Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
MAKİNA MÜHENDİSİ MÜMİN KESKİN:
EDİRNESPOR FİNAL YOLUNDA
Briç Turnuvası’nda şampiyonlar belli oldu

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

YETKİLİLERE SESLENİYORUM; “SOKAKLARDA ÖLÜM KOL GEZİYOR”

22.06.2015 / 11:05
Şu sıralar başta yaşadığım ilçe
olmak üzere, Tekirdağ’ın tüm
bölgelerinde adeta ölüm riskiyle
iç içe yaşıyoruz. Her ne kadar
şu an için bu risk asgari olsa
da, olası bir kuduz salgınında
onlarca, hatta yüzlerce can kaybı
yaşanması kaçınılmaz.Buna
bir de, tenyalardan bulaşacak
hastalıkları ekleyecek olursak,
özellikle yaz aylarında, sıcağın
etkisiyle bulaşıcılık etkisi
katlanarak tehlike arz edebilir.
Maalesef biz toplum olarak
hastalığa maruz kalınca mücadele
edenlerdeniz. Kuş gribi, Domuz
gribi, Kırım Kongo Kanamalı
hastalık gibi birçok hastalık,
bulaştıktan sonra mücadele
ediyoruz. Konumuza dönecek
olursak;
Trakya genelinde köpek ısırma
vak’alarında % 30-40 oranında
artış var. Peki bunun için ne
yapılıyor?
Yasalar, köpeği al-kısırlaştırrehabilite
et-sokağa at şeklinde
uygulanıyor.
Avrupa’da ise, bu konuda
oluşturulmuş dernekler bırakın
sokak köpeklerini, şahısların
kendi malı olan köpeklerini
dahi, bakımı üreme kontrolünü,
güvenliğini sağlayamadığı
takdirde alıyor. Tüm köpeklerin
analizini çıkarıyor, rehabilite
ediyor,sonra da değerlendirme
ve sahiplenme yoluna gidiyor.
Eğer sahiplenilmeyen ve bakımkontrolü
yapılamayacak köpekler
varsa, uyutuluyor.
Ülkemizde bazı hayvanseverler
dernek ve platformlar nedeniyle
köpek itlafının yapılamaması
sonucunda, ülkemizde mevcut
köpek ırklarının korunması
tehlikeye giriyor. Irk olarak
bozuluyor ve melezin melezi,
kalitesiz bir ırk oluşuyor.
Köpeklerin kısırlaştırılması
yetersiz bir uygulamadır. Bu
aşıların ömrü bir yıldır. Bir
yıl sonra bu köpeği nerede
bulacaksınız? Hadi buldunuz,
kulağında zımbalanan plastikle
aynı köpek olup olmadığını nasıl
bulacaksınız?
KÖPEKLERİN TEHLİKE
KONUSUNA GELECEK
OLURSAK;
-Köpek tenyası denen
parazitler, hayvan dışkılarının
içinde yumurtlayarak çoğalıyor
ve günlük yaşantımızda sayısız
yollarla insana bulaşması
neticesiyle, beyne kadar
intikal ediyor ve kalıcı hasarlar
oluşturuyor.
Bir diğer konu da,
TOKSOPLAZMA adı verilen
uyuz köpeklerde bulunan vücut
parazitleridir. Muratlı’da çok
sayıda uyuz köpek görmeniz
mümkündür. Bu köpekler,
sabahları fabrikaya gitmek için
servis duraklarında bulunan
işçilerin elindeki poğaça-böreksimit
poşetlerine saldırıyorlar.
Kısaca ifade etmek gerekirse,
uyuz köpeklerle insanlar içi içe
yaşıyorlar. Belediye ne yapıyor?
Kulağına bir plastik zımbalayıp
yine aynı yere bırakıyor.
KUDUZ SALGINI RİSKİ,
Her ne kadar dereler
yok olmaya ve mevcut
ağaçlandırmamız da aynı akıbete
uğramaya başlamış olsa dahi,
halen çok sayıda doğamızda
yabani hayvanlarımız mevcut.
Bölgemizde bol miktarda ısırıcı ve
kemirgen hayvan mevcuttur. Fare,
Tavşan, Tilki, Domuz ve Muratlı
Kayalık mevkisinde, derede
halen var mı bilmiyorum ama,
iki yıl öncesine kadar yaşayan
kunduz gibi birçok hayvanın,
kuduz mikrobu taşıma olasılığı
mevcuttur. Yiyecek bulmak
için bu bölgelere giden başta
çoban köpekleri olmak üzere
tüm köpeklerin, buradaki yabani
hayvanlarla teması neticesinde
kuduz mikrobu kapma riski
vardır. (Alllah’tan birinci derece
kuduz mikrobu taşıyan sincap
bölgemizde yok.)
Kuduz hastalığı yüksek
derecede risk teşkil ettiği
için, kedi tırmalasa bile aşı
yapılmaktadır.
Kene de aynı oranda taşıyıcı
görevi görebilir. Her ne kadar
bölgemizdeki keneler Kırım-
Kongo riski taşımasa da, ekolojik
dengelerin değişimi etken olabilir.
Bu nedenle, en kısa zamanda
bölgedeki köpekler toplanmalı,
bir merkezde rehabilite
edilmeli, uyutulmasına karşı
çıkan hayvanseverlere de,
“arkadaş,madem bu köpeklerin
daha iyi şartlarda yaşamasını
istiyorsunuz, alın bu köpeklerin
bakım ve rehabilitasyonunu
yapın.” denmelidir. Bu konuda;
-Valilik
-Çevre ve şehircilik müdürlüğü
-Tarım ve köy işleri müdürlüğü
-Sağlık müdürlüğü
-Halk sağlığı merkezleri bir an
önce bununla ilgili bir çalışma
başlatmalıdır. Sonra korkunç
sonuçlarla karşılaşmamız içten
bile değil. İlimizin ve ilçemizin
kuduz salgınıyla ölüm faciaları
ifadesiyle ülke çapında anılmasını
istemiyoruz.
Muratlı ve Tekirdağ halkının
son sözü; SOKAKLARDA
BİZLERE SALDIRAN, KORKU
SAÇAN SOKAK KÖPEĞİ
İSTEMİYORUZ. SOKAKLARDAN
KÖPEKLERİ ARINDIRIN.
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR