Trakya Demokrat Gazetesi - DR. FUAT ALİ ÖRSAN
Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Bayramda midenizi koruyacak 15 öneri
Bisanthe Photo’da dereceye giren isimler belli oldu
Ptt’den Kurban Bayramı’na Özel Kampanya

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

DR. FUAT ALİ ÖRSAN

DR. FUAT ALİ ÖRSAN
09.11.2013 / 09:04


Dr. Fuat Âli Bey babamın babası, yani benim büyük babamdır. 1872 - 1951yılları arasında yaşadı. Ben 10 yaşındayken, 1951’de 79 yaşında öldü.



Büyükbabamı çok iyi hatırlıyorum. Çok iyi hatırladığım 3 sahne var; Bakırköy’de İstasyon Caddesi üzerindeki evin içindeki hali, o evin küçük arka bahçesinde arılarla uğraşırken görüntüsü ve Terkos’ta beni Şimendifere bindirdiği zamanki hali.



Büyükbabamın çok iyi bir insan olduğu muhakkak. Bir de belirtmek isteğim şey şu: Büyükbabam devamlı kitap yazardı. Yazdıkları Arıcılık, Tavukçuluk ve sebzecilikle ilgili idi. Kitapları Türkiye’de çok tanınmıştı. Öylesine tanınmıştı ki o 1951’de öldükten sonra da senelerce satmaya devam etti. Ailesi büyükbabamın kitaplarından menfaat sağlamayı hiç düşünmedi. Yayınevi kitaplarını yıllarca basmaya ve dağıtmaya devam etti. Bu durum bizi çok mutlu etti. Hala satıyor. Bugün dahi Google’da Fuat Ali Örsan ismini ararsanız satılmakta olan kitaplarına rastlarsınız. Çok hoş bir şey bu. Hatta son yıllarda bir defa işportada kitaplarına rastladım ve hemen satın aldım.



Büyükbabamı Rasin Ağabeyim herhalde hepimizden daha iyi tanıyor. Bu nedenle Dr. Fuat Âli Bey hakkında yazdıklarını ağabeyimin "Kaybolan Bakırköy" adlı kitabından aktarıyorum



........Dr. Fuat Ali bey ise, Batı Rumeli Ordularının umumi ricati boyunca vazifesine devam etmektedir. Hem cerrahlık yapıyor, hem de bir gözü İstanbul yollarındaki karısında, çocuklarında. Sahra hastahanesi düşman ateşi altına düşmüştür. Doktor binbaşı yine çalışıyor, yaralı Mehmetçiklere bakıyor, kesilecek ne varsa kesiyor. Morfin bitmiştir. Dr. Fuat Ali bey yine kesiyor. Hastahaneyi geri hatlara taşıyorlar. O yine kesiyor, diyagnoz yapıyor, teselli ediyor.



O kargaşalıkta İstanbul’dan bir paşa gelmiş. Mirliva Fevzi Paşa isminde genç bir kumandan. Panik içinde çekilmekte olan kuvvetleri derlemiş toplamış, yeni mevzilere yerleştirmiş. Tepelere makineli tüfekler koydurmuş. Bir de bakmışlar ki cephe stabilize olmuş. Düşman taarruzu durdurulmuş. Sırplar Fevzi Paşa karşısında takılıp kalmışlar.



Babamın babası bu bölgesel başarıyı bize anlatırken "Mareşal Fevzi Çakmak iyi bir askerdir. Gözlerimle gördüm, bizi kurtardı, moralimizi yükseltti." derdi.



Ve sonrası;



Ailemizin yine talihi varmış. Dr. Fuat Ali bey, İclal hanım ve çocukları İstanbul’a ulaşıyorlar. İmparatorluğun başşehri karınca yuvası gibi insan kaynıyor.



(Devam edecek)

Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR