi gelin hep birlikte kuralım, güçlü bir Türkiye'yi gelin hep birlikte kuralım" dedi. Erdoğan, partisinin genel merkezindeki "balkon Konuşması”nda seçim sonuçlarını değerlendirdi. Beyoğlu Gençlik Kolları Başkanlığını yürüttüğü günlerden bugüne kadar başarı ve başarısızlık durumlarında kendi kendini hesaba çektiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti: "Başarısız olduğumuz alanlarda kendimizi sorguya çektik, başarılı olduğumuzda da asla ve asla kibrin tuzağına düşmedik. 40 yıla yaklaşan siyasi mücadelemiz bizim bu anlayışımızın şahididir. Yanlış yaptığımızda hiç gocunmadan yanlışımızı ifade ettik ve üzerine gittik. Değişimden, tekamülden hiçbir zaman çekinmedik. Türkiye'nin gerçekleriyle, milletimizin gerçekleriyle, ortak akıl ve ortak değerlerle örtüşmeyen her meselede kendimizi sorguladık ve değişim mücadelesi verdik." İktidarları döneminde kendilerine yasaklananların başkalarına yapılmaması için azami dikkat ve hassasiyet gösterdiklerini ve hiç kimsenin yaşam tarzına müdahale etmediklerini anlatan Erdoğan, "Hiç kimsenin değerlerini tahkir etmedik, kimliklere, kültürlere, inançlara hor gözle bakmadık. Bize oy verenleri yücelten, bize oy verenlere hizmet götüren, oy vermeyenleri terk eden, tahkir eden bir siyasi anlayışımız hiçbir zaman olmadı. Bunu sadece sözle değil, eylemlerimizle de ortaya koyduk" diye konuştu. Gerek İstanbul'da büyükşehir belediye başkanı olduğu dönemde, gerekse 12 yıllık iktidarı süresince bunu sözleriyle, fiiliyatlarıyla ve samimiyetleriyle ortaya koyduklarını vurgulayan Erdoğan, "Ama muhalefette olduğumuz zaman neler çektiğimizi biz biliriz" dedi. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kardeşlerim, bugün şunu bütün samimiyetimle söylüyorum. Bunu milletimin takdirine bırakıyorum. Bize 'diktatör' diyenler lütfen kendi muhasebelerini yapsınlar, bize 'otoriter' diyenler lütfen kendi muhasebelerini yapsınlar, bizi tek adam olmakla, baskıcı olmakla, mahalle baskısı yapmakla itham edenler lütfen kendilerini samimiyetle sorgulasınlar. Kendilerini eğitimli başkalarını cahil görenler, lütfen vicdan muhasabesini yapsınlar. Siyasi tarihimiz boyunca söylediklerimize baksınlar, özellikle de yetki aldığımız dönemde yaptıklarımıza baksınlar. 12 yıl boyunca Türkiye'ye kazandırdıklarımıza baksınlar, lütfen ellerini vicdanlarına koysunlar ve kararlarını öyle versinler. Biz hepimiz aynı vatan toprakları üzerinde yaşıyoruz. Hepimiz, 77 milyon aynı bayrağın gölgesi altında geleceğe yürüyoruz. Milletimiz bir, bayrağımız bir, vatanımız bir, devletimiz bir. Kardeşlerim, hepimiz aynı ecdadın, aynı kültürün ve aynı medeniyetin, aynı tarihin evlatlarıyız. Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir, yaşam tarzlarımız farklı olabilir. İnançlarımız, mezheplerimiz, değerlerimiz, etnik köken ve dillerimiz farklı olabilir ama biz, hepimiz bu ülkenin evlatlarıyız. Hepimiz, ay yıldızlı bayrağın gölgesi altındayız. Her birimiz bu devletin sahipleriyiz. Müslüman, Hıristiyan, Musevi, Süryani, Ezidi'den önce Türkiyeli vardır. Alevi'den, Sünni'den önce Türkiyeli vardır. Türk, Kürt, Arap, Laz, Gürcü, Boşnak, Çerkez, Roman, Pomak'tan önce, Rum, Ermeni'den önce Türkiyeli vardır."



 



Bugünden itibaren yeni bir toplumsal uzlaşma anlayışıyla, farklılıkları zenginlik olarak görerek ancak, farklılıkları değil ortak değerleri öne çıkararak yeni bir istikbali inşa etmek istediğini dile getiren Erdoğan, bugün herkesin kendisini vicdan muhasebesine tutarak, muhalefetin ve bir kısım medyanın korkutma, kutuplaştırma ve gerilim siyasetini bir kez daha sorgulaması gerektiğinin altını çizdi.



Bu sorgulamanın samimiyetle yapılması halinde, Alevinin de Sünninin de Kürt, Türk, Laz, Çerkez, Gürcü, Abhaz, başörtülü, başı açığın da ne kadar ortak yanı olduğunun daha iyi görüleceğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: "Şu anda ben karşımda başı örtülüyü de görüyorum, başı açık kardeşlerimi de görüyorum işte bunun adı vahdette kesret, yani çoklukta birlik, bunu başarmaya mecburuz. Bunu halletmeye mecburuz. Bayrağımız bir, İstiklal Marşımız bir, dağlarımız, nehirlerimiz bir, türkülerimiz, şarkılarımız, acılarımız, sevinçlerimiz bir. Bizim sadece tarihimiz değil bugünümüz, yarınımız, kaderimiz bir. Bırakalım aracıları, bırakalım tercümanları, bırakalım fitne ve nifak odaklarını, birbirimizin gözüne bakalım gözüne. Birbirimize gönlümüzü açalım, birbirimizle gönül diliyle konuşalım. Farklı bir Türkiye'yi gelin hep birlikte kuralım, güçlü bir Türkiye'yi gelin hep birlikte kuralım." Ortaya çıkan sonuçların uzlaşmanın çatıda değil, parti üst yönetimlerinde değil, tabanda olduğunu ortaya koyduğuna işaret eden Erdoğan, "Tabandaki bu uzlaşmayı gelin beraber güçlendirelim, yaygınlaştıralım. Şu anda bizi izleyen 77 milyon tüm enerjimizi daha güçlü, daha kardeş bir Türkiye için seferber edelim" dedi. İktidara geldikleri 2002 yılı sonunda 230 milyar dolar milli gelirle yola çıktıklarını, şimdi ise 3 kattan fazlasıyla 820 milyar dolara ulaştıklarını hatırlatan Erdoğan, IMF'ye 23,5 milyar dolar borcu devraldıklarının, şu anda ise bu kuruma 5 milyar dolar borç vereceklerinin altını çizdi.


Etiketler:
Bu haber toplam 990 defa okundu


YAZARLAR