Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal eden 47 bin 831 kişi hakkında işlem yapıldı
Trakya’da 65 yaş ve üstü vatandaşlar sokağa çıkarak bayramın keyfini yaşadı
Tekirdağ’daki Elmas nine, Trabzon’daki torunlarıyla telefonda görüntülü bayramlaştı

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

FIKRA

FIKRA
03.04.2020 / 11:00
Günlerden bir gün adamın biri kabadayılık yapmak istemiş. Her zaman oturduğu kahvehaneye emaneten Kemo diye biri bakarmış. Kabadayılık yapmak isteyen kişinin adı da İnce imiş. İnce “Nasıl olsa bu kahvehaneye Kemo emanet olarak bakıyor. Yeter artık, bundan sonra ben bakacağım.” diyerek hışım ile kahvehaneye gitmiş ve bir nara atmış: “Heyt! Var mı ulan bana yan bakan?” Kimseden ses çıkmamış. İnce, Kemo’nun orada olduğunu biliyormuş. Kemo’dan ses çıkmayınca onun korktuğunu zannederek tekrar nara atmış. Kemo etrafındaki birkaç kişi ile ayağa kalkıp “Ben sana yan bakıyorum.” demiş. Manzarayı gören İnce koşa koşa Kemo’nun yanına gitmiş. Bir nara daha atmış: “Heyt! Var mı ulan ben ve bu abiye yan bakan?” Tabii kimseden ses çıkmamış.
Kemo, İnce’ye “Bak kardeşim, sen bana güven. Yakında ben seni zirveye çıkaracağım.” demiş. İnce sormuş “O zirveye sen niye çıkmıyorsun?” Kemo da “Ben çıkarsam bu kahvehanedekiler sahipsiz kalır.” demiş. İnce “Ben onlara sahip çıkarım.” demiş fakat Kemo “Yahu İnce sen iyilikten hiç anlamıyorsun. Benim kıymetimi bil yoksa senin yerine başkasını zirveye çıkarırım.” deyince İnce de “Tamam, tamam.” demiş ve ona güvenmeye başlamış.
Kemo kendisinin zirveye çıkamayacağını biliyormuş çünkü zirveye halkın isteği ile çıkılıyormuş. Zirvenin başka bir talibi daha varmış. O insan halk tarafından çok seviliyormuş. Kemo bu şekilde İnce’den kurtulmak istiyormuş ki İnce bir daha kahvehaneye talip olmasın.
Zirveye seçilme zamanı gelmiş, yarışma başlamış. İnce gece gündüz demeden koştura koştura incelmiş de incelmiş. Zavallı İnce tabii ki zirveye çıkmak için birçok yalan söylemiş belki halkı kandırırım diye fakat kimseyi inandıramamış. Çünkü millet Kemo’dan yalan dinleye dinleye bıkmış yalandan. Tabii İnce’nin düştüğü durum Kemo’nun hoşuna gitmiş.” İşte bu şekilde kurtulmuş olurum ondan.” demiş şeytan Kemo.
Artık seçilme zamanı gelmiş. Millet çok sevdiği, değer verdiği insanı seçmiş. İnce zirveyi kaybetmiş.
Tekrar Kemo’nun yanına gitmiş. Kemo İnce’ye “Sen artık hiçbir işe yaramazsın. Git bir kenarda otur.” demiş. İnce hayatında hiç bu kadar incelmemiş.
Eğer İnce beni dinlerse ona bir yol göstermek isterim. Kemo gülleri hiç sevmez. Bir zamanlar gülün birine bir tekme vurmuş, ta uzaklara fırlamış.
Şimdi beni iyi dinle İnce. Aslında ben seni sevmiyorum ama Kemo’yu hiç sevmediğim için sana yol göstermek istiyorum.
Hani demişler ya düşmanımın düşmanı dostumdur, o yüzden sana yol göstereceğim.
İnce kardeş, sen eline bir sarı gül al Kemo’nun yanına git. Kemo sarı gülü hiç sevmez çünkü gülleri sevmek için bülbül olmak lazım. Kemo bırak bülbül olmayı karga bile olamamış. Hem bahsettiğim sarı gül halk tarafından seviliyor. Sen sarı gülün sayesinde Kemo’nun hakkından gelebilirsin.
Aslında sarı gül demişken, sarı gül iyi birisi. Kemo’dan önce sizin kahvehaneye bakan birisi vardı. Kemo uyduruk bazı hilebazlıklarla kahvehaneye bakan adamı çok zor durumda bıraktı. Sarı gül o dönemlerde kahvehaneye talip oldu fakat başarılı olamadı.
Kahvehanenize bakan o insanın çok sevdiği bir savcı varmış. Bu savcı çok yetenekli, çok değerli, inançlı ve vatansever birisiymiş. Kahvehaneye bakan Kemo’nun iftiralarına maruz kalan önceki şahıs ayrılınca onun yardımcısı savcı “Ben bu hilebaz Kemo ile çalışmam.” diyerek kahvehaneden temelli ayrılmış.
Savcı kardeşim Kemo’ya parmak sallayarak “Ulan Kemo, dua et ben anadan doğma savcıyım. Gerçek savcı olsaydım senin benden çekeceğin vardı.” demiş.
Allah onun yar ve yardımcısı olsun, kendisini çok severim. Savcı kardeş fıkra anlatmayı sever. Olur ya bir gün karşılaşırsak ona ne fıkralar anlatırım.
İnce kardeş kusura bakma savcıdan bahsedince seni biraz unuttum çünkü savcıdan bahsedince insan her şeyi unutuyor.
Sen sarı gül ile beraber çalış. Siz sarı gül ile beraber Kemo’nun üstüne varırsanız başarılı olursunuz. Olur ya kahvehaneyi Kemo’dan kurtarırsanız bencillik yapmayın.
Sarı gül yetenekli birisidir. Sen de onun kadar yeteneklisin. Sana kötülük yapan Kemo’dansa sarı gül ile çalışsan daha iyi olur. Kolay gelsin.

Yanlış yaptın Kemo arkadaşına
Adamı incelttin inceden ince
Sanki tokmak vurdun onun başına
Adamı incelttin inceden ince

Zannetme bu devran sana kalacak
Gün gelir senin de işin bitecek
O tokmak senin kafana inecek
Sen de incelirsin inceden ince

Sen İnce’yi zirve ile kandırdın
Hem kandırdın hem ateşte yandırdın
Bekle dedin bir kenara gönderdin
Adamı incelttin inceden ince

Selim der ki İnce git sarı güle
Beraber yönünü çevir bülbüle
Artık Kemo size yapamaz hile
Siz onu inceltin inceden ince
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR