Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Yarıyıl tatilini verimli geçirmenin en iyi 12 yolu
Bir Kültür Varlığımız Daha Tekirdağ’a Kazandırılıyor
İlan ve Reklam Vergisi Ödemelerinde Son Gün 31 Ocak

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

SİYASİ TARİH DERSLERİ

29.07.2015 / 11:28
Vesayetçi düzenin yetiştirdiği kuşaklar,
Demokrasinin adını, vesayetçi düzenin
savunucusu alanında kullandılar hep.
Onlara göre vesayet neye ne kadar izin
Veriyorsa,
Demokrasi o demekti.
2. Dünya Savaşı sonrası, dış güçlerin
Zorlamasıyla,
Çok partili döneme geçildi,
Anlaşmalı partiler kurularak.
Demokrat partiyi kuranlar CHP içinde İnönü
karşıtı kadrolardı.
Celal Bayar heyeti ile,
İnönü son bir görüşme yaparak, DP’nin
hangi kurallar çerçevesi içinde hareket etmesi
konusunda anlaştıktan sonra
Demokrat Parti kuruldu.
1946 seçimlerinde, açık oy, kapalı sayım
sonucu CHP iktidarını 1950’ye kadar
sürdürdü.
1950 yılında yapılan seçimde DP iktidarı
ele geçirdi, yani seçimi kazanarak, hükümeti
kurdu.
DP’nin 416 milletvekiline karşın,
CHP 69 milletvekili çıkarabildi.
DP seçimi kazandı kazanmasınada,
CHP’de edindikleri tek parti otoriter anlayış
1955’ten sonra depreşerek, o günün Türkiye
koşullarına göre bilinen “demokratik” algı,
giderek tek parti refleksine dönüşerek
otoriteleşti.
Ordudaki Kemalist kadrolar 1955’ten
başlayan cuntalaşmalar, CHP ile anlaşarak
fırsat bekler hale geldi.
Bu arada Albay Alpaslan Türkeş,
ABD Genelkurmay Başkanlığınca eğitim
anlaşmasına dayanarak özel olarak çağırıldı.
(1958)
1960 27 Mayıs darbesi sonrası kurulan
“Milli Birlik komitesinde” Alpaslan Türkeş’te
yer aldı. Hatta 27 Mayıs darbesinin duyuru
metninide Türkeş radyodan anons ederek,
duyuran oldu.
Milli Birlik komitesi, cuntalar koalisyonuydu
aynı zamanda. Bu komitede yer alanlar, bir
an önce seçime gidilerek askerin kışlaya
dönmesi isteniyordu. 1961 Anayasası’nın
hayata geçirilmesi ile Türkiye’de yeni bir
dönem başlatıldı.
Bu arada komitede askerin daha uzun
kalarak iktidarı bırakmamasını isteyenler,
komiteden dışlanarak dış ülkelere memur
olarak atandılar. Yani sürgüne gönderildiler.
Bunların arasında Alpaslan Türkeş’te
Hindistan’a gönderildi.
Emekli olan Orgeneral Ragıp Gümüşpala
emekli olunca Adalet Partisini kurdu.
Ragıp Gümüşpala, Adalet Partisini
kurduktan sonra sebebi hala bilinmeyen bir
nedenle öldü,
Ve
Morison Süleyman Demirel partinin başına
“paraşütle indirilerek” genel başkan oldu.
Alpaslan Türkeş’te
Çanakkale’de, sancak tülün sahibi ile
komando kampları kurup,
Ülkücülere dövüş öğretiyordu.
Fethullah Gülen’de komünizmle mücadele
derneğinin birincisini İzmir’de açıp, hemen
Erzurum’a gelerek derneğin şubesini açtı
Ve
Bu yapılanlar sonrası
Ülke gençleri birbirine vuruşturularak,
vesayetçi düzenin kadroları ülke siyasetine
yön verdiler.
Bugüne kadar süren insan ölümlerine
neden olan olayların, önüne geçmek için
2002 yılından bu yana kavga vererek,
Demokratikleşme adımlarını atanlara karşı
duranları iyi tanımamız için bu yazıyı yazdım
eksikte olsa.
Sevgili Okur, sende araştır doğruları öğren,
Senden olanlarada sahip çık…
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR