Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
24 Haziran’da Oy Kullanmaya Sağlık Engel Değil
MAKİNA MÜHENDİSİ MÜMİN KESKİN:
EDİRNESPOR FİNAL YOLUNDA

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

ARI VE BALA DAİR ATASÖZLERİ DEYİMLER VE MANİLER - 2 -

ARI VE BALA DAİR ATASÖZLERİ DEYİMLER VE MANİLER - 2 -
16.03.2015 / 08:38
MİLLİYET GAZETESİNİN, AÇIKLAMALI TÜRKÇE DEYİMLER VE ATASÖZLERİ PROMOSYONUNDAN SAYIN NECMİYE DÖNMEZ’İN DERLEMELERİ VE AÇIKLAMASI
Arı kovanı gibi işlemek.
(Gidip geleni, girip çıkanı çok olmak)
Arı yuvasına çomak sokmak
(Tehlikeli kişiyi incitip kışkırtarak onun saldırmasına yol açmak)
Arı bal alacağı çiçeği bilir
(Açıkgöz kimseler, nereden çıkar sağlayacaklarını iyi bilirler.)
Arı bey (Ece-Kraliçe) olan kovanı seçer
(Bir toplum, kendisine yol gösterip önderlik edecek kişinin çevresinde toplanır.
Arı gibi eri olanın, dağ kadar yeri olur
(Kocası çok çalışkan olan bir kadının, toplum içinde yeri yüksek olur. Sözü geçer, sevilir sayılır.)
Bal açacağı çiçeği bilmek
(Nereden çıkar sağlayacağını iyi bilmek)
Bal dök yala
(Yerler pırıl pırıl tertemiz)
Bal gibi olur
(Pekala, adam akıllı, gereği gibi, çok iyi)
Bal bal demekle ağız tatlanmaz
(Tatlı sözler, güzel hayaller bir işini gerçekleştirmesine yetmez. Önemli olan, o işle ilgili gerekli atılımda ve girişimde bulunmaktır.)
Bal olan yerde sinekte olur
(Varlıklı, ya da zengin kimselerin çevresinde, onlardan yararlanmak isteyen asalaklarda bulunur.)
Balcının var bal taşı, oduncunun var baltası.
(Her iş, kendine özgü bir araçla yapılır)
Bal tutan parmağını yalar
(Elinde önemli bir değer, zenginlik bulunduran görevli, az çok bu zenginliklerden kendisi de yararlanır.)
Zahmetsiz bal yenmez.
(Uğraşmadan, sıkıntı çekmeden, bolluğa ve refaha kavuşulmaz.)
1- TEKERLEME
Yiğite dilber, kocaya karı
Kovana arı, tavuğa darı
Zengine kese, keseye sarı
Züğürde sabır ne güzel uymuş
BAZI ATASÖZLERİNİN AÇIKLAMALARI VE ANIMSATMALARI
Burnundan sigara içen Reşadiyeli Arıcı’dan ARILARA YAZIN ÖRTÜ, KIŞIN KUYTU
1950’lerin ikinci yarısında, Tokat’ın Reşadiye ilçesinin AĞCAKOLAY köyünde, sigarayı burnundan içen bir arıcı ile tanıştım. Kasabaya çok yakın evine bitişik bahçede, 10 ton su alabilecek kadar havuz gibi büyük bir çukur açmış, buraya 10-15 adet kadar, üstüvani (silindirik) ilkel sepet kovanlarını, bir tahta sehpa üzerine, üst üste 2-3 sıra halinde koyduğunu görüp sorduğumda, arılara yazın örtü (serinlik için), kışın kuytu (soğuk rüzgar vurmaması için) yaptığını, bu ata sözü ile açıklamıştı. Modern arıcılıkta da geçerli bir öneridir bu.
Sigarayı burnundan içmenin nedeni ise, çok öksürerek, boğulacakmış gibi olduğu bir gün, kasaba kahvesinde, “Daha bu sigarayı ağza koyanın...” diye, küfürlü-sinkaflı yemin etmesinden bir gün sonra, 10 yıldır burnundan içmekte olduğunu söylemişti.
Arıları yaz aylarının kavurucu sıcaklığından korumak için, üzerlerine gölgelik yapılır veya ağaç ve binaların az güneş alan yerlerine konulmasını öğütler. Arıların günde 2 saat güneş alan yerlerde kalması yeterlidir.
Kış aylarının sert ve soğuk rüzgârlarından etkilenip üşümemeleri içinde, kuytu yerlere yerleştirilmesi önerilir.
(Devam edecek)
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR