Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar,
Süleymanpaşa Belediyesi etiket denetimlerine devam ediyor
GÖZ TORBASI DEYİP GEÇMEYİN!

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

SARIGÜL BU YAKINLARDA AMERİKA’YA GİTTİ Mİ?

SARIGÜL BU YAKINLARDA AMERİKA’YA GİTTİ Mİ?
26.06.2013 / 09:01


Ben asla tesadüflere inanmam. Her tesadüfün arkasında bir program ve ince hesap vardır. Şöyle sizinle basın yayın organları ile geçmişte sörf yapalım:



Basın yazıyor, görsel medya söylüyor,



"Mustafa Sarıgül Amerikaya gitti"



Birkaç gün sonra Mustafa Sarıgül, Deniz Baykal’ın karşısına rakip olarak çıktı



"Mustafa Sarıgül Amerikaya gitti"



Bir süre sonra Mustafa Sarıgül CHP’DEN istifa etti.



"Mustafa Sarıgül Amerikaya gitti"



Ardından DSP’YE geçti



"Mustafa Sarıgül Amerikaya gitti"



DSP’DEN ayrıldı, kendisi parti kurdu.



"Mustafa Sarıgül Amerikaya gitti"



Ne tesadüftür ki, aynı zamanda basın yayın organları Kemal Kılıçdaroğlu’nun da Amerika’ya gittiğini yazdı.(Aynı gün, bir saat arayla kalkan uçaklarla)



Tam o esnada Deniz Baykal’ın kaset olayı çıktı, Kemal Kılıçdaroğlu Genel başkanlığa aday olup kazandı, Mustafa Sarıgül partiyi feshetti. Kemal Kılıçdaroğlu’na destek verdi.



Yakın zamanda da Mustafa Sarıgül, tüm Türkiye’de parti teşkilatlarını kurmuşken, kendisinin çok yakın ekibindeki bir tanıdığım, Sarıgül’ün eğer İstanbul büyükşehir belediye başkanlığı adaylığı onaylanırsa, CHP’YE KATILACAĞINI SÖYLÜYORDU.



Kemal Kılıçdaroğlu da Sarıgül’ün bu talebini onayladığını basında deklare etti. Acaba bu sıralar Amerika’ya gittiler mi?



Sarıgül cephesinden bakacak olursak; Ben Sarıgül’ü sever, takdir ederdim. Ama bu dönemden sonra, siyasi etik olarak beğenmiyorum. Eğer CHP’LİYSEN, ŞARTSIZ GELİRSİN. İstanbul olursa gelirim ne demek?



Hem kendisine güvenen yüzlerce kişiyi yüzüstü bırakıp tek başına bir yol çizmek doğru mu? Kendisine inanan, onunla bir yola çıkan o kadar insana karşı yanlış yapıldığını düşünüyorum.



Kılıçdaroğlu cephesinden bakacak olursak; Gürsel Tekin, kongre sonrası Kılıçdaroğlu’nu hiç yalnız bırakmadı. Her şeye rağmen, her türlü krizde, genel başkanının tarafındaydı. İstanbul Büyükşehir belediye başkanlığı için öncelikli aday olarak tüm partililer tarafından bekleniyordu. Buna rağmen, Kılıçdaroğlu, kimsenin fikrini alıp almadığını bilmiyoruz ama, Sarıgül’ün teklifini kabul ederek Gürsel Tekin ve avanesini küstürdü. Bu karar parti içinde büyük sıkıntılar yaratır mı bilinmez ama etik olarak yanlıştı.



HA! SAHİ, UNUTTUM.BU SIRALAR BİRİLERİ AMERİKA’YA GİTTİ Mİ?

Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR