Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Bir Kültür Varlığımız Daha Tekirdağ’a Kazandırılıyor
İlan ve Reklam Vergisi Ödemelerinde Son Gün 31 Ocak
Cıvıl cıvıl bir görüntüye sahip olacak

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

GEZGİNCİ ARICILIK YAPANLARIN DİKKATİNE...

06.06.2016 / 11:23
Sizler bu yazıyı okuduğunuzda
birçoğunuz ikinci yayla baharınızı
yaşıyor olacak ve yaylalarda
olacaksınız. Oysa birçok kez şahit
olduk ki birçok arıcı ikinci bahara
göç ederken henüz evdeki bahar
ancak yarılanmış oluyor.
Büyük bir çoğunluğun gittiği
yerler ise ya çok serin ya da
rüzgarlı ve yağışlı olduğundan
Ege’de yavruyu iyicene açmış
olan koloniler için hastalık
tehlikesi yüksek oluyor.
Genellikle bahar başlangıcını
kaçırmayalım derken arıcımız bu
riski alıyor ve erkenden yaylaya
çıkıyor. Birde uzak diyarlara göç
eden arıcılarımız yoldaki iklim
farklılığını ve maliyet hesaplarını
yapmadan yollara dökülüp
bilinmesi güç bir maceraya
yelken açıyor. Umarım herkes için
hayırlı ve kazançlı olur bu seneki
yayla macerası ve umarım kazalar
yaşanmaz geçen seneki gibi.
Tabi ummak ve dilemek yeterli
olmuyor, hesaplamak ve önlem
almak gerekiyor bunun için beyin
vermiş Allah bize ki düşünüp
doğruları yapalım doğruları
bulalım ve kendi kendimize
zulüm etmeyelim diye. Örneğin
dinlenmiş bir şekilde yola çıkmayı
deneyebiliriz, şoförün dinlenmiş
olup olmadığını kontrol edebiliriz.
Yolda aşırı uykumuz geldiğinde
on beş dakikalık bir şekerlemenin
beyni iki veya üç saat uyanık
tutabileceğini bilmemiz
bizi yaşama bağlayabilir,
kemerleri taktığımızda yaşama
bağlandığımız gibi.
Mesela arıları kamyona
yüklerken iki veya üç adet fazla
adam tutabilir böylelikle yola
çıkacak olanları fazla yormarak
kollayabiliriz. İki veya üç yüz
lira fazla harcamak bazılarının
bir aylık sigara parası ancak bu
parayı harcayarak yol ve arıyı
indirmek için harcayacağımız
gücü saklayarak belki hem
kendimizin hem başkalarının
hayatlarını kurtarmış oluruz.
Her sene aynı acıları ve aynı
tecrübeleri yaşamak zorunda
değiliz, biraz hesap kitap biraz
planlama ile birçok zorluğun
üstesinden gelebiliriz. Birde
hala arısını sigortalamayanlar
var lütfen artık sigortaya ödenen
ücretleri fuzuli görmekten
vazgeçelim ve eşeğimizi sağlam
kazığa bağlayalım. Hala arısını
dere yataklarına koyanlar var,
sebep ne olursa olsun isterse
ağustos ayı olsun ve dışarıda çöl
sıcağı hüküm sürsün hiç önemli
değil bazen yaz aylarında dahi
ani ve sel olabilecek yağmurların
yağabileceğini bilmemiz gerekir.
Birde acele ile adam boyundaki
otun içine arı indirenler var ve
sonra işim çıktı deyip oradan
ayrılanlar bir bakıyorlar ki arısı
yanmış. Basit gibi gözüken bu
konular yüzünden her yıl binlerce
kovan arı ve onlarca insan hayatı
sönüp gidiyor artık bilinenleri
tekrarlamasak da herkes rahat
etse nasıl olur.
Umarım bu sene hiçbir kovan
telef olmaz ve hiç kimsenin
burnu dahi kanamaz, hayırlı
ve bol kazançlı bir yıl olur.
Hastalıklarla mücadele eden
arkadaşlara da bir ufak not
düşmeden edemeyeceğim.
Binlerce kez söylendi ve yazıldı
ama tekrar konuyu açmakta bir
sakınca görmüyorum. Arılar
hastalandığında antibiyotik
vermenin çare olmadığı bilimsel
olarak kanıtlanmışken buna
hala ısrarla devam eden büyük
bir çoğunluk var üstelik bunu
bildikleri halde bu alışkanlıktan
vazgeçemiyorlar. Tamam,
madem bu alışkanlıktan
vazgeçemiyorsunuz öyleyse
o kovanları işaretlendirip hiç
olmazsa sağıma sokmayın çünkü
sizin yüzünüzden ve sizin gibi
hala merdiven altı ilaç kullananlar
yüzünden memlekette bal ihracatı
yapılamaz hale gelindi. Dünyanın
yüzde seksenine yakın sahip
olduğumuz güzelim çam balını
dünyaya markalayıp satamıyoruz,
oysa bu değer bir başka Avrupa
ülkesinin elinde olmuş olsa idi
bu neredeyse bir altın değerinde
pazarlanırdı emin olun.
Bilinenleri tekrar tekrar yapıp
kendimizi sevdiklerimiz ve
değerlerimizi üzmeyeceğimiz
günler diliyorum. Hoşçakalın.
(Arıcılık Gazetesi’nde)
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR