Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal eden 47 bin 831 kişi hakkında işlem yapıldı
Trakya’da 65 yaş ve üstü vatandaşlar sokağa çıkarak bayramın keyfini yaşadı
Tekirdağ’daki Elmas nine, Trabzon’daki torunlarıyla telefonda görüntülü bayramlaştı

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

MİSYONERLERİN HEZEYANLARI-48

MİSYONERLERİN HEZEYANLARI-48
31.10.2018 / 11:19
M İ S Y O N E R L E R İ N
T A K T İ K L E R İ
Misyonerlerin taktikleri, her gittikleri yerlerde kilise açarak ağlarına düşürecekleri mağdur, zaaf sahibi, yoksul, maceraperest, “lüks yaşama “düşkünü, manevî boşluktaki insanlar olsun!..
Bu kiliselerde insanların , akıllarını karıştırmak . çalmak ve benliğinden sıyırarak onları Hıristiyanlaştırmak!.. Ne ile yapıyorlar?..
İncil, broşür, CV, VCD, dağıtarak; radyo, tv yayınlarıyla, internet siteleriyle yoluyla!..
Buradaki hedef Müslümanları, çıkar sağlamak , ikna etmek taktiği ile!..
Sosya – ekonomik ve kültürel yönden yetersiz Müslümanları avlamak suretiyle!..
Orta öğretime ve üniversitelere nüfuz ederek çocukları ve gençlerin millî, manevî dünyalarını yıkarak!..
Hedefleri, vatan bütünlüğünü parçalamak, millî, dinî kavramları zayıflatarak; Türk büyüklerine sevgiyi, saygıyı ortadan kaldırarak, kahramanlarımızı düşman gibi göstererek!..
Bunun için:
- Öğrenci yurtları açmak.
- İzci kampları düzenlemek.
- Eğlence yerleri açmak.
- Hastahaneler açmak, bu yolla bedava bakım, parasız ilaç temini.
- Hapishalerde, dünyası yıkılmış mahkumların yanındaymış gibi olmak.
- Huzur evleri.
- Kimsesizlere mekân ve bakım temini.
-Gençlere dış ülkelerde okuma, pasaport sağlama.
- Çeşitli etkinlikleri olan kulpler açmak.
Bu etkinliklerde, bol para ve menfaat sağlama yoluyla ihtiyaçlar karşılanmak suretiyle; tarih şuurunu ve İslâm’ın yüce değerlerini, kötülemek. Dinimizi ve onun saliklerini küçük düşürmek; böylece millî ve dinî mefahirlerimizi yok etmek!..
Misyonerlerin, ortaya attıkları “Dinlerarası Diyalog “taktiğinde Müslüman camiaya şirin görünmek için meseleleri ve krizleri çözmeye soyunmak, anlaşmazlıkları gidermek, barışı sağlamak kurnazlığı ile itimat kazanmak!.. Eğitimci misyoner Charles R . Watson:
“Misyonerler bir güvercin gibi masum, bir yılan gibi de kurnaz olmalıdır. Yerine göre masum, yerine göre yılan gibi davranabilir.” der.
Yine misyoerlerden Anna Milligan:
“İnsanların olduğu yerde acılar da vardır. Acıların olduğu yerde de misyonerlik için uygun bir fırsat vardır.”
Misyonerler, insanlara yaklaşırken önce kendilerini iyi insan, âlicenap, yardımsever olarak tanıtırlar. Sonra itimat telkin etmek için sahte sevecen rolü takınma, yakınlık gösterme, dertlilerin yanında olduklarını kabul ettirmek hususunda, avlarının sevgilerini, kendilerine bağlanışlarının teminini müteakip onların boş taraflarını ve zaaf noksanlıklarını kullanarak zehirlerini akıtmaya başlarlar!..
Hıristiyan yapmak istedikleri insanların gözünde İslâmî değerleri aşağılama , kötü gösterme , her istediklerini engeleyen yasaklar zincirleriyle dolu olduğunu enpoze etmeye başlarlar!..
İslâmî bilgi ve şuurundan yoksun, manevî âlemde bocalayan Müslümanlara, sahte İncillerin, ruhları okşayan, Onu boşluktan kurtaracakmış gibi, iç gıcıklayıcı, nefislerine cazip gelen bölümlerini sunarlar:
“Ben, insanlar yaşama, bol yaşama sahip olsunlar, diye geldim“
“Eğer bana inanırsan, senin hayatını ve yaşayışını değiştiririm “
Gibi sahte İncil sözleriyle, boşluktaki zavallıları kandırırlar!..
Doktorluk da misyonerler için bir taktik aracıdır . Bu bakımdan hastahaneler açmak, doktorları kullanarak insanları Hıristiyanlaştırırlar!..
Yıllar evveline ve bugüne bakacak olursak Afrikanın ve medeniyetlerin girmediği ülkelerdeki insanların , büyücülerin iyileştiremediği hastaları , batıdan gelen beyaz adam bir iğne ve ilaçla iyileştirip ayağa kaldırıyordu . Oraların siyah insanları için “ ne büyük bir adam”dı beyaz adam !..Ona bağlandılar sevgi, saygı duydular !..
Onu kuvvet sahibi saydılar ve ona inandılar!..
Meğer bu adam hem doktor, hem papaz ve hem de misyoner değil miymiş?..
Bir Afrika özdeyişinde, şöyle bir ifade vardır:
“Hıristiyanlık Afrika’ya geldiğinde , Afrikalıların toprakları, Hıristiyanların ise, İncil’leri vardı. Hıristiyanlar bize, gözlerimizi kapayarak dua ve ibadet etmemizi öğrettiler . Gözlerimizi açtığımız zamanda onlar topraklarımızı, biz de onların İncil’lerini almıştık!..”
İşte Afrika ve diğer bölgelerdeki insanlar, böyle Hırisiyanlaştırılmışlardır.
Misyonerler , sıkıştıkları ve zor durumda kaldıkları zaman, her türlü donanımla yetiştirilmişlerdir. Böyle bir durumda:
- Kuvvete,
- Silaha
- Rüşvete,
Başvururlar. Eğitimlidirler. En büyük ve en çok kullandıkları para taktiği ile rüşvete sarılmaktır. Rüşvetle halledemedikleri bir şey yoktur.
- Türkiye’de en önde hedefleri:
- Çocuklar ve boşluktaki gençlerdir!
-Sefil, yoksul, fakir kimsesizlerdir!
- Ailelere sızmak, bilhassa yoksullar!
- Etnik saydıkları;
- Aleviler!
- Kürtler!
- Lazlar!
Uydular yoluyla Türkçe yayın yapmak. Bilhassa Türk Sat 2A ile.
Diğer taraftanTürk telekom’u ele geçirmek için büyük bir uğraşı içinde oldukları söylenmektedir.
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR