Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
ASTIMIN ÇARESİ DÜZENLİ TEDAVİ
Sindirim şikayetlerini azaltmak için 10 altın kural
Yakarsa kombiyi parası olan yakar

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

İNKARCILIĞIN RUH SAĞLIĞINA OLUMSUZ ETKİLERİ

Bünyamin Alptürk
İNKARCILIĞIN RUH SAĞLIĞINA OLUMSUZ ETKİLERİ
21.11.2018 / 11:34
İnsanlar çeşitli sebeplerle, kalıtsal nedenlerle ya da olumsuz çevre koşullarının etkisiyle ruh sağlıklarını az ya da çok kaybedebilirler. İnançsızlık faktörünün de insanın ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olduğu ileri sürülmektedir. İnkâr ise, ruh sağlığına imanın tam tersi bir etki yapar. Ruhsal rahatsızlıkların ortaya çıkmasını kolaylaştırır, var olan ruhsal rahatsızlıkları da derinleştirir, tedavi edilemez hale getirir.
Dinin ruh sağlığı üzerinde derin bir tesiri vardır. Din, insanın güven, huzur, gönül rahatlığı ve mutluluğuna yönelik olduğu için madden ve manen doyurucudur. İnsanın üzüntü ve ıstıraplarını azaltır, ona teselli verir. İnanç kavramı öncelikle, kişinin iç dünyasındaki kararlılığı, huzur ve sükûneti çağrıştırır. İnanç insanı yüceliğe bağlayarak kaygısını azaltır / giderir. İnanç sayesinde kalpte sıkıntı duyulmaz, aksine psikolojik rahatlık hissedilir. Ruhun susuzluğu ve açlığı inanç sayesinde giderilir.
Sağlıklı ve tutarlı bir inanca sahip olan kişi, sinirlerini güçlü bir zırhla koruyor demektir. Çünkü din, cinneti ortaya çıkartan faktörlerden insanı uzak tutar. Bilhassa İslâm, insanın sinir sisteminin sağlığını temin eden bir dindir. Gerçek inancın verdiği haz, teslimiyet ve tevekkül, bireyler için manevi bir ilaç gibi tedavi edici etki yapar. Günümüzde din ve dini değerlerin psikolojisi üzerinde çalışan araştırmacıların önemli bir kesimi, dindarlıkla ruh sağlığı arasında olumlu bir ilişkinin mevcudiyetini kabul etmektedirler. Yapılan araştırmalarda, dindarlık seviyesi yüksek olan kişilerin daha az depresyona girdikleri, depresyonu olan kişilerin de daha çabuk iyileştikleri, daha az kaygılandıkları, psikolojik açıdan daha iyi durumda ve iyimser oldukları, hayatta daha fazla anlam ve amaç buldukları, intihara kalkışma oranlarının düşüklüğü gözlenmiştir.(1)
İman insan için hayatî bir işleve sahiptir. İmanın en önemli işlevlerinden birisi insanı ruhî belirsizlikten kurtarmasıdır. Sağlam dinî inanca sahip olanlar, inançsızlara karşılık çok belirgin sağlık avantajlarına sahiptirler. Bunalıma yakalanma riskleri daha azdır. Bu noktada inanç koruyucu bir fonksiyon icra eder. İnsanın benliğini derinden kuşatan, ona gerçek huzuru veren dinî inancın, stresle, depresyonla kolayca başa çıkmada müspet etkisi vardır. Birey dinî inancı sayesinde stres ve depresyondan kendini koruyabilme imkânına sahip olabilir.
Yüce Allah, bir âyette, “dîk” ve “harec” kelimelerini kullanarak, yeryüzünden göğe doğru yükseldiği için nefes almakta zorlanan insan benzetmesine başvurarak, inkârcı bir kimsenin ruh halini tasvir eder:
“Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun göğsünü İslam’a açar; kimi de saptırmak isterse onun göğsünü, o kimse göğe çıkıyormuş gibi dar ve tıkanık yapar. Allah, inanmayanların üstüne işte böyle pislik (sıkıntı) çökertir.”
“Harec” kelimesi, imanın içine giremeyeceği kadar dar, girift, karışık bir kalbi anlatır. Bu kelime aynı zamanda inkârcı kimsenin kalbini, mevcut haliyle, kaos içerisinde, karışıklık ve belirsizliklerin hakim olduğu, darlığın, sıkıntının, bunalımın yaşandığı, huzur, rahatlık, genişlik ve inşirâhtan yoksun olduğu bir kalp olarak tasvir eder.( 1)
Cenab_ı Hak kimseye aç gözlülüğün, kanaatsizliğin, doyumsuzluğun, bencilliğin, hırsın hâkim olduğu zor, kaygı, elem ve endişe dolu, hastalıklı, sıkıntılı ve dar bir hayat tarzı yaşatmasın.
Saygılarımla
1-İ.Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR