Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Gülsin Onay Piyano Günleri muhteşem bir konserle başladı
“Balıkçılığın geleceği yetiştiricilik ve açık denizde”
Vali Mehmet Ceylan’ın 10 Aralık İnsan Hakları Günü Mesajı
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Başbakan Binali Yıldırım,

Başbakan Binali Yıldırım,
“Mevcut sistem Türkiye’nin büyümesine ayak uyduramıyor”
30.03.2017 / 15:44


AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, “İki başlılık bize zaman kaybettiriyor, sorunların çözümleri gecikiyor, kalkınmamız yavaşlıyor, kazanımlarımız maalesef bir bir elimizden gidiyor. Mevcut sistem Türkiye’nin büyümesine ayak uyduramıyor.” dedi.



Partisinin Edirne mitinginde Yıldırım, şu andaki parlamenter sistemin zaman zaman problem ürettiğini, 90’lı, 70’li yıllarda ülkenin birçok şey yaşadığını belirterek, “28 Şubat’ı yaşadı, krizleri yaşadı. Rahmetli Ecevit ile Ahmet Necdet Sezer’in anayasa kitabını fırlatmasından memleket krize girdi. Milyarları kaybetti. 11 sene o krizin borçlarını ödedik.” dedi.



Bu borçlar olmasaydı, ülkeye daha çok hizmet edilebileceğini, daha kalkınmış bir Türkiye olacağını anlatan AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, şunları söyledi:



“Şimdi getirdiğimiz bu 18 maddelik değişimle biz hükümet sistemini Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olarak değiştiriyoruz. Fark ne? Mevcut sistemde başbakan güçlü. Cumhurbaşkanı da güçlü. Normalde parlamenter sistemde başbakanlar güçlü olur, cumhurbaşkanları temsili olur. Ama bizde maalesef 2007’de cumhurbaşkanı seçimi yapılırken, ana muhalefet partisi CHP karşı çıktığı için yapılamadı. Ne oldu? Halka gittik, halk oylaması yaptık. Millet dedi ki ‘Cumhurbaşkanını artık Meclis seçmesin, ben seçeyim.’ O günden sonra artık parlamenter sistem de değişti. Normal parlamenter sistem yok. Halkın oylarıyla seçilmiş cumhurbaşkanı, yine milletin oylarıyla seçilmiş bir hükümet, başbakan. Yani iki başlılık var.  Bu iki başlılık sorun oluyor. Bunu niye yapıyoruz? Çünkü bu iki başlılık bize zaman kaybettiriyor, sorunların çözümü gecikiyor, kalkınmamız yavaşlıyor, kazanımlarımız maalesef bir bir elimizden gidiyor. Dolayısıyla mevcut sistem Türkiye’nin büyümesine ayak uyduramıyor.




Ekonominin büyümesine ayak uyduramıyor. Ülkenin vaktinin, enerjisinin maalesef boşa harcanmasına sebep oluyor." Bunun örneklerinin geçmişe doğru gidilirse çok fazla görüleceğini vurgulayan Yıldırım, "Eğer bir parti tek başına iktidara gelecek güce erişmezse, bir türlü hükümet kurulamıyor. Görüşmeler, görüşmeler, görüşmeler hükümet kurulamıyor. Memleketin işleri yarım kalıyor. Zaman kaybediyoruz." dedi.


Yıldırım, 7 Haziran seçimlerinin unutulmaması gerektiğine işaret ederek, bu seçimde hiçbir partinin iş başına gelemediğini, hükümet kurulamadığını ve tekrar 5 buçuk ay sonra seçime gitmeye mecbur kaldıklarını söyledi. 


Başbakan Binali Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Bu arada da HDP, bölücü parti de gerçek yüzünü ortaya çıkardı. Öyle değil mi? Terörün arkasına sığınarak Ceylanpınar'da iki genç polisimizi uykusunda şehit ettiler. Onun için hükümetler kurulsa bile, çok parçalı, çok parti var aralarında anlaşamıyorlar. Bakanları paylaşamıyorlar. İşler bir tarafta kalıyor maalesef zaman geçiyor. Örnek mi istiyorsunuz? Bakın, İngiltere'de 1950'den bu yana 67 yılda sadece 15 hükümet kurulmuş. Almanya'da yine 1950'den bugüne sadece 24 hükümet kurulmuş. Amerika'da 17 hükümet kurulmuş. Fransa'da 11 tane cumhurbaşkanı gelmiş 50'den bu tarafa. Peki Türkiye'de ne olmuş? Aynı süre, 67 yılda 48 tane hükümet kurulmuş. Birinde 15, birinde 48, üç katından fazla. Yazık değil mi bu millete? Durmadan seçime gidecek, durmadan para harcayacağız. Her bir hükümetin ömrü 1,5 yıl bile değil. 1,5 yılda bir hükümet ne yapabilir? Hiçbir şey yapamaz. Yapacağını söyleyeyim, bakanlar tebrikleri kabul eder, bürokratlardan brifing alır, ondan sonra da vedalaşmaya başlar. Allah'a ısmarladık gezileri başlar. İş nerede? İş hak getire, yok."


Başbakan Yıldırım, "Onun için bu değişiklikle artık yapılan şey şu; bu değişiklik 2019 seçimlerinde yürürlüğe girince ne olacak biliyor musunuz? Artık sandıktan mutlaka hükümet çıkacak. Tek başına iktidar çıkacak. Bunun dışında yol yok. Çünkü yüzde 50 artı 1 oy alamazsa seçilemiyor. Dolayısıyla hem tek başına hükümet olacak Cumhurbaşkanlığının kurduğu, aynı zamanda da çok güçlü olacak. Öyle yüzde 30 ile yüzde 34 ile iktidara gelme devri bitiyor. Kuvvetli, en az yüzde 50 ile iş başına geliyor, 5 yıl çalışıyor." değerlendirmesini yaptı.


Bu hükümetin 5 yıl sonra bir kez daha seçilebilme ihtimalinin olduğunu dile getiren Yıldırım, devamla şunları kaydetti:


"Vatandaş seçerse ama üçüncüsü yok. 'Üçüncüsünü istiyorum.' desen de yok. 'Yeter kardeşim değilsin' diyor. Çünkü çocuklar büyüyor diyor ki 'Ya sürekli biz bunları mı iş başında göreceğiz?' Şimdi bugün olduğu gibi. AK Parti iktidara geldiğinde doğan çocuklar bugün 15 yaşında. Ne 90'ları gördüler, ne 28 Şubat'ı bilirler. Ne 12 Eylül'ü bilirler, ne 12 Mart'ı, ne 60'ı bilirler, bildikleri bir şey yok. Zannediyorlar ki eskiden de Türkiye böyleydi. İşte bunun için sizler bilirsiniz ama yeni nesiller bilmez. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde işin sahibi, patronu millet olacak, siz olacaksınız. Böyle 'seçip vekilleri gönderelim ondan sonra ne olursa olsun' yok. Baştan işin adını koyuyorsunuz. 'Cumhurbaşkanını seçtik, iş başına getirdik'. Güven oyunu da yetkiyi de siz vereceksiniz. Artık onlara düşen hizmet etmek."


AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, tek parti iktidarlarında kazanılanların koalisyonlarda yok olduğunu belirterek, "Yazık, günah. Bu ülkenin geleceğini karartmaya kimsenin hakkı yok. Cumhurbaşkanı, başbakan arasında kriz oldu. Bedelini kim ödüyor? Millet ödüyor. Hakkımız var mı millete bedel ödetmeye? Onun için cumhurbaşkanı seçilemedi, ekonomik kriz, siyasi kriz... İşte bu halk oylaması, bütün bu krizleri ortadan kaldırıyor." dedi.


Başbakan Yıldırım, partisinin Edirne mitinginde, güçlü iktidarlar bulunduğu için Amerika Birleşik Devletleri'nde, Çin'de ve Avrupa ülkelerinde güçlü ekonomi olduğunu anlattı.


Bir ülkede güçlü yönetim, istikrar varsa güvenliğin de olacağını, ekonominin de büyüyeceğini dile getiren Yıldırım, "Biz de maalesef tek parti iktidarlarında kazandıklarımız, koalisyonlarda yok oluyor, yerimizde sayıyoruz. Yazık, günah. Bu ülkenin geleceğini karartmaya kimsenin hakkı yok. Cumhurbaşkanı, başbakan arasında kriz oldu. Bedelini kim ödüyor? Millet ödüyor. Hakkımız var mı millete bedel ödetmeye? Onun için cumhurbaşkanı seçilemedi, ekonomik kriz, siyasi kriz... İşte bu halk oylaması, bütün bu krizleri ortadan kaldırıyor." diye konuştu.


Yıldırım, bunların hepsinin sebebinin zayıf hükümetler olduğunu ifade ederek, "Türkiye'yi daha istikrarlı, daha öngörülebilir, daha fazla yatırım yapılır bir ülke konumuna yükseltmek istiyorsak bu değişikliği mutlaka yapmamız gerekiyor." ifadesini kullandı.


Güçlü hükümetler döneminde Türkiye'nin parlak yıllarını yaşadığını, merhum Adnan Menderes döneminde Türkiye'nin alıp başını giderek yüzde 6 büyüme sağladığını anlatan Yıldırım, merhum Turgut Özal döneminde de güçlü tek başına iktidar sayesinde ülkenin sıçrama yaptığını, yine AK Parti ve Recep Tayyip  Erdoğan döneminde aynı sıçramanın yaşandığını kaydetti.


Yıldırım, Türkiye'nin ilklerle tanıştığını, rekorlar kırdığını, büyük projelerin hayata geçirildiğini, 81 ilin birbiriyle buluşturulduğunu, yollar bölünerek hayatların birleştirildiğini, Ardahan, Hakkari, Iğdır, Edirne, Van, Tekirdağ, Kırklareli, Çanakkale, İstanbul ve Edirne'ye çok büyük yatırımlar yapıldığını anlattı.


Trakya'ya yönelik projelerle bölgenin çehresinin değiştiğini, Marmaray, 3. köprü ve Avrasya Tüneli'nin sadece İstanbul'a hizmet etmediğini, aynı zamanda Edirne'nin de ihtiyacını gördüğünü belirten Yıldırım, 3. havalimanın da İstanbul'un değil, Türkiye'nin ve Edirne'nin de ihtiyacını karşılayacağını dile getirdi.


Başbakan Yıldırım, 18 Mart'ta Çanakkale Köprüsü'nün temelinin atıldığını anımsatarak, köprü tamamlanınca Edirne'nin Çanakkale'ye, Balıkesir'e, İzmir'e ve Bursa'ya komşu kapısı olacağını söyledi.


Avrupa'dan gelen trafiğin Ege'ye, Akdeniz'e ve Bursa'ya geçerek İstanbul'a kadar gideceğini anlatan Yıldırım, İzmit Körfezi'ne yapılan Osmangazi Köprüsü ile de hem Çanakkale Boğazı'nı hem de İzmit Körfezi'ni köprülerle birleştirildiğini, tam bir çember yapıldığını kaydetti.


Başbakan Binali Yıldırım, bu yapılanlarla bir günde 5 vilayetin gezilebileceğini vurgulayarak, "İşte hizmet bu. Bunların ikisi tamam, ikisi yapılıyor. Birisi Çanakkale Köprüsü, biri de Edirne'ye hızlı tren. Böylece Selçuklu başkentini Osmanlı başkentine bağlıyoruz, oradan da Ankara'ya Cumhuriyetin başkentine bağlıyoruz." dedi. 


"Bursa'nın evladı, İstanbul'un babasıdır Edirne" diyen Yıldırım, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle bu yapılanların daha da hızlanacağını söyledi.


Yıldırım, bundan 100 yıl önce Edirne'yi düşman işgalinden kurtarmak için harekete geçen Enver Paşa için "Edirne'ye Enver gireceğine, Bulgar girsin" denildiğini belirterek, şöyle devam etti:


"100 yıl önce bunu söyleyenler, şimdi onların bazı uzantıları yine aynı şeyi söylüyor. Ne diyorlar? 'Sandıktan evet çıkmasın da ne olursa olsun, isterse Türkiye batsın. Sandıktan evet çıkmasın da ekonomi dibe vursun, ne olursa olsun. Sandıktan evet çıkmasın da terör azarsa azsın. Yeter ki AK Parti'ye yaramasın, Türkiye'ye ne olursa olsun, yeter ki Recep Tayyip Erdoğan kazanmasın, Türkiye'ye ne olursa olsun.' Bu anlayışla biz nereye varacağız. Bu anlayışla bugüne kadar hep mücadele ettik. Bizi seçenlere değil, 80 milyona hizmet ettik. Edirne'de belki de bize verilen oylar, muhalefet partilerine verilenden daha az. Ama şunu demedik; 'Edirne bize az oy veriyor, hizmet götürmeyelim' demedik."


Başbakan Yıldırım, Türkiye Cumhuriyetinin tek bayrak, tek devlet ve tek vatan olduğu için hizmette siyaset olmayacağını ifade ederek, bu anlayışla çalıştıklarını anlattı.


Kimsenin düşüncesine, etnik kökenine, yaşam tarzına bakmadıklarını, dertlerinin ekmeği ve ülkeyi büyütmek olduğunu ifade eden Yıldırım, "Küçük olsun, benim olsun" diyenlere karşı, "Büyük olsun, 80 milyonun olsun" dediklerini dile getirdi. 


Etiketler:
Bu haber toplam 311 defa okundu


YAZARLAR