Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Ar-Ge İnovasyon Zirvesi’nde Trakya Projelerine Büyük İlgi
Başkan Albayrak  Çalışmaları İnceledi
Tekirdağ'da Prefeze Zafer Kupası

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

AVRUPA PARLAMENTOSU RAPORUNDA ÖNE ÇIKAN KONULAR-2

19.06.2015 / 11:21
*Uluslararası Saydamlık
Örgütü tarafından 3 Aralık 2014’te
yayımlanan Yolsuzluk Algı Endeksi
Türkiye’de 2014 yılında yolsuzluk
algısının önemli oranda artış
gösterdiğini sergilemektedir. Türkiye
raporda 64. sırada bulunmaktadır.
* Türk Hükümeti ve TBMM’nin
Aralık 2013’de ortaya atılan ve
eski Hükümet yetkililerini de
içeren yolsuzluk iddialarını ele
alma şekli ve ciddi - 3 – yolsuzluk
iddiaları soruşturmalarının takibinin
yapılmamış olması derin üzüntü ile
karşılanmaktadır.
* Bu iddialara yönelik takip
yürüten araştırmacı gazetecilere
karşı açılan davalar endişe
yaratmaktadır.
* Aralık 2013 iddiaları üzerine
saydam ve bağımsız bir soruşturma
yürütülmelidir.
* Türk Ceza Kanunu’nun 314.
Maddesi sadece terör örgütlerine
veya silahlı örgütlere üye olan veya
bu örgütlerin faaliyetlerine destek
sağlayan kişilerin yargılanmasını
sağlayacak şekilde değiştirilmelidir.
* Milli İstihbarat Teşkilatı’nın
(MİT) yetkilerini önemli oranda
artıran 6532 Sayılı Kanun ciddi
endişe yaratmaktadır.
* “Makul şüphe” kavramı dâhil
olmak üzere Türk Ceza Kanunu
üzerinde yapılan değişiklikler endişe
yaratmaktadır. Bu değişiklikler
müzakere sürecinde varılan uzlaşının
aksine AB Komisyonu ile istişare
yürütülmeden gerçekleştirilmiştir.
* Yüksek düzeyde siyasi
kutuplaşma endişe yaratmaktadır.
* Mayıs ve Haziran 2013 Gezi
Parkı olaylarına ilişkin soruşturmalar,
orantısız güç kullanımı ve polis
memurlarının kötü muamelesine
ilişkin suçlamalar hala beklemededir
ve faillerin belirlenmesinde yeterli
ilerleme kaydedilmemiştir.
* Polis memurlarının yetkilerine ve
güç kullanımına ilişkin uluslararası
standartlarla uyum içerisinde net
kurallar benimsenmelidir. Ÿ Polis
memurlarına yönelik suçlamaları
incelemek üzere bağımsız bir
mekanizma oluşturulmalıdır.
* Kolluk kuvvetlerinin yargı
denetimine tabi olması ilkesine
karşı maddeler içeren ve kapsamı
aşırı oranda geniş olan “iç güvenlik
paketi” endişe yaratmaktadır.
* Romanların iş gücü piyasalarına
erişimini iyileştirebilecek genel
ayrımcılıkla mücadeleye yönelik
eylem planları olumludur.
* Türk Hükümeti medya özgürlüğü
konusunu bir öncelik olarak ele
almalı ve uluslararası standartlarla
uyum içerisinde çoğulculuğa olanak
tanıyan uygun bir yasal çerçeve
oluşturulmalıdır.
* İfade özgürlüğüne yönelik
ihlaller Aralık 2013 yolsuzluk iddiaları
sonrasında artmıştır.
* Medya sektöründe mülkiyet
yapısının saydam olması için gerekli
yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
* 23 numaralı yargı ve temel
haklar ve 24 numaralı adalet,
özgürlük ve güvenlik konulu
müzakere başlıklarının açılış kriterleri
Türkiye’ye iletilmelidir.
* Bazı bürokratların ve Hükümet
temsilcilerinin kadının toplumdaki
rolü ile ilgili yaptıkları açıklamalar
endişe vericidir.
* Cem Evlerinin ibadethane
olarak tanınması, Heybeliada
Ruhban Okulu’nun açılması,
“Ekümenlik” unvanının resmi
olarak kullanılabilmesi, Mor Gabriel
Manastırı’na ait mülkün iadesi
ile ilgili yasal engeller ortadan
kaldırılmalıdır.
* Askerlik görevini yapmak
istemeyen kişilerin “vicdani ret”
hakkı yasal olarak tanınmalıdır.
* LGBTI bireylerin hakları
korunmalıdır.
* Ayrımcılık, nefret söylemleri,
ırkçılık, antisemitizmle mücadele için
ayrı bir makam kurulmalıdır. Her tür
ayrımcılığın önlenmesi için kapsamlı
bir yasa kabul edilmelidir.
* Bütün sektörlerde mesleki sağlık
ve güvenlik ile ilgili konular ele
alınmalıdır. Türk makamları işyerinde
ölümcül kazalarla ilgili süreçleri daha
saydam bir tutumla ele almalıdır.
* Örgütlenme hakkı, toplu
sözleşme, kamu ve özel sektör
çalışanlarının grev hakkı AB
müktesebatı ve uluslararası
standartlarla uyumlaştırılmalıdır.
* Yarı zamanlı (part time)
çalışanların çalışma koşulları
hakkında yasal düzenleme
yapılmalıdır.
* Türk hükümeti Akkuyu nükleer
santrali inşa planını durdurmalıdır.
Santralin yapılması öngörülen
bölgenin deprem bölgesi olması
nedeniyle buraya nükleer santral
inşa edilmesi - 4 – hem Türkiye
hem de Ege bölgesi için tehdit
içermektedir.
* Dünya Bankası’nın Gümrük
Birliği hakkındaki raporunda
belirtilen öneriler desteklenmektedir.
* Türkiye ve Rusya arasında
enerji alanındaki yakın işbirliği
endişe sebebidir. AB Türkiye
ile enerji alanında müzakereleri
hızlandırmalıdır. Ÿ Türkiye, toprakları
üzerinden DEAŞ ve diğer radikal
terör gruplarına yabancı savaşçıların
katılımını, para ve ekipman
ulaştırılmasını engellemek için
gerekli önlemleri almalıdır.
* AB, mülteciler için sağlık, eğitim
ve istidama erişim alanlarında
Türk Hükümeti’ne uzun dönemli
yardım programı desteği vermelidir.
Yardımlar ayrıca mülteci dalgalarına
maruz kalan yörelerdeki yerel halkı
da kapsamalıdır.
* Türk Hükümeti Yunanistan hava
sahası ve kıta sahanlığına yönelik
ihlallerine ve Türk askeri uçaklarının
Yunan adaları üzerinden uçuşuna
son vermelidir.
* Türk Hükümeti, AB’nin
28 ülkesi tarafından da kabul
edilmiş olan Birleşmiş Milletler
Deniz Sözleşmesi’ni (UNCLOS)
gecikmeden imzalamalı ve yürürlüğe
koymalıdır.
* Türkiye “Kayıp Şahıslar
Komitesi’nin ilgili arşivlere ve K.
Kıbrıs’taki askeri bölgelere erişimine
izin vermelidir.
* Türkiye ve Ermenistan
diplomatik ilişkilerin geliştirilmesini
hedefleyen protokolün önkoşulsuz
olarak onaylanması ve sınırların
açılması ile ilişkilerde normalleşme
sürecine devam etmelidir.
* Türkiye Ada’daki askerlerini geri
çekmeli, Maraş’ı BM’ye devretmelidir.
G. Kıbrıs yönetimi Maraş Limanını
AB gümrük yetkililerinin gözetiminde
açmalı ve Kıbrıslı Türklerin AB ile
yasal ticaretine izin vermelidir.
İnternet bağlantısı için - AB
Güvenlik ve Dış Politika Yüksek
Temsilcisi ve AB Komisyonu Başkan
Yardımcısı Federica Mogherini
7 Haziran’da gerçekleşen genel
seçimlerin ardından siyasi parti
liderleri ile telefon görüşmesi
gerçekleştiriyor. Mogherini’nin
Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı
Ahmet Davutoğlu, CHP Genel
Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin
Demirtaş ile görüştüğü bildirildi.
Konuya ilişkin basın açıklamasında
Mogherini’nin liderleri seçim
sonuçları için kutlayarak, hükümet
kurulması süreciyle ilgili aşamalar
hakkında bilgi aldığı kaydedildi.
Mogherini’nin ayrıca AB’nin AB –
Türkiye ilişkilerinin güçlendirilmesi
ve kapsamının genişletilmesinin yanı
sıra uluslararası ortamda karşılaşılan
ortak zorlukların ele alınması için
yeni kurulacak hükümetle işbirliği
yürütmeye hazır olduğunu dile
getirdiği belirtildi.
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR