Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Anne Kesimoğlu Son Yolculuğuna Uğurlandı
Su Parkı’ndan İlk Sular Dolduruldu.
Tekirdağ TSO Yönetimi Süleymanpaşa Kaymakamı Kaya’yı Ziyaret Etti

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

BİLİN İSTEDİM….

Bünyamin Alptürk
BİLİN İSTEDİM….
26.02.2019 / 11:22
Atatürkçülük sözle olmaz, “ben Atatürkçüyüm” demekle olmaz. Rozet takmakla, nutuk atmakla, resim asmakla, onun partisi diyerek gözü kapalı desteklemekle Atatürkçü olunmaz.
Sözlerini yinelemek, büst ve heykellerini dikmek, toplantı düzenlemek, miting ve yürüyüş yapmak, adını anıp saygı açıklamakla, Şehrin her noktasını parti bayrağı yanına posterlerini asmakla, Atatürkçü olunmaz diyorum beyler..
Atatürkçü olmanın temel koşulu “adam” olmaktır. Sözde değil, özde Atatürkçülük esastır. Hizmet aşkı ve dürüstlük olmalı. İlkeli ve tutarlı olmak, devletin tekliğini, ülkenin tümlüğünü, ulusun birliğini ödünsüz korumak seçildiğin görevin hakkını vermek, yaşadığın ve sorumlusu olduğun şehri yaşanabilir hale getirmektir. Şahsi çıkarlar için o kimliğin arkasına sığınmamaktır.
Atatürkçülük, ona tapmak, onu putlaştırmak, tabulaştırmak değil, büyük bir gerçekçilik, değerbilirlik duygu ve düşünce beraberliğiyle, onun Türkiye’yi Türkiye yapan ilkelerini benimsemek, savunmak, yaygınlaştırıp kökleştirmek, ona bağlılık, gösterdiği yolda onu aşmaya çalışarak ona yaraşır olmaktır. Faydalı işler yapıp insanlığın hizmetine sunmaktır.
Atatürkçülük bilgi, ahlak, beyin ve yürek işidir. Gerçek Atatürkçü, Atatürkçülüğü bir davranış ve yaşam biçimi olarak benimser. Atatürkçü olmak “bugün yaşasaydı ne yapar, ne söylerdi” diyerek, O’nu aşmaya çalışarak O’na yaraşır olmaktır. Kaderciliği bir yana bırakıp haksızlığa, yolsuzluğa ve yanlış işlere taraf gözetmeksizin baş kaldırmaktır. Şehrin kaynaklarını heba etmek değil, insanlık için kullanmaktır.
Atatürk, ümmet olan bir milletin güven ve itimadını kazanarak Kurtuluş Savaşını kazanmış ve Türkiye Cumhuriyetini kurmuştur. “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Ama Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.” Diyerek, Allah’ın bir kulu olduğunu, her fani gibi bu dünyadan göç edeceğini, ancak kurmuş olduğu Türkiye Cumhuriyetinin sonsuza kadar yaşayacağını söyleyerek, Türk Milletinin ve Türk gencinin değerlerine sahip çıkmasını istemiştir.
Atatürk’ü anlayıp anlatmalı, bugün aramızda olsaydı daha neler yapabileceğini kestirerek çalışmalıdır. Atatürk ilkelerini sağlıklı yurttaşlık bilinciyle kavramak zorundayız. Atatürk’ü örnek alarak “yaşasaydı, günümüz koşullarında neler söylerdi, neler yapardı” diye akılcı yorumlarla, Atatürk’çe düşünüp Atatürk’çe çalışmakla yolumuzu belirlemeliyiz. Atatürk sevgisi sözde değil özde olmalı. Onun çığırından yürümekle olmalı, fikirlerini düşüncelerini verdiği mücadelenin ruhunu anlamakla, kavramakla, hayata geçirmekle olmalı.
Atatürk’ün bir sözü ile bitirmek istiyorum “Çünkü alnı açık, dimağı açık, kalb ve vicdanı açık insanlar tarafından idare olunabilen toplumlar ancak bu manada hareketlerin izleyicisi olabilirler. Fikirlerini, duygularını ve teşebbüslerini gizli tutanlar, gizli vasıtalar uygulamaya girişenler mutlaka utanma ve sıkılmayı gerektiren, akıl ve mantığın haricinde hareket edenler olabilirler. Bu gibi işlere girişenlerin sonu er geç acıdır. “yıl ;1926
Saygılarımla…
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR