Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Başkan Yüksel Genç Çiftlerin Nikahını Kıydı
Atatürk ve Gençlik Parkında Renk Cümbüşü Yaşanıyor
Hayırlı Cumalar

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

BİRLİKTE YAŞAMAK MI?

Bünyamin Alptürk
BİRLİKTE YAŞAMAK MI?
18.12.2018 / 11:25
Toplum halinde birlikte yaşamak insanlar için bir mecburiyettir. Aynı güneşi, aynı dünyayı, aynı atmosferi paylaşmaktan başka çaresi yoktur insanoğlunun. Daha yakından bakacak olursak şöyle diyebiliriz: Köyler, kasabalar, şehirler kurup bir arada yaşamak insan fıtratının doğal bir gereğidir. Diğer insanlarla ilişki içinde olmadan yalnız başına yaşamak mümkün gözüküyor gibi olsa da aslında mümkün değildir. Mümkün olmayanı istemek ise mutsuzluk getirir.
Cemiyet halindeki insanlar, farkında olarak veya olmayarak birbirlerine hizmet ederler. Sanat, ticaret, ziraat gibi bir işi meslek edinen kişi, çalıştığı alanda diğer insanların ihtiyaçlarını da giderir. Böylece herkes, öncelikle kendisi ve ailesi için çalışsa bile, neticede bütün topluma hizmet etmiş olur.
Tek başına eğlenmek mümkün değildir. İnsanlar birlikte iken oynayıp kahkaha atabilirler. Yalnız olan kişi, yeterince mutlu olamaz. Yeterince eğlenmek ve mutlu olmak için, başkalarına ihtiyaç duyduğumuz gibi, üzüntülerimizin hafiflemesi için de başkalarına ihtiyaç duyarız. Hayatın elem ve sıkıntıları karşısında tek başına üzülmek zorunda kalmak, bir insanın uğrayabileceği en büyük sosyal haksızlıklardan olsa gerek. Yalnız başına eğlenmesi bile mümkün olmayan insanı üzüntüleriyle baş başa bırakmak, ancak manen ve ahlaken çökmüş bir cemiyete yakışır. İnsana insan her zaman gereklidir. Peki bunu günümüzde gerçekten yaşıyor muyuz? Yoksa sosyal medyanın ışıltısına kapılıp yaşadığımızı mı zannediyoruz.
Medeniyet geliştikçe, insanların birbirlerine duydukları ihtiyaç daha da artmaktadır. Çünkü gelişen medeniyeti ayakta tutmak ve daha da ileriye götürmek için, insanların birbirlerine bugün dünden daha çok ihtiyaçları vardır. Şehirler giderek büyüyor; insanlar birbirlerine daha çok yakınlaşıyor. Aynı yolu, aynı caddeyi, aynı sokağı kullandıkları gibi; apartmanlaşma ile birlikte aynı asansörü, aynı merdiveni de kullanıyorlar artık. Görülüyor ki insanlar, birlikte olmak zorundalar. Birlikte kurdukları medeniyeti, birlikte geliştirip yaşatmaktan başka çareleri yok. Eğlenmek, mutlu olmak ve üzüntülerini paylaşıp azaltmak için, birlikte olmaktan başka çıkar yolları yok. Kısacası, insana ait olan ve insan için gereken her şeyi paylaşmak kaçınılmaz bir mecburiyet olduğu gibi; başarının, mutluluğun ve kaliteli üretimin yolu da hep bu paylaşımdan geçmektedir. Bütün şartlar insanları paylaşmaya, yardımlaşmaya ve birbirlerini sevip saymaya sevk etmektedir.
Birey olma şuurunu bencillikle, sahip olma hazzını ihtirasla karıştıranlar asla mutlu olamazlar.
Sevgili Peygamberimiz bu konuda şöyle buyurmaktadır:
“Size birlik halinde bulunmanızı tavsiye eder; ayrılıp dağılmaktan şiddetle kaçınmanızı isterim. Zira şeytan, yalnız başına yaşayan insana yakın olup, beraber bulunan iki kişiden uzaktır. Kim Cennet’in ta ortasında yaşamak isterse, toplu halde bulunmaya baksın.” (Tirmizî, Fiten, 7).
Saygılarımla
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR