Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Büyükşehir Belediyesi Personeli Bayramlaştı
htiyaç sahibi ailelerin bayramlığı Süleymanpaşa Belediyesi’nden
Başkan Albayrak Kurban Bayramı'nda Vatandaşlarla Buluştu

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

HASET ETME NE OLUR…

Bünyamin Alptürk
HASET ETME NE OLUR…
10.04.2019 / 11:16
Din ve Fen Alimi Fahreddin Râzî şöyle anlatır:
“Şeytan, ilahlık iddia ettiğinde Firavun’un kapısına geldi, kapıyı çaldı.
Firavun: Kim o?
Şeytan: Ben, İblis’im ama sen ilah olsaydın, kapıda kimin olduğunu bilirdin.
Firavun: Gir ey melun! Yeryüzünde senden ve benden daha şerli bir kimseyi biliyor musun?
İblis: Evet haset eden. Çünkü benim bir dostum vardı, davet ettiğim her şerre gelirdi. Ona, ‘benim üzerimde hakkın vardır, benden bir ihtiyacını iste.’ dedim. ‘komşumun bir ineği var, onu öldür.’ dedi. Dedim ki: ‘buna gücüm yetmez. İstersen onun yerine sana on tane inek vereyim.’ ‘Hayır,’ dedi. ‘ben ancak onun ineğini öldürmeni istiyorum.’
Anladım ki, haset eden, benden de senden de daha şerlidir.” Dedi.
İnsanın şuurunu bloke eden ve manevi gelişimini aksatan en ağır kalp hastalığının adıdır haset. Bazen bir alanda kötü olan kişilerin haset’i anlaşılabiliyor. Buna rağmen işinde ehil, vazifelerinde başarılı olanların haset’i anlaşılamıyor. Mantıken de öyle düşünülür. İşinde, gücünde başarılı insanların haset etmesi anlamsız ve yersiz karşılanır. Fakat gözden kaçan bir nokta var. O da asırlardan beri ülkelerin birbirlerine uyguladıkları diplomasi dili ve ilişkileridir. O dil ise şunu söyler: “Benim iyi, başarılı ve mükemmel olmam yetmez; senin de o derecede kötü, başarısız ve berbat olman gerekir. Gerekir ki benim mükemmelliğim katlansın.”
Allah’ın nimetini neden bir kuluna uygun görüp başkasına uygun görmediğini bizim teşhis etmemiz ve hikmetini çözmemiz neredeyse imkânsızdır. Bunun için sonsuz işlem yeteneği gerekir çünkü kâinat bütün sonsuzluğuyla beraber birbiriyle koordineli çalışan tek bir organizma gibidir. Ancak şunu net olarak söyleyebiliriz ki her şey olması gerektiği gibi ve daha iyisi mümkün değil. Hem büyükler ne güzel bir ölçü koymuşlar: “Benimki bir kardeşiminki iki olsun dersen seninki üç olur.” var mı ötesi?
Zaman Haset zamanı değil hizmet etme zamanıdır. Kazanılan haklar var ise hak edene o hakkın teslim edilmesi gerekmektedir. Sonucun değişmeyeceğini bile bile direnmek gafletten başka bir fayda sağlamayacaktır.
Saygılarımla.
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR