Trakya Demokrat Gazetesi - KENDİMİZİ NE KADAR TANIYORUZ...
Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Bayramda midenizi koruyacak 15 öneri
Bisanthe Photo’da dereceye giren isimler belli oldu
Ptt’den Kurban Bayramı’na Özel Kampanya

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

KENDİMİZİ NE KADAR TANIYORUZ...

KENDİMİZİ NE KADAR TANIYORUZ...
02.07.2013 / 09:07


Türkiye "yönetilmesi güç bir ülke"



Bu güçsüzlük nereden kaynaklanıyor.



Öncelikle, insanlık tarihi boyunca, insanların, imparatorlukların, gidiş- geliş güzergâhı Trakya-Anadolu. Bu gidiş gelişlere bir şeyler kalmış bu topraklarda, etnik olarak, inanç olarak, yaşam olarak, davranış olarak.



Osmanlı bu karmaşık insan yapısının olduğu topraklarda söz sahibi olarak 600 yıl hükümdarlığını bu karmaşık yapıyı inkar etmeden keskin ayırım yapmadan, dönüşüme zorlamadan akıllıca sürdürdü.



Sanayileşmenin getirdiği toplumsal ayrışma, önce yapılan iş alanında başladı, daha sonra, imparatorluklar içinde yer alan ATNİK yapılar gıdıklanarak ulus devlet yapılanmasına dönük ayaklanmalar oluşturularak, sanayileşmenin üretim artışından kaynaklanan mal fazlalıklarının pazarlarının yaratılması doğrultusunda ulus devlet yapılanmaları oluşturuldu.



Pazar paylaşım savaşlarının ilki olan, 1. Dünya savaşı bir suikast bahane edilerek başlatıldı ve imparatorluklar içindeki etnik gruplar ayrıştırılıp, Avrupa’da da yeni devletler oluşturulurken,



Osmanlı İmparatorluğu topraklarından 16 yeni devlet oluşturuldu.



Trakya ve Anadolu dışındaki Ortadoğu ve Kuzey Afrika topraklarında yapay ayrılıklar yaratılarak, İngilizlere, Fransızlara, birazda İtalyanlara bağlı krallıklar oluşturuldu



Bu krallıkların hemen hemen



Tamamı



Arap etnik grubuna dahildir.



Trakya ve Anadolu da ise 36 etnik yapı ve 12 ayrı inanışa bağlı insanların yaşadığı topraklardır.



Cumhuriyet kuruluş aşamasında, Müttefik güçlerin istemi doğrultusunda ve antlaşmalara bağlı olarak yapılandı. Ancak 1. Meclisin ilgası ve 2. Meclisin yeniden yapılandırmaları sonucunda, Trakya ve Anadolu’nun çok etnik yapılanması ‘’Tek’’ etnik yapıya dönüştürülmesi ve inanç dünyası olarak ağırlıklı İslam inancı da "Tek mezhebe" dönük yapılandırılarak "Devlet Himayesine" alınması sonucunda, o günden günümüze kadar uzanan toplumsal gerginliklerin de temelini oluştu. Oluşmaya da devam ediyor. Şimdi bazı çok bilmiş salaklar bunları niye yazdığımı anlamayacaklardır. İşte bu anlamazlarımız, siyasi partilerde "Konuşlanınca" Parti genel başkanlarının ağzına bakıp, sözler tekrar edilince, hem genel başkanlarının otoritesi kalıcılığa dönüştürülüyor, hem de partilerini bir türlü demokratikleştiremiyorlar.



Partilerde demokratik ortam yaratılmadığı içinde, parti içinde hiçbir konuda tartışma olmuyor, tartışma olmayınca da, ne partilerde, ne de ülkede demokratik adımlar atılamıyor. Demokrasimiz güçlenemiyor.



Demokrasi güçlenmeyince de,



Birileri



Taksim Gezi parkındaki ağaçları bahane edip



Ortalığı yakıp yıkıyor,



SİLİVRİ’de yatanlara benzer dışardakilerden darbe yapması bekleniyor...

Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR