Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Bahar depresyonu iş performansını düşürüyor
Atatürk heykeli açılışı gerçekleştirildi
TEKİRDAĞ TSO Yönetim Kurulu’ndan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’na Tam Destek!

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

ARI SÜTÜNÜN TEDAVİ EDİCİ HASSALARI

ARI SÜTÜNÜN TEDAVİ EDİCİ HASSALARI
28.07.2017 / 11:51
Arı sütünün terkibindeki unsurları tek tek tetkik edersek bunların her birinin, tıbbi kitaplarda bazı hastalıkların tedavisinde tek başına ve bazen birkaçının bir araya gelerek kullanıldığını görürüz.
Kanser hastalığına arıcılarda çok seyrek rastlanır, bunun bir tesadüf olmadığı, yedikleri bala atfediliyor, zira bal arı sütündeki birçok unsura maliktir, arı sütünün kanser üzerindeki tesirleri Amerika’da Sloan Kettering Researeh araştırma enstitüsünde gayet ciddi olarak tetkik edilmektedir.
Parkinson hastalığında arı sütünün müsbet tesirleri müşahede edilmiştir.
Damar sertliği ve tansiyon yüksekliği olan bir hastada arı sütü verilerek alınan netice:
Hastanın tansiyonu maxima 21,5 minima ise buna nisbetle çok düşük, hastada tespit edilen diğer anormallikler, kanda fazla kolesterin, fazla üre, fazla şeker, kalp büyümesi. Bir ay devamlı olarak arı sütü alan bu hastada 25’inci gün tansiyon maxima 12,5’a düştü. (Bu müddet zarfında hasta tansiyon düşürücü başka bir ilâç kullanmamamıştır). Alınan bu neticeyi doktor arı sütündeki B vitaminlerine atfetmektedir. Keza damarların iç cidarlarına yapışarak damar sertliğine sebep olan kolesterinde B vitaminleri ailesine mensup vitaminlerden bir kısmı ile erimektedir.
Tedavi maksadı ile verilecek arı sütü doktor tavsiye ve kontrolu altında verilmelidir, bir defalık doz 0,070 (70 miligram) dan fazla ise, hafif baş dönmesi getirebilir, en uygun doz günde 0.050 (50 miligram) dır.
En iyi verilme şekli 100 gram bal içine bir gram arı sütü karıştırılarak alınmasıdır.
ARI SÜTÜ ELDE ETME USULLERİ
Bu usuller oldukça fazladır, en basit olanı arı sütünü, gömecin çoğalma devrinde kraliçe hücrelerinden toplamaktadır. Bir gömeçte bu devirde 50 ile 60 adet böyle hücreler vardır bu hücrelerin çoğunu arıcı mevsim başında arıları gıda ile takviye ederek sağlayabilir, böylelikle bu hücreler daha erken elde edilir ve daha uzun müddet devam eder.
Bu usulde toplamada zorluklar doğar, gömeçlerin hepsi birden olgunlaşmaya girer bunu önlemek için gömeçler 5 ile 6’şar tanelik gruplara ayrılır ve bu gruplar olgunlaşmaya aralıklı olarak ersinler ve bu aralıklardan arıcı istifade ederek arı sütünü toplayabilsin.
Bilindiği gibi kraliçe hücreler hepsi aynı yaşta olmayıp değişik gelişme safhalarında bulunurlar, bu hücreler en çok arı sütünü 5. gün ihtiva ederler. Bu sebeple en geç 5. günü arı sütü bu hücrelerden alınmalı aksi takdirde arılar hücrenin ağzını kapatırlar ve gömeç çoğalma devrine girer.
Bu tehlike gözönünde tutularak bir gün evvel yani 4 üncü günü az da olsa hücrelerdeki arı sütü toplanır ve diğer gömeçlerdeki kraliçe hücreler gözden geçirilerek gelişme safhaları takip edilir. Arı sütü hücrelerden şu şekilde toplanır: Evvelâ hususî ucu çengelli nikelâjlı bir alet ile kraliçe namzedi olan böcek alınır, sonra gene nikelâjlı ve ucu kaşık gibi olan diğer bir aletle ve dikkatle arı sütü alınır. Ve ağzı hava almaz bir şekilde kapanabilen cam bir kaba konur, bu kap serin bir yerde veya buz dolabında muhafaza edilir.
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR