Trakya Demokrat Gazetesi - KOVANI AÇMADAN, İÇERİDE OLUP BİTENLER NASIL ANLAŞILIR?
Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Bayramda midenizi koruyacak 15 öneri
Bisanthe Photo’da dereceye giren isimler belli oldu
Ptt’den Kurban Bayramı’na Özel Kampanya

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

KOVANI AÇMADAN, İÇERİDE OLUP BİTENLER NASIL ANLAŞILIR?

KOVANI AÇMADAN, İÇERİDE OLUP BİTENLER NASIL ANLAŞILIR?
09.06.2017 / 11:58
Kovanları sık sık açarak arıları rahatsız etmek, arıların hırçınlaşmasına, yağmacılığa, serin havalarda yavruların üşümesine sebep olcağı gibi, telaşlanan arıların bal yemesi sebebiyle israfa ve arıcının da lüzumsuz yere yorulmasına sebep olur.
Fakat hemen şurasını kaydedelim ki: Yeni arıcılığa başlayanlar ticari gayeden ziyade, arıcılık konusundaki bilgi ve görüşlerini arttırmak, merak ve tecessüslerini tatmin etmek istediklerinden, bunların kovanlarını hergün bir veya birkaç defa açmalarında da önemli bir mahzur yoktur. Hatta fayda vardır.
Ama arıcılığı öğrendikten sonra, ilkbahar, yaz ve güz bakımları ile, çoğalan arı ailelerine boş petekler ilâve etmek, bal almak, çerçeve mübadelesinde bulunmak, sun’î oğul almak gibi durumlar dışında kovanları açmak, hem arıları izaç, hem arıcının lüzumsuz enerji sarfını mucip olacağı gibi, insanı karasevda yapıp gündüz işini, gece uykusunu dahi kaybettirir.
Kovanları açmadan, dışarıdan bakmak suretiyle içerde olup bitenleri anlamak için kovanın yanına çökülür, uçma deliğinden girip çıkan arılar, önündeki varsa pislik ve kalıntılar tetkik edilir.
1) Kovan kapısı önünde erkek arı ölülerinden görünmesi, o kovanda oğul arzusunun söndüğüne, bölgede nektar ve polen kaynaklarının azaldığına işaret olup, mümkünse arılar yerlerinden kaldırılarak en az 5 km. uzaklıktaki bol çiçekli yaylalara veya bol bal veren kültür bitkilerin ekildiği arazilere nakledilir.
2) Arıların yaz aylarında, yüzleri kovan kapısına dönük olarak uçma tahtası üzerinde devamlı kanat sallamaları ve bu işin akşam geç vakitlere kadar devam etmesi, arıların o günlerde bol bol bal özü getirdiklerine işaret olup bu vantilasyonla nektarın suyunu uçurmakta ve içerisini havalandırmaktadırlar.
3) Yazın geceleri kovanlara kulak verildiğinde veya daha arılığa yaklaşıldığında kulağa inleşir gibi bir sesin gelmesi bal toplama mevsiminin bütün hızı ile devam ettiğine delildir.
Ünlü halk şairi Âşık Veysel’in söylediği şu son dörtlük de bunu ispatlamıyor mu?
Sen petek misali, Veysel de arı
İnleşir beraber yapardık balı
Ben bir insanoğlu, sen bir dut dalı
Ben babamı sen ustanı unutma...
4) Yaz aylarında arıların uçma deliği arkasını prepoli ile kapatmaya çalışmaları, gecelerin serin geçip kovan kapısının lüzumundan fazla açıldığına işarettir.
5) Oğul mevsiminde kovanlara kulak verildiğinde içerden fasılalarla kva kva diye derinden pek bariz olarak gelen ses o kovanın hemen bir kaç gün içinde oğul vereceğine işarettir.
6) Kovan önünde görülen hırçın ve telâşlı uçuşmalar, kavga, işçi arı ölüleri bir yağmacılık başladığına delildir.
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR