Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
24 Haziran’da Oy Kullanmaya Sağlık Engel Değil
MAKİNA MÜHENDİSİ MÜMİN KESKİN:
EDİRNESPOR FİNAL YOLUNDA

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

TRAKYALI ARICILAR VE BELEDİYE BAŞKANLARIMIZIN DAĞARCIĞINA -2-

TRAKYALI ARICILAR VE BELEDİYE BAŞKANLARIMIZIN DAĞARCIĞINA -2-
03.12.2013 / 09:06


Tekirdağ İlimiz Ereğli’sine bağlı Yeğen 1 sitesinde, Yönetim kurulu başkanlığı ve Müdürlük yapan, Tekirdağ Emniyetinde Şube Müdürü Volkan Beyin rahmetli babası Utkan Balkan Bey’de, Kırklareli’nden 100 adet ıhlamur fidanı satın alarak, sitede yol kenarları ve dere boyuna diktirmiştir. Halen sitedeki 50-60 civarındaki arılar bunların balözü ve polenlerinden, kapısı önünde olan site sakinleri de ıhlamur çiçeği çayı için çiçeklerinden, Haziran başında site sakinleri ve ziyaretçileri de kokusundan faydalanmaktadırlar.



60-70 yıl evvel ulusal basında okuduğumu anımsıyorum. Almanya’da galiba Frankfurt şehrinde ıhlamur altı denilen bir caddede; ıhlamurların çiçek açtığı devrede, ta Amerika’dan Atlas okyanusunu aşarak turistlerin bu caddeye ıhlamur kokusunu almak için geldiklerini okumuştum.



Ağaç dikmenin faziletlerinden nimetlerinden bahsederken şu konuyu da yadetmeden geçmeyeceğim. 1930 senesinden 1938 yılına kadar ilk ve ortaokul öğrenciliğimde, her sene Ağaç bayramında, birer fidan sağlayarak, Tokat’ın kışla semtinde bulunan, kolordu kumandanlığı karargahının bulunduğu sırtlara, öğretmen ve idari memur, hademeler nezaret ve yardımları ile fidan dikerdik. Ertesi sene aynı yere gittiğimizde tutmuş, yeşil tek fidan göremezdik. Sebebi dikildiğinden sonraki ilgisizlik, bakımsızlık ve susuzluktu. Arada sırada halen Tokat’a gittiğimde, gözlerim o sırtlara kayar, diktiğimiz fidanlardan dallanmış budaklanmış bir yeşillik ara o günleri anımsar üzülürüm.



Sonra şehre girince, her tarafı sert kayalıklardan ibaret Gıjgıj dağına bakar, orman mühendisi Kemal AŞK zamanında, orman müdürlüğünün, Tokat’ın o meşum sel felaketlerinden kurtarılması için, kayaların murçla delinerek dikilmiş olan fidanların orman gibi boy attığını görür rahatlarım sevinirim.



Ağacı dikmek değil, diktikten sonra bakmaktır marifet.



Yine döneceğim Marmara Ereğlisi’nin yeğen sitesine. Sitenin birinci cadde 8. sokağında şu anda ismini anımsayamadığım Orman mühendisi emekli avukat bir komşumuz vardı.



Sitede yol kenarlarına dikilerek iyi bakım ve gözetim altında büyüyen ıhlamur fidanlarından da esinlenilerek, sitede dere boyuna, sahile ve de spor sahası etrafına yüzlerce Akasya fidanı getirterek diktirdi. Senelerce ilgisizlik ve bakımsızlıktan ve de spor sahasında otların sigara ateşi ile tutuşup yanmasından yüzde biri kalmadı. Orman idaresinden siteye getirilen bin küsür akasya fidanlarından.



Bendenizde bu gayretlerden esinlenerek, siteye girince sağ taraftaki birinci sokağın berisinde, şimdiki yeğen emlak yazıhanesinin bulunduğu yerin önüne, saksıda kendi gelen bir dişbudak tohumundan büyüttüğüm 1 fidancığı diktim. Senelerce gelip geçerken su verme, hereğe bağlama, budama gibi bakımlarını yapmaya çalıştım. 2-3 yıldır gitmemiştim. Bu sene ramazanda gittiğimde, oradaki yalnızlığımı en çok paylaşan, o ağacın gölgesi oldu. Yeni buluğa ermiş çocuk gibi ne kadar büyümüş serpilmiş.



Orada en güzel ve mutlu anlarım, bastonuma dayanarak koyu gölgesinde, çöplü külahsı dondurma yemek oldu.



Sözü arıdan, arıcıdan, baldan, Belediyeden, polenden, akasyadan, ıhlamurdan açmıştık. Yine uzattık. Kusura bakmayın.



"gençler hayalleri umutları ile, yaşlılar anılar ile yaşar" ara sözünü boşuna söylememişler.



Önümüzdeki günlerde değerli okuyucu ve arıcılarımıza, yarım asır önce yayınlanmış bir kitabımdan, AKASYA ve IHLAMUR hakkındaki yazılarımı aktaracağım.

Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR