Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
MARATONA  ÇEVRECİLER  DAMGA VURDU
Süleymanpaşa Belediyesi ilkyardım eğitimleri için başvurular başladı
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nden  Lösemili Çocuklara Destek

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

HZ. HATİCE - 2-

HZ. HATİCE - 2-
04.07.2018 / 11:38
Evlilik teklifi Hz. Hatice’den geldi: Hz. Hatice arkadaşı Nefise’yi aracı koyarak Hz. Muhammed’e göndermiş, evlenme teklifini iletmiş; Peygamberimiz de konuyu amcası Hamza ve Ebu Talibe açmış onların tasvibi üzerine Hz. Hatice’nin evinde evlilik ahdi icra edilmiştir. Hatice tarafında Varaka bin Neyfel, Peygamberimizin temsilcisi olarak amcası Ebu Talip bulunmuştu. 25 dişi deve mihirli nikah akdedildi. Kendisi 40, Hz. Muhammed 25 yaşında idi.
Bu evlilikten Kasım, Zeynep, Rukiye, Ümmü Gülsüm, Fatma son çocukları Abdullah’dır.
Bir defasında Peygamberlik gelmezden ve Hz. Hatice ile evlenmezden önce Hz. Rasûl toplumdan, insanlardan bunaldığı ve ibadet maksadıyla sık sık çıktığı Hıra Dağında Cebrail aleyhisselam, Peygamberimize yaklaşarak:
- Ya Rasûlallah, bak bu tarafa doğru gelen Hatice’dir. Sana doğru geliyor. Yanında bir kap var, içinde katık veya yemek yahut şerbet var. Hatice sana geldiğinde ona benden ve Rabbından selam söyle ve cennette inciden yapılmış bir saray müjdele ki, onun (istediği gibi) içinde gürültü, patırtı yok, çalışmak, çabalamak da yok “(Buhari Ebu Hureyre)
Kibar, nazik, afif, cömert, alicenap, ficar savaşlarında babasını kaybeden “Tahire” temiz anlamıyla ün yapan cahiliye kadınlarından olan Hz. Hatice; babasından kalan müthiş serveti ile, ümitsiz, desteksiz, kimsesiz, el uzatılmayan me’yus bir Peygambere adeta bir ilticagah olmuş bir kadın; ilk vahyi geldiği yıllarda Peygambere kimse inanmazken, O inanan, destekleyen, bütün varlığı ile Ona inanan ilk Müslüman oldu. Hz. Hatice iyi bir eş, sadık bir dost, iyi bir yardımcı, iyi bir teselli kaynağı, dert kaynağı, kendisine her şeyden fazla bir istinadgah olması hasebiyle Peygamberimiz, kendisine Kübra (büyük) anlamında Haticetü’l – Kübra, demiştir .
Peygamberimize, Hira mağarasında ilk vahyi geldiği, Cebrail’in Hz. Muhammed’i sıkarak: “Oku” Rabbının adıyla oku, o Rabbın ki, insanı bir kan pıhtısından yarattı” dediği zaman “Ben okuma bilmem” cevabıyla eve gelip ne olduğunu bilmediği halde “Beni örtün beni örtün” diye hayıflanan Peygamber:
“Ey Hatice! ben çeşitli ışıklar görüyor, sesler işitiyorum. Ben bir kahin olmaktan korkuyorum, Allah’a yemin ederim ki, şu putlardan ve kahinlikten nefret ettiğim kadar hiçbir şeyden nefret etmem”
Hz. Hatice :
“Allah seni putçu ve kahinci yapmaz. Çünkü sende emanete riayet, akrabaya iyilik, etrafına eminlik varken ve de hiçbir zaman yalan söylemezken…”
Sadık bir eş, yaşadığı müddetçe Peygamberimize kol – kanat geren Hz. Hatice, Hicretten üç yıl önce hastalanan Hz. Hatice, Miladi 620 yılında Rabbının müjdelediği Cennetteki sarayına uçtu. Peygamberimiz müjdeli hanımını Mekke’deki Hacun Kabristanına kendi elleriyle defnetti. O yıl sevgili Peygamberimiz amcası Ebu Talib’i de kaybetmişti. Bu bakımından o yıla “Senetü’l- Hüzn” denir .
Bir defasında Hz. Aişe validemiz:
“- Ya Rasûlallah ! Devamlı Haticedan bahsediyorsunuz, Allah size ondan daha hayırlısını verdi.”
Rasûlüllah Efendimiz :
“- Ondan daha iyisi verilmedi. Herkes küfür içinde iken o bana iman etti. Herkes beni yalanlarken o tasdik etti. Herkes malını benden esirgerken o malına ortak etti . Ve Allah bana ondan çocuklar bahşetti!”
Bunun üzerine Aişe valdemiz af dileyerek :
“- Bundan böyle Allah’a yemin olsun ki, Hatice’nin hatıralarını senden dinlemek isterim.” (Radıyallahü anhüma)
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR