Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Vitaminlerle ilgili şaşırtıcı gerçekler
KPSS’SİZ MEMUR ALIMI HABERLERİNE İTİBAR ETMEYİN
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar,

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

ZAFER…

ZAFER…
11.08.2018 / 08:57
İki kuvvetin çarpışmasında yahut fert ve cemiyetlerin maksatlarına varışlarına ‘zafer kazandı’ deniliyor ve galip gelen taraf alkışlanıyor. Bir taraf aldığı mağlubiyet yaralarının acılarını unutmaya çalışırken diğerleri günlerce bu muvaffakiyetin gururunu tantanalı merasimlerle kutluyorlar!..
Ta Orta Asya akınları ile başlayan bu zafer terennümleri, asrımızın kulaklarını zorlamaktan geri durmamıştır. Bir Moğol hükümdarının Orta şarktaki amansız katliamı neticesinde nehirlerin insan kanıyla kıpkızıl akması, zafer sayıldığı gibi Yıldırım’ın Niğbolu muvaffakiyeti de ayni açıdan mütalâa edilmiştir. Belki kılıçlar ayni kılıç, oklar ayni ok. Fakat değişen, onları kullananlar ve idealler!.. Timur’un haince planlanan Ankara teheccümü de zafer sayılmıştır!..
Halbuki zafer, bir neslin kökünü kazırcasına tarumar etmek değil, onlara insanlık, medeniyet ve san’at eserleri götürmektir.
Hakiki zafer, hükümdarların şa’şaalı galibiyetleri değil, fethettikleri ülkeleri birer ma’mure beldesine çevirmeleridir. Mimar Sinan, Kanûni’nin emri üzerine koca Süleymaniye mabedini meydana getirdiği vakit zafere ulaşmıştır. Bugün Türk yurdunda göklere yükselen minareler, kahraman ecdadımızın parlak zaferlerinin ölmez izleridirler.Bu izler, ruhlarımıza sunduğu iftiharı, bizden sonrakilere de ulaştıracaktır!..
Mehmet Akif, büyük bir kahramandır. Gerçi cephelerde düşmana karşı kılıç sallamadı ama ondan daha zor olan bir milleti cepheden cepheye koşturmasını başardı. Bir de İstiklâl savaşının hikayesini en güzel anlatarak kahraman ordumuzun bu kahramanlığını, İstiklâl marşı ile sembolleştirdi!.
Düşmanın karşısına göğüs açarak atılmak marifet değil, budalalıktır. Tedbire dayanmayan bir cesaret, çok zaman tehlikeli sonuçlar doğurur. Kahramanlığın ilk şartı cesarettir ama tedbirsiz cesaret, insanın başına bela getirir.
Asrımızda bir çok sahte kahramanlar icat edilerek her şeyden habersiz nesillere adeta zorla empoze edilmek istenmiştir.Fakat böyle cebrî teşebbüsler çok vakit vicdan sahiplerinde isyan bayrağının açılmasında etkili olmuştur! Güneşin balçıkla sıvanamayacağını herkes bilmektedir.
Nümayişsiz kahraman, yılların ve mekanların içinde olayları doğururken kendiliğinden hissedilmeye başlar ve gerçekçiler arasında yerini alır!..
Bu gün biz, zafere nasıl ulaşacağız? Şu okulu, şu fakülteyi bitirip birtakım sırlı diplomalarla mı? İnanlığımızın kendisini kaybetmesi karşısında biz, ne biçim bir durum alacağız?
Her şeyden önce kendi ruhlarımızda elde edilecek yükselmenin ve nefse hakimiyetin başlamasıyla olacaktır. En büyük zafer, nefsi yenmenin zaferidir.Ruhî yükselme, nefse hakimiyet, ilk başarı belirtilerimiz arasına girecektir. Menfaat peşinde koşan asrın şımarık kahkahalarının, gönüllerde putlaştırdığı ihtiraslarına indireceğimiz öldürücü darbeler, bizlerin olacaktır.
Ondan sonra insanlığın kapılarını kötülükten iyiliğe, zulümden merhamete, kin ve garezlerden affediciliğe; kizipten sıdka, batıldan hakikata, ataletten hamleye, imha edicilikten yapıcılığa; cazip menfaatlara karşı acı da olsa hakikatleri söyleyebilmekliğe ve bütün bunlarla beraber mürailikten samimiyete açılabildiğimiz takdirde zaferlere ulaşabiliriz!..
Yolunu kaybetmiş, sapmış insanlığı doğru yola çıkarmak, sevinç ve kederlerine ortak olmak, kanayan bir yarayı acısını duyarak sarmak gayemiz olmalıdır.
Bizim zafer hazırlıklarımız, Hz. Rasûlüllah’ın bir gaza dönüşü, ordusuna:
“Hakiki zaferin bundan sonra nefisle yapılacak mücadeleden sonra kazanılacağını” işaretinden daha çetin, Yavuz’un Mısır seferi dönüşünde zafer gururunu Üsküdar’da geceye gömmesinden daha zor olacaktır!.. Başarımızı Allah kolaylaştırsın… İstanbul 1961
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR