Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
OMURLARDAKİ DARALMA BEL KAYMASI SANILABİLİR
Emekli öğretmenin hobisi ek gelire dönüştü
NKÜ’nün Somalili Yüksek Lisans Öğrencilerinden Domates Üretiminde Türkiye Rekoru

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

İŞ BİLENE CAN KURBAN…

Bünyamin Alptürk
İŞ BİLENE CAN KURBAN…
25.06.2019 / 11:01
Gazneli Sultan Mahmud, bir av merasiminden dönerken bir köyde, Ayas adında bir delikanlı ile tanışmıştı Ayas’ın söz ve davranışlarındaki farklılık, bunlardan yansıyan zekâ parıltıları karşısında Sultan Mahmud, bu delikanlıda bir cevher olduğunu sezmiş ve onu kendi rızası, ana-babasının izniyle Gazne’deki sarayına götürmüştü
Ayas, sarayda sultanın emriyle yoğun bir eğitim ve öğretime tabi tutuldu Tahminlerin ötesinde zeki ve başarılı bir genç olduğu görüldü Her öğretileni hemen belliyor, köyden gelmişliğini hissettirmemek için bir yanlışlık yapmamaya aşırı dikkat gösteriyordu
Sonuçta Ayas, Sultan Mahmud’un istediği nitelikte bir elaman olarak yetişti ve sultanın emrine girdi Kendisine hangi görev verilse hakkından geliyor, her işte hükümdardan tam not alıyordu Sultan Mahmud Ayas’ı keşfettiğine içten içe memnun oluyordu
Ayas, sarayda liyakat ve yetenek isteyen görevler için adı akla ilk gelen kimse olmuştu, Sultanın bir paye verdiği kimseler içinde en güvendiği, en gözde kişi Ayas tı Bunun için Sultan’ın maddi ve manevi iltifatlarına mazhar oluyordu Bu durum Ayas’la aynı rütbedeki vezirler ve diğer yüksek dereceli memurların kıskançlığına, Ayas hakkında ileri geri konuşmalarına sebep oluyordu Ama Sultan Mahmud her şey den haberdardı Bir gün vezirlerinin kumandanlarının katıldığı bir gezi düzenledi Bu gezi sırasında yakınlarından geçmekte olan bir kervan Sultan Mahmud’a, Ayas’ın değerini kanıtlamak için aradığı fırsatı verdi Sultan Mahmud, vezirlerinden birini çağırdı ve ona,
– Git, şu kervan nereden geliyormuş sor, dedi Vezir gitti sordu ve döndü:
– Sultanım, bu kervan Çin’den geliyormuş
– Peki, nereye gidiyormuş?
– Onu sormadım efendim
Sultan Mahmud bunun için bir başka vezir çağırdı ve ona,
– Git şu kervan nereye gidiyormuş öğren dedi Vezir öğrenip geldi:
– Sultanım Mısır’a gidiyormuş
– Anlaşıldı, yükü neymiş?
– Onu öğrenmedim efendim
Böyle kaç tane vezir denedi, kervan hakkında tatminkâr bilgi edinemedi Bunun üzerine mevcut vezir ve diğer yetkililere şöyle dedi:
Ayası çekemediğinizi, hakkında ileri geri konuştuğunuzu, gözden düşürmeye çalıştığınızı biliyorum Benim Ayas’a değer verişim sahip olduğu engin kabiliyetlerden, verilen her görevde gösterdiği ustalık ve beceriklilikten dolayıdır Beşinizin, onunuzun birlikte üstesinden gelemediği bir işi tek başına hak edebilmesi sebebiyledir En basiti şu kervan hakkında hanginizi gönderdimse yeterli bilgileri edinemediniz Hâlbuki daha önce böyle bir konuda Ayas’ı denedim, bir seferde tekmil bilgiyi, akla gelebilecek tüm soruların cevabını öğrenip beni aydınlatmıştı. İşte benim Ayas’ı tutmamın, ona farklı muamele yapmamın sebebi budur.
Tarihimizde bu ve buna benzer birçok yaşanmışlık olmasına rağmen, bugün acaba bu örneklerden ders alıyor muyuz, yoksa sırf birleri hoşnut olsun diye göz ardımı ediyoruz? Yorum sizin.
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR