Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Toplu Konut Alanları İle İlgili Önemli Duyuru
Keşan Belediyesi’nin çalışma saatleri 09:00-17:00 olarak güncellendi
İzzetiye’den istanbul’a “Yöresel” lezzet yolculuğu

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

GEÇMİŞİ HATIRLAYALIM -2-

GEÇMİŞİ HATIRLAYALIM -2-
26.11.2020 / 11:10
Ninem ertesi gün erkenden kalkar kalkmaz eski ismi Morofka olan köydeki tanıdıklarına varmış. Belirtmekte fayda var; o köy ile bizim köyün arası yürüyerek dört saat mesafede. Ninem niçin oraya gittiğini, arzusunu, misafir olduğu yakınlarına anlatmış. Ertesi gün dört teneke arpayı bir çuvala koyup ninemi yolcu ederler. Ninem o gün akşama kadar ancak Hive adlı köye ulaşır. Hive denen köy, Morofka ile bizim köy arasında bulunmakta. Bir duvarın kenarında oturup başını çuvalın üzerine koyarak uyumaya başlamış. Bir müddet sonra eşiyle beraber oradan geçmekte olan adamın birisi “Sen kimsin? Neden burada yatıyorsun?” diyerek nineme seslenmiş. Ninem başından geçenleri adama anlatır. O şahıs ve eşi o gece ninemi evlerinde misafir ederler.
Ertesi gün yola koyulan ninem yükünün vermiş olduğu yorgunlukla akşam saatlerinde anca evine varır. Yorgun ve halsiz geçen iki günün ertesinde köyün muhtarının vermiş olduğu bir teneke arpayı da ilave edip ilçemiz olan Göle’ye doğru yola çıkar. Göle ile bizim köyümüz Tahtakıran’ın arası yürüyerek iki saat mesafede. Ninem sırtında, çuvala koyduğu beş teneke arpa ile Göle’de bulunan ofise gider. Ofis memuru çuvalı açtıktan sonra nineme bağırır. “Bu ne biçim arpa? İyi savrulmamış. İçinde saman var, çöp var. Bunları götür, başka arpa getir.” Ninem gözyaşları içerisinde çuvalı sırtlayıp kenar mahallede bulunan bir evin kapısını çalarak başından geçenleri ev sahiplerine anlatır. Bir leğen ve bir kilim ister. Göle’nin alt tarafından geçen derede arpayı yıkayarak kilimin üzerine serer. Kuruması için iki gün arpanın yanında uyur. Üçüncü gün arpayı alıp ofise gider. Ofis memuru arpayı tartar, arpa yıkandığı ikin iki kilo eksik gelir. Eksik gelen arpanın yerine yünden örülmüş olan çuvalı alır. Ninem tam çıkacağı zaman ofis memuru onu yanına çağırır, ayağını sandalyenin üstüne koyup ninemin eteğiyle ayakkabısını sildikten sonra “Tamam, gidebilirsin.” der.
Ninemin anlattıklarını gözyaşları içerisinde dinledim. “İşte Halk Partisi, halkçılık budur oğlum.” dedi.
Bu anlatılanlar sadece ninemin başından geçenler. Acaba zalimlerin hüküm sürdüğü o karanlık dönemde kimlerin başından ne hadiseler geçmiş? Düşünmesi bile dehşet verici.
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR