Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Başkan Yüksel Genç Çiftlerin Nikahını Kıydı
Atatürk ve Gençlik Parkında Renk Cümbüşü Yaşanıyor
Hayırlı Cumalar
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

TEKİRDAĞ’DA HEKİMLER VE SAĞLIK ÇALIŞANLARI HÜKÜMETE SESLENDİ:

TEKİRDAĞ’DA HEKİMLER VE SAĞLIK ÇALIŞANLARI HÜKÜMETE SESLENDİ:
Sağlıkta Şiddet Yasası Bir an önce çıkarılmalıdır!
04.04.2019 / 13:26


Hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddet haberine bir yenisi daha eklendi. İzmir’in Bornova İlçesi’nde 29 No’lu Yunus Emre Aile Sağlığı Merkezi’nde görevli aile hekimi silahla tehdit edilerek, darpa maruz kaldı. Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğü önünde basın açıklaması yapan Tekirdağ Tabip Odası, İzmir’de yaşanan aile hekime yönelik şiddete tepki gösterdi.  Tekirdağ Tabip Odası Dr. Ebru Atilla “Sağlıkta Şiddete Dur” demek için toplandıklarını belirterek şunları kaydetti: “Gün geçmiyor ki görevi başındaki sağlık çalışanına sağlık hizmetinin sunumu esnasında bir şiddet uygulanmasın.



Daha çok yakın bir zamanda  İstanbul’da bir meslektaşımız hasta olmayan birine yalan beyanla rapor vermek istemediği için yani evrakta sahtecilik yapmadığı için silahla tehdit edildi ve darp edildi.



En son  İzmir’in Bornova İlçesinde 29 No’lu Yunus Emre Aile Sağlığı Merkezinde çalışan aile hekimine şiddet uygulanmış ve aile hekimi yaralanmıştır. Sonrasında gerçekleşen olaylar ise akla hayale gelmeyecek türdendir. Şiddet uygulayan kişi yaklaşık 10 kadar arkadaşını alıp sopalarla Aile Sağlığı Merkezine gelip birçok sağlık çalışanını darp etmiştir. 



‘BU ŞİDDET CAYDIRICI CEZALAR İLE ÖNLENMELİ’



Gerekçesi ne olursa olsun hukuk devletinde hak arama yönteminin şiddet ile olmaması gerekir. Sağlık çalışanlarına karşı uygulanan bu şiddetin caydırıcı cezalar  önlenmesi gerekir.



Merak edenler için yinede olayı anlatayım. ASM ‘ye gelmeyen bir hastanın eşi doktordan eşine bazı ilaçlar yazmasını istemiştir. Doktorda doğal olarak hastayı görmeden ilaç yazamayacağını belirtmiştir. Sonrasında bu kişi 10 kadar arkadaşını da alarak sopalarla İzmir’in göbeğinde ASM’yi basmış ve tabiri caizse terör estirmiştir. Orada birçok çalışanı darp etmiştir. Aile Sağlığı Merkezine zarar vermiştir. 



Evet bu ve bunun gibi durumlarla hemen her gün sözel veya fiziksel şiddete maruz kalıyoruz. Maalesef  öldürülüyoruz. Şifa vermek için evimizden çıkıp işimize giderken acaba bugün başıma kötü bir şey gelir mi endişesi olmadan yapamıyoruz.



Bu saydığım olayların hepsinde bir tarafta işini özveri ile  kanunlara ve kaidelere uygun yapan görevi başında sağlık çalışanları ve meslektaşlarımız, diğer tarafta bunu hiçe sayan kanun tanımaz ve kanunlara aykırı talepte bulunan sözde hastalar var. 



Bu saydığım olayların hepsinde bir tarafta devleti temsil eden sağlık çalışanları diğer tarafta usulsüz talepleri olan kişiler var. 



Bu saydığımız olayların  hepsi  önünde bayrağımızın dalgalandığı ve devletin onayı ile çalıştığımız aile hekimliği birimlerimizde oluyor. Görev yerlerimizde oluyor.    



Evet biz sağlık çalışanları olarak bir yemin ettik. Bu yeminimizde deontoloji var, bu yeminimizde etik var, bu yeminimizde şifa vermek var. Bu yeminimizde “ hasta-hekim arası kutsal ve güvene dayalı muayene var. Önce zarar verme ilkesi  var. Ancak bu yeminde  hastanın her istediğini yapmak yok! Bu yeminde kişinin kendisi gelmeden işlem yapmak yok! Bu yeminde kanunlara aykırı işlemler yok! Bu yeminde yalan beyanla çeşitli raporlar hazırlamak yok! 



Savaşta bile dokunulmazlığı olan sağlık çalışanları görevi başında şiddete maruz kalıyor, sözel şiddete maruz kalıyor, tehdit ediliyor, darp ediliyor ve maalesef öldürülüyor! 



Biz özveri ile çalışan sağlık çalışanları ve onların temsilcileri olarak diyoruz ki: 



Etkin, caydırıcı, ertelemesiz ve uygulanabilir bir sağlıkta şiddet yasası bir an önce çıkarılmalıdır. Yeni yasada sözel şiddet, sosyal medya, görsel ve yazılı basında yapılan yanlı, hedef gösteren, halkı galeyana getiren, asılsız ithamlarda cezai yaptırımlar olmalıdır.



Bu yasa düzenlenene kadar mevcut yasalarda var olan cezalar en üst düzeyde uygulanmalıdır. 



‘SABİM ASIL AMACINA UYGUN OLMALI’



Kanunlara uygun görev yapan meslektaşlarımız korunmalıdır. 184 SABİM (Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi) hattı asıl amacına uygun olmalı şikâyet hattı olmaktan çıkıp sağlıkla ilgili bilgilendirme hattı olmalıdır. 



Bizler yöneticilerimize sesleniyor ve diyoruz ki; 



Çalışanını memnun edemeyen ve koruyamayan hiç bir sistem başarılı olamaz! Güvenli iş ortamında olmayan hiçbir sağlık çalışanı gerektiği ölçüde etkin bir sağlık hizmeti sunamaz. Yapılacak olan her değişiklikte sahada uygulayıcısı olan bizler diyaloğa hazırız. Uygulama esnası her konuda yaşadığımız sorunları ve çözüm önerilerimizi sizlerle paylaşmaya hazırız. 



Biz Halkımızın sağlığını korumak için çalışmaya devam etmek istiyoruz. 



Ancak  bugün tüm Türkiye’de olduğu gibi ; Sağlıkla Şiddetin bir arada olamayacağını, olmaması gerektiğini göstermek için, aile sağlığı merkezlerinden hastalarından ayrılmak zorunda kalan sağlık çalışanları olarak şiddetin karşında dimdik duruyoruz!!  Hep birlikte burada ve illerimizde basın açıklamaları yapıyor ve sessiz kalmayacağımızı haykırıyoruz.



Sağlıkta şiddet önlenene kadar yapılması gereken neyse yapacağımızı taahhüt ediyoruz. Her şey sağlığınız ve sağlığımız için.


Etiketler:
Bu haber toplam 1254 defa okundu


YAZARLAR