Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Süleymanpaşa’nın en büyük ve engelsiz parkında sona gelindi
Ar-Ge İnovasyon Zirvesi’nde Trakya Projelerine Büyük İlgi
Başkan Albayrak  Çalışmaları İnceledi

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Organik Gıda Nedir?

15.02.2016 / 10:50
Organik gıdalar, basit olarak,
yetiştirilmesinde ve işlenmesinde,
genetik mühendisliğin, yapay
ve benzeri gübrelerin, böcek
ilaçlarının, yabani ot ve mantar
öldürücü ilaçlarının, büyütme
düzenleyicilerinin, hormonların,
antibiyotiklerin , koruyucuların
, renklendiricilerin, katkı
maddelerinin, kimyasal kaplama
ve parlatıcı maddelerinin ve
kimyasal ambalaj malzemelerinin
kullanılmadığı gıda maddeleridir.
Organik gıdalar, bitkisel ve
hayvansal gıdaları içerir.
Organik gıda ve Tarımının En
temel Avantajları Nelerdir?
En önemlisi, zırai ilaçlardan
arınmış olduğunu biliyoruz. Ayrıca,
bu terim, asgari üç yıl için, bu
ürünlerin hiçbir zirai ilaç veya
kimyasalın kullanılmadığı tarlada
yetiştirildiği gerçeğini de işaret
etmektedir.
Organik gıdalar, hiçbir yapay
koruyucu, renk verici, parlatıcı veya
diğer katkı maddeleri kullanılmadan
işlenmiş ve paketlenmiştir.
Satışa arz edilmiş bir gıda
maddesinin Organik olup
olmadığını nasıl bileceğiz?
Bugün Dünyada pek çok ülke bu
sorunu çözmüş bulunmaktadır.
Yetkili kamu kuruluşu ya da
kamudan yetki almış bir Sivil
Toplum kuruluşu, bu ürünlere
sertifika vererek, tüketicinin
haklarını koruma altına almaktadır.
Bir çiftçinin organik gıda ve
organik tarım sertifikası alabilmesi
için bu yetkili kuruluşun kontrol
ve denetimini kabul etmiş olması
gerekir.
Bu denetimi kabul eden
çiftçi tarlasında hiçbir zirai ilaç,
kimyevi gübre, hormon veya
antibiyotik ve ürünü işlerken veya
paketlerken de hiçbir koruyucu,
parlatıcı, renklendirici ve benzeri
katkı maddesi kullanmayacağını
kabul etmiş olacaktır. Ayrıca
toprağın sağlığını ve verimliliğini
sürdürebilmesi için tektip kültür
tarımı yerine, her yıl uygun bir ürün
çeşidini ekerek ekolojik dengeyi
ve toprağın besin değerlerini
zenginleştirecek çeşitlilik ilkesini
kabul etmiş olacaktır.
Bütün bu kabul edilecek şartların
yerine getirilip getirilmediği sıkı bir
denetim ve kontrolden sonra gerekli
sertifika verilebilecektir.
Bugün dünyanın pek çok
ülkesinde bu sistem sağlıklı bir
şekilde çalıştırılmaktadır.
Türkiye’ye gelince Tarım ve
Köy İşleri Bakanlığı bir çalışma
başlatmış bulunmaktadır.
Ancak, henüz tüketiciye dönük
sertifikalama olayı yaygınlık
kazanmış bulunmamaktadır.
Organik gıdalar, alışılmış
sistemle üretilen gıdalardan niçin
daha pahalı satılmaktadır?
Organik gıdaların, tüketiciler
nezdinde en büyük hendikapı
şüphesiz bu fiyat farkı olmaktadır.
Bunun sebebi, maalesef organik
gıda ve tarımı, tüketiciler tarafından
da, kamu tarafından da gerekli ve
yeterli desteği henüz alamamış
olmasıdır.
Tüketiciler tarafından
alamaması, pazarda yüksek
bir talep oluşturamamasından
kaynaklanmaktadır. Bunun iki
önemli sebebinden söz edebiliriz.
Birincisi bilinçsiz oluşu, ikincisi de
fiyat farkının alım gücüne menfi etki
yapmasıdır. Talep azlığından dolayı
Organik Gıda üreticileri, bu işi
küçük çaplı tarlalarda yapmakta ve
dolayısı ile geniş topraklarda kitle
üretimi yapan üreticilerle maliyet
konusunda boy ölçüşememektedir.
Ancak bugün dünyada
sevindirici bir gelişmedir ki. Gün
be gün zirai ilaç ve kimyasalların,
işleme esnasında kullanılan katkı
maddelerinin insan sağlığında
meydana getirdiği tahribatları
öğrenme ve bilinçlenme hızı büyük
artış göstermektedir.
Kamu yönünden gerekli desteği
alamaması konusuna gelince.
Maalesef devletler bugüne kadar
gelmiş mevcut tarıma pek çok ve
büyük mali yekünler tutan yan
hizmetlerin maliyetini bu tür üretim
yapan çiftçilere yansıtmamaktadır.
Pek çok araştırma, ıslah birimleri,
ürün destekleme fonları vs.
gibi avantajlar, henüz yeni yeni
şekillenen organik gıda üreticilerine
yansıtılamamıştır.
Bu da zaten küçük üretim
hacimlerinde, daha yüksek
maliyetlerle çalışan organik gıda
üretiminde birim fiyatlar henüz
rekabet edecek seviyede olmayı
engellemektedir.
Ancak biz inanıyoruz ki tüketici
kitlenin kısa zamanda mevcut
gıda sisteminin tehlikelerinden
kendisinin ve çoluk çocuğunun
sağlığını korumasının çok
önemli olduğu bilinci süratle hız
kazanacaktır.
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR