Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Üniversitemiz Rektörüne Nezaket Ziyareti
GÜRKAN, “SINIR ŞEHRİ OLMANIN DEZAVANTAJI AVANTAJA DÖNÜŞTÜ”
Okullarda ilk ara tatil bugün başlıyor

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Rozetimi Çıkarttım Diyenlere…

Bünyamin Alptürk
Rozetimi ÇıkarttımDiyenlere…
20.08.2019 / 08:40
Çok şükür ki ilahi adalet var. Güçlünün
güçsüzü, haksızın haklıyı ezip
geçtiği şu zamanda yapılan zulümlere
suskun kalmayı tercih eden dilsiz
şeytanlardan elbet bir gün hesabının
sorulacağını biliyorum ve bu sonsuz
huzur içimi rahatlatıyor. Zira herkes
bir gün sonsuza dek susacak, o sustuğu
gün istese de konuşamayacak.
Bildiği halde sustuğunun hesabı illaki
sorulacak. O yüzden dünya menfaatleri
için, hırslarımız için, kıskançlıklarımız
için, ihtiraslarımız için “şeytanlığın
lüzumu yok”. Ölüm var, Ahret var,
sırat var, hiçbir şeyin gizli kalmayacağı
o büyük hesap günü var…
Bir gün bir aslan, bir kurt ve bir tilki
birlikte avlanmak üzere sözleşerek
dağlarda dolaşmaya başladılar.
Birbirlerine yardım edecek, böylece
bol bol av hayvanı yakalayacaklardı.
Gerçi bu iş aslanın ağırına gidiyordu
lakin sabrediyordu. Üçü birden dolaşıp
uzun süre avlandılar, derken bir
yaban öküzü, bir dağ keçisi bir de
semiz tavşan avladılar. Bir subaşına
geldiler, uzun süre dolaşmış, yorulmuşlardı.
Oturdular.
Aslan; “Ey kurt, bu avladığımız hayvanları
adaletli bir şekilde paylaştır,
adaleti yeniden ihya et” dedi.
Kurt kalktı, kendinden son derece
emin adımlarla yürüdü.
Yaban öküzünü aldı, aslanın önüne
bıraktı;
“Efendimiz”, dedi. “En büyüğümüz
siz olduğunuz için yaban öküzü sizin
hakkınız. Keçi orta boyda ve irilikte,
o da bana düşer. En küçüğümüz tilki
olduğuna göre tavşanda onun hakkıdır”
dedi.
Bu paylaşımın karşısında aslan öfkeyle
kükredi;
“Ey haddini bilmez gafil! Benim yanımda
kendine nasıl pay çıkarırsın?
Diyerek bir pençe darbesiyle kurdu
yere serdi.”
Sonra tilkiye dönerek:
“Ey tilki, bu avları adaletli bir şekilde
paylaştır bakalım” dedi.
Tilki önce aslanın önünde saygıyla
eğildi, sonra:
“Bu semiz öküz siz efendimizin kuşluk
yemeği, bunu kuşluk vakti yersiniz.
Keçi, siz büyük kralımızın öğle
yemeği için güzel bir yahni olur, onu
da öğle vakti yersiniz. Tavşana gelince,
o da size akşam yemeği olur, onu
da akşam afiyetle yersiniz” dedi.
Aslan gayet hoşnut bir şekilde:
“Ey tilki çok adil davrandın. Söyle
bakalım, böylesine güzel pay etmeyi
kimden öğrendin?” diye sordu.
Tilki, aslana fark ettirmeden her
ihtimale karşı birkaç adım uzaklaştı,
sonra kurnaz kurnaz gülerek;
“Kurdun başına gelenlerden efendim,
kurdun başına gelenlerden”
dedi.
İşte, tercih sizin, adil olmayan bir
davranış karşısında susmak mı? Yoksa
karşısında olmak mı?
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR