Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
VÜCUDUMUZU  YAZA  HAZIRLAYACAK  8 ALTIN ÖNERİ
Çiğ süt destek ödemeleri  başlıyor
“Okul Dışarıda Günü”  etkinlikleri

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

SAĞLIKTA ŞİDDETE HAYIR!

Mustafa Öklük
SAĞLIKTA ŞİDDETE HAYIR!
06.03.2019 / 10:54
Zaman zaman basın yayın aracılığıyla hasta veya yakınlarının doktorlara taciz ya da şiddetine tanık oluyoruz. Hoş karşılamadığımız bu tür olaylar karşısında kim haklı kim değil sorguluyoruz. Kesinlikle bu nahoş hadiseleri tasvip etmediğimiz gibi sağlıkta şiddete hayır kampanyalarına destek verdiğimiz de olmuştur.
Başımdan geçen bizzat yaşadığım bir sağlık sorunu karşısında günlerce düşündüm ve hasta-doktor ilişkisinin neden bazen olması gerektiği gibi olmadığını sorguladım, cevabını bulamadım. Hatta ve hatta bazen bana göre yetersiz veya duyarsız bulduğum hekimlerin Fetö okullarında torpil ile bu mesleklere atılmış olabileceğini düşündüm durdum. Kısaca özetliyeyim yaşadıklarımı.
2014 yılı sonlarıydı. NKÜ Araştırma hastanesinde varis teşhisi ile lazer ile ameliyat oldum. Yaptığım araştırmalara göre bu tür rahatsızlıkların nüksedebileceğini öğrendim. Nitekim dört yıl sonra nüksetti. Bu kez Tekirdağ Devlet hastanesindeki Kalp Damar cerrahına teslim oldum. 29 Kasım 2018’de operasyon yapıldı. On gün sonra kontrol amaçlı dopler çekildi ve doktorumla paylaştım.
Herşeyin normal olduğunu söyledi ve ilaç dahi yazmadı. Ancak ileriki günlerde varis ameliyatı olduğum ayağımın diz ve bilek arasında ağrı ve pembeleşme üzerine tekrar doktoruma başvurdum ve rahatsızlığımı ilettiğimde, “Ne yani ameliyat ettiysek suçlu mu olduk” dedi. Ne münasebet ben rahatsızlığımı söyledim deyince “Ne yapıcaz şimdi” şeklindeki cevapla ikinci bir şok yaşadım. Hayretler içerisinde kalan ben “Valla doktor sizsiniz, gereğini yapmanızı istiyorum” demekle yetindim. Acı çektiğim için olacak ki ben hiç bir ters cevap vermeden sabır sınavından geçiyordum. Talebim üzerine bir hap ve iki krem yazdı. İstemesem onları da yazmayacaktı. 20 gün sonra iyileşme emaresi olmayınca tekrar kontrole gittim ve aldığım cevap bu rahatsızlığın tamamen geçmesi 6 ay’ı bulacağı şeklindeydi. Çaresiz evin yolunu tuttum. Rahatsızlığımdan dolayı geçmesi için 6 ay bekleyemeyecektim. Yaklaşık bir on onbeş gün daha geçer umuduyla bekledim ancak eşimin telkinleriyle bu doktora da güvenim kalmadığından bu kez NKÜ Araştırma hastanesinin yolunu tuttum. Üç ay önceki ameliyat öncesi ve sonrası ultrason sonuçları ve bacağımı gösterdiğimde bacakta enfeksiyon ve iltihap olduğunu öğrendim. Antibiyotik ve kan sulandırıcı iğne, damar açıcı tablet ve ağrı kesici haplar ile yeniden tedaviye başladım.
Tüm bunları yaşadıktan sonra bazen hekime şiddet mübah mı veya fetö’nün çocukları mı bunlar diyesi geliyor insanın.
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR