Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Kim dur diyecek
Başkan Çetin Muhtarlarla Bir Araya Geldi
DAHA YEŞİL BİR TEKİRDAĞ İÇİN KENTİMİZİ AĞAÇLANDIRIYORUZ

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Bir Varmış Bir Yokmuş

Bünyamin Alptürk
Bir Varmış Bir Yokmuş
06.09.2019 / 09:47
İnsan her sabah yeni bir güne
başladığında: Kimi giyeceği elbiseyi, kimi
alacağı krediyle satın alacağı evi arabayı,
kimi gideceği tatili, kimi kazanacağı
imtihanı, kimi daha fazla mülk edinmenin
yollarını arar. Kimi düğün gününü kimi
boşanma gününü, kimi borçlarını, kimisi de
muhakeme gününü düşünür.
Ama insanın hiç hesaba katmadığı,
muaf olduğunu zannettiği ölümü hiç aklına
getirmez. Bir çocuğun bir gün baba bir gün
dede, büyükanne olacağını hiç düşünmez,
hep öyle kalacağını zanneder. Zaten insan
akıbetini öleceği günü bilseydi eli kolu
bağlanır, ne ilimler olurdu, ne de dünyaya
tapınıp bel bağlardı.
Ömrümüzdeki yeni sabahlar, yarınlar
hiç bitmez ve ebedi gibi görünse de,
yarının hatta bir an sonra başımıza ne
geleceğini bilmiyoruz. Bir gün bakarsınız
o yarın gelmeyecek, ya bir kazaya, ya
bir saldırgana, ya bir cinnete, ya bir kalp
krizine kurban olursunuz. Kâr ettiğimizi
zannettiğiniz mülkleriniz bizi bir bez
parçasına sarılı olarak toprağın oyuğunda
yok ederken, sen değil terekeler bayram
ederler ama kalmaz kimseye terekesi, sana
kalır harekesi. Bir de doğal afetlerle bir
anda malınız ve canınız yok olur. Keşke
yok olurken ardımızda bıraktığımız aşikâr
veya gizlediğimiz günahların, faizlerin,
keyfi borçlanmaların, kul haklarımızda
beraberce yok olabilseydi. İşte insan
olmanın nefse hâkim olmanın, tekrar
dirilmenin yükü ve zorluğu bundan değil
mi?
Bir mezarlık alanına giderek nara
atınız. ‘’Nerede koca evlere, şehirlere
hatta dünyaya sığmayan, bileği
bükülmeyen insanlar. Kendini tanrı
zannedenler, zalimler, katiller, hırsızlar,
hayâsızlar neredeler?’’ Anbean mikro
çiftlerimize (ruhlarımıza) yüklenmiş olan
yaşantılarız zamanı geldiğinde önümüze
serilecek. Hani sen burada hafıza kartına
kaydettiğimizi uzak diyarlarda aynen
izliyoruz da ama nedense buna bir türlü
inanmak istemiyoruz, çünkü işimize
gelmiyor.
Yeniden dirilmeyi tasdik eden, ikaz eden,
Kuranı Kerimdeki ayetler var, hadisi şerifler
var. Ve bu gün bir dokunuşla bir işaretle
dirilen hareket eden ispat eden nice ilimler
var. Ama biz şeytanın ivmesiyle, daha
çok gördükçe daha çok isyan ve inkâr
ediyoruz. Düşünen insana sadece bu gün
değil yarın da lazım.
Dünyanın en zengin, en engin ve en
mutlu insanları kul hakkı, borcu ve serveti
olmayan akıllı fakirlerdir. Dünyanı en fakir
insanları da kredi kartı taşıyan, servet
peşinde koşan akılsız egoist zengin
insanlardır.
Yunus suresinin 7./8. ayeti kerimesinde
mealen, ‘’Şüphesiz bize kavuşacağını
ummayan ve dünya hayatına razı olup
onunla yetinerek tatmin olan kimseler ile
ayetlerimizden gafil olanlar var ya; işte
onların kazanmakta oldukları günahlar
yüzünden, varacakları yer ateştir. ‘’ İkazı
yapılmıştır.
İnsan olana bir cümle yeter, insan
olmayana cümle âlemin bin cümlesi,
ibreti, ikazı yetmez. İbresi bozuk olanlar
başkalarının da ibresini bozarlar.
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR