Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
MAKİNA MÜHENDİSİ MÜMİN KESKİN:
EDİRNESPOR FİNAL YOLUNDA
Briç Turnuvası’nda şampiyonlar belli oldu

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

TÜRKİYE-AB KATILIM SÜRECİNDE SON DURUM-8 AB, BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ ÖN PLANDA TUTUYOR

02.12.2015 / 11:00
Türkiye’nin önümüzdeki yıl
odaklanması gereken noktalar:
Gazetecilere yönelik her
türlü kısıtlamaya karşı adımlar
atılması: gazetecilere yönelik
tüm fiziksel saldırıların ve
tehditlerin soruşturulması, medya
kuruluşlarına yönelik saldırıların
aktif olarak engellenmesi ve
medya ve İnternette ifade
özgürlüğünü kısıtlayan bir ortamın
yaratılmasına yol açan gergin
siyasi iklimin yumuşatılması.
Mahkemelerin Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi içtihadına
yönelik farkındalıklarının
artırılması ve tam olarak
uygulamalarının sağlanması yolu
ile hakaret ve benzer suçlara
ilişkin yasal düzenlemelerin
eleştiri gerçekleştirenlere baskı
aracı olarak kullanılmasının önüne
geçilmesi;
İnternet yasası başta
olmak üzere bu alanda yasal
düzenlemelerin Avrupa
standartlarıyla uyumlu hale
getirilmesi, uygulamada orantılılık
ilkesinin ve yasalar önünde eşitlik
ilkesinin gözetilmesi.
Doğu ve güneydoğudaki durum
· Barış sürecinde sağlanan
ilerlemelerden sonra, PKK
tarafından şiddete geri dönülmesi
ve sonucunda devletin kapsamlı
cevabı ile “barış süreci” durma
noktasına gelmiştir.
· Siviller ve güvenlik güçleri
arasında pek çok sayıda kayıp
verilmiştir.
· “Barış sürecine” acil olarak
geri dönülmesi gerekmektedir.
· Çok sayıda kişinin hayatına
mal olan çatışmaların son bulması
için barış süreci en iyi fırsattır.
· Yeni Hükümet
demokratikleşme ve uzlaşmaya
öncelik vermelidir.
· Aynı zamanda yüksek sayıda
Suriyeli ve Iraklı sığınmacının
bulunduğu doğu ve güneydoğu
bölgelerini etkileyen bölgeler
arası farklılıklar kademeli olarak
ele alınmalıdır.
3. Ekonomik Kriterler
· Ekonomi yönetiminin
geliştirilmesi için 2005 yılında
genişleme kapsamındaki
ülkelerden Ekonomik
Reform Programı hazırlamaları
istenmiştir. Bu programlar AB,
Batı Balkanlar ve Türkiye’nin 2
Mayıs 2015’te mutabık kaldığı
Ekonomik ve Mali Diyalog
toplantısında kabul edilmiştir.
İşleyen pazar ekonomisi
· Türk ekonomisi gelişmiştir
ve işleyen bir piyasa ekonomisi
durumundadır.
· 2014 yılında büyüme orta
derecede gerçekleşmiştir;
geçtiğimiz son üç yılda ortalama
büyüme hızı %3’tür.
· Makroekonomik
dengesizliklerin giderilmesinde
ilerleme kaydedilmemiştir.
· Yüksek cari açık Türk
ekonomisini dış etkilere karşı
zayıf kılmaya devam etmiştir.
· Enflasyon göreceli olarak
yüksek seyretmeye devam etmiş
ve petrol fiyatlarındaki düşüşe
rağmen resmi hedefi yeniden
aşmıştır.
· Makroekonomik
dengesizlikleri azaltmak amacıyla
parasal ve mali politikalar
alanında düzenleme yapılmalıdır.
- 9 -
· Önümüzdeki yıl Türkiye,
kısıtlayıcı mali politikalar da
kullanarak, cari açığın daraltılması
için ulusal tasarrufların artışını
teşvik etmelidir.
· Fiyat istikrarını sağlamak için
para politikaları daha odaklı hale
getirilmelidir.
· Hukukun üstünlüğü
güçlendirilerek, iş kurmak
kolaylaştırılmalı ve piyasada
rekabet artırılmalıdır.
Ekonomi Politikası Gereklilikleri
· Hükümet organları arasında
sorumluluk paylaşımının
bölünmüş olması bütçeleme
ve orta vadeli ekonomi
politikalarının koordinasyonunu
karmaşıklaştırmıştır.
· Merkez Bankası’nın para
politikasını bağımsız yürüttüğü
ile ilgili şüpheler makroekonomik
istikrarın bozulmasına yol
açmıştır.
· 2014’te kişi başına GSYH
AB genelinin %53’üne karşılık
gelmiştir.
· Uzun süredir yüksek devam
eden cari açık son üç yılda
GSYH’nın %6,6’sı olarak G20
ülkeleri arasında en yüksek orana
ulaşmıştır.
· Cari açık Türkiye’de iç
tasarrufun sürekli olarak
azaldığını yansıtmaktadır.
İç tasarruflardan ileri gelen
eksiklik dış kaynak akışı ile
çözümlenmeye çalışılmıştır.
· Geçtiğimiz son birkaç yılda dış
kaynak akışının ancak küçük bir
bölümü doğrudan yabancı yatırım
olarak gelmiştir.
· Kısa süreli sermaye akışlarına
bağımlı olmak Türk ekonomisini
ve Türk Lirasını yatırımcıların ani
güven kaybı olması durumuna
karşı zayıf kılmaktadır. 7
Haziran ve 1 Kasım seçimleri
öncesinde bu durumun örnekleri
gözlenmiştir.
· Dış borçlar Mart 2015 itibarıyla
GSYH’nın %57,5’ine karşılık
gelmektedir.
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR