Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Hemofili tedavisinde   umut veren gelişmeler
Okul çağındaki Suriyeli  çocuklar eğitime kazandırılacak
Başkan Albayrak: “Köy enstitüleri Türkiye’nin aydınlık yüzüdür”

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

NE AYDINI, KİMİN AYDINI…

16.03.2016 / 11:28
Siyaset dünyamızı 1950’den bu yana
Tanıyan biri olarak
Son 10 yıldır, vesayetçi kadroların
tasfiyesinin yavaş yavaş da olsa devletin
içinden
Dışlanmaya başlaması,
Vesayetçi dönemde ‘adam yerine
konanların ne kadar çapsız olduklarını’
açığa çıkardı.
Vesayetçi sisteme mevki ve
Keselerinden bağlı olanlar,
Yaşadıkları lüks hayatı kaybederiz
endişesiyle, hep saldırgan yazılarla
kendilerini gündemde tutuyorlardı
Ve
Bunlar, ‘ülkenin aydınları olarak’ topluma
takdim ediliyorlardı.
Vesayetçi düzenin
Cunta bağlantılı, darbe yanlısı
kadrolarınca.
Çünkü ordu içinde birçok
Cuntalar vardı.
Bu cuntaların dayandığı tek dayanaksa
‘En Atatürkçülüğü’ paylaşamamaya dayalı
olmalarını ‘sidik yarışı’yla, düzenden, pay
almaya dönüktü.
Bunun örneği 12 Mart darbesi öncesi var
olan 9 Mart cuntasını, 12 Mart cuntasınca
tasfiyesinde yaşandı. Başta İlhan Selçuk,
Uğur Mumcu gibiler içeri alınıp, işkenceden
geçirilmeleri, Doğan Avcıoğlu kadrolarının
ordudan tasfiyesi ile sonuçlanmıştı.
Bu cuntacılık oyunları, ülkeyi
Fakirleştirirken,
Gençleri de birbirine kırdırarak, vesayetçi
düzenin devamı sağlandı.
12 Eylül darbesinde, vesayete yeni
ömür zamanlar kazandırırken, ekonominin
açmazları büyüdükçe, cuntanın paşaları
Özal’a devleti teslim edecek tavizi vermek
zorunda kaldılar. Özal’la başlayan yeniden
yapılanma, Özal’ın ölümü ile durdu. 2002’ye
kadar hükümet olan koalisyonlar, ekonomiyi
batırınca 2002’deki seçimle hükümeti
kuran Ak Parti’nin kadroları tüm zorluklara
karşın başarılı adımlar atarak ekonomide,
sosyal paylaşımcılığı öne çıkaran politikalar
uygulanmaya başlayınca, dünün ‘postalcı
sözde aydınları’, menfaat için Recep Tayyip
Erdoğan’ın etrafını sardılar, yararlanmanın
yollarını aradılar. Erdoğan vesayetçi düzenin
kalıntılarını temizlemeye başlayınca, hepsi
birdenbire Erdoğan düşmanı oldular.
Şimdi bu düşmanlıklarını, vesayetçi
kalıntıları ve paralel yapının bunların cebine
koyduğu para kadar havlıyorlar, ‘Erdoğan
diktatör’ diye. Son Ankara’da yaşanan terör
olaylarında bile terörün, teröristin yanında
durarak, PKK’yle aynı safta olduklarını
gösteriyorlar, eski düzeni geri getirmek
için…
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR