Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
16 TON KONSANTRE YÜZEY DEZENFEKTANI KULLANILDI
Maske ve Kolonya Dağıtımımız Sürüyor
KORONAVİRÜSLE MÜCADELE KAPSAMINDA DEZENFEKSİYON İŞLEMLERİ DEVAM EDİYOR

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

OKUMAK…

OKUMAK…
01.08.2018 / 11:35
Okumak , bilmediğini öğrenmek için okumak, ilim öğrenmek için okumak !..Hem de insanlığı faydasına olan ilmi öğrenmek, insan için bir vecibe ve bir zarurettir. Dünün gerçeklerini, yarının ümidini meydana getirmek için hafızada tutmak ve onları asrın sür’atine uydurmak, okuyarak bir şeyler öğrenenleri ispatlamaya kafidir .
Okumaktaki asıl gaye , insanın kendi varlığını tanıması , hayatının kıymet ve değerini bildikten sonra başkalarını ve onlarla olan insanî münasebetlerini düzenlemesi, diğer taraftan kâinatın esrarını araştırarak bir yaratıcısı ve düzenleyicisi olduğunu bulmasıdır !
Pastör : “ Kâinatı inceleyen kimse , onda büyük bir ustalık ve ince bir nizam görür ve varlığı idare eden kanunları yaratmış kâmil bir hikmet bulur .Bu kâinatın sonu yoktur “ der.
İngiliz astronomu Hechel :
“İlim dairesi genişledikçe Allah’ın varlığına , kudretine olan kuvvetli deliller de artmış olur . O Allah ki , ezeli bir yaratıcı olup kudretinin hudûdu ve sonu yoktur.”
“ İlmin azı insanı inkâra , çoğu en büyük varlığı Allah’a götürür.”
Allah’ın , elçisine ilk emri : “OKU…”dur .
Müslüman’ın güzelliği :
“ Kendini bilen Rabbını bilir .”
So krat : “Kendini tanı.” dememiş midir ?..
Bu , hem kendi yaradılışının hikmetini , hem de mahlûkat arasındaki mevkiini bil demek, olsa gerek…Daha iyi yani insanca yaşayabilmek ve münasebetlerini düzenleyebilmek için : “ Beşikten mezara kadar ilim arayın “ İlim , Çin’de de olsa onu tahsil ediniz “İlim tahsili , her Müslüman ve Müslümeye borçtur “ buyurmamış mıdır Hz. Peygamberimiz ?..
Dindar olmak, bir dine mensup olmak, ilim öğrenmeye mani değildir. Velev ki bu ilim müspet olsun…Yükselmek, daima ileriye, daima yeniye doğru sür’atle ilerlemek , İslâm dininin icaplarındandır .Hatta İslâmiyet ilim tahsil edenlerle etmeyenlerin eşit olamayacağını beyan eder !..
Bugün füze çağına ulaşmış milletler, ilim sayesinde bu işi tahakkuk ettirmişlerdir .Biz henüz bu seviyeye ulaşamadığımız için onlarla eşit değiliz. Bizdeki cehalet, onların ilim sayesinde her keşfettiklerine, gavur icadı dedirtmiştir. Bunda suç dinde değil, kendimizdedir . Çünkü biz, ilim tahsil etmeden ve İslâmiyet’i tam olarak öğrenmeden
“İslâm dini terakkıye manidir.” yaygaralarını koparmışız. O’nu tarafız olarak tetkik eden, O’nda asrın teknik icatlarına gavur icadı. Dedirten bir hükme rastlayamaz Sadece çeşitli mekteplerden diploma almak için okumak, hiçbir zaman ilim tahsiline zemin hazırlamayacaktır .Böyle bir netice de milletin hayrına değil, belki zararınadır. Bir memleketin top yekün kalkınması, mesleklerinde kifayetli ve ehil elemanların samimi çalışmalarıyla mümkündür. Bu da asrın bütün ilimleriyle cihazlanmakla olur.
Memleketimizin kalkınmasını milletimizin okuyarak fikren gelişmesinde aramak lazımdır .Onun için : “Halktan hiçbir şey istemeyen, kimsenin huzurunda eğilmeyen…menfaat ve istirahat tanımayan, halk arasında eğlenmeyen felsefe ve ilimlerin zirvesine tırmanma sayesinde olan…” bir din adamının cahil halkın gelişmesindeki rolünü düşünün …” ,O , fikir adamlarının ön safında yürüyor. Onun yürüyüşü hamleyi, bakışı aşkı, işareti , isyanı andırıyor .”
1 Avrupa’ya, sefahat âlemlerinde gönül eğlendirmeye giden , oranın parlak istikbaline kapılarak memleketini terk eden değil , fakat orada ilim tahsil ederek vazife aşkıyla memleketine dönen Türk gencini düşünün!..
İşinde samimi, dürüst olan, iltimas bilmeyen , rüşvet almayan, gönlü memleketi için çarpan, mesleğinde ehil bir memuru düşünün !..
Kırk beş dakikayı faydasız doldurmaya bakan , aybaşını dört gözle bekleyen millet tufeylisi değil , fakat öğrenciye daima faydalı olmaya ve ona bir şeyler öğretmek için dinip duran saygı değer öğretmeni düşünün!..
Bir zümrenin veya bazı şahısların rüşvet mukabili müdafaasını yapan değil, milletine Hz. Ömer adaletini tatbik etmek için hayatını bu yola vakfeden hakimi düşünün !..
Seçim zamanında miting meydanlarında bir sürü palavralarla halkın reylerini toplayıp koltuğa yaslandıktan sonra B.M.M.de sadece çoğunluğu getirmekten başka vazifesi olmayan değil, seçildiği bölgedeki vatandaşların dertlerini paylaşan, onları unutmayan, onların dertlerini hükümete duyuran, milletin yararına olan kanunlara iştirak eden bir mebûsu düşünün!.
Ve düşünün…Koca bir milletin yükselmesi için her türlü fedakarlıktan kaçınmayan, ilmi bunun için tahsil eden yüksek Türk Gençliğini !..
O gençlik ki , ne dindar olanlara, ne dinini tam öğrenerek tatbik edenlere gerici iftirasını yapıştırır ve ne de kızıl uşakların sosyalizm maskesi arkasında komünistlerin fikirlerinin müdafaasını yapar !..
O önce kendi benliğine inanarak memleketinin bütünlüğünün geleceği için yaşar, çalışır , okur , sonra inancını ve ilmini bir sentez olarak milletinin yararına sunar!..
Hulâsa olarak diyebiliriz ki, bir memleketin ilerlemesi, ilim öğrenmek sayesinde olabilir. O vakit ilim için okuyanlar, okuyup yazmak için okuyanlar diye, milletimizi sınıflandırabiliriz.Tabii ki, birincilerin çok olması, memleket için daha elverişlidir !..
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR