Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Süleymanpaşa’nın en büyük ve engelsiz parkında sona gelindi
Ar-Ge İnovasyon Zirvesi’nde Trakya Projelerine Büyük İlgi
Başkan Albayrak  Çalışmaları İnceledi

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

NİZAMETTİN KAYRAL’IN ÇALIŞMALARI

NİZAMETTİN KAYRAL’IN ÇALIŞMALARI
27.12.2013 / 09:18


1973 yılında, Ziraat Bankası Postası gazetesini çıkaran, son saat gazetesi sahibi Selim BİLMEN’in bankaya satışını yaptığı ve bankanın da çiftçi mudilerine verdiği 462 sayfalık, "Son Sistem Arıcılık" kitabının biyografi ve önsözüdür.



NİZAMETTİN KAYRAL



1923 Yılında Tokat’ta doğmuştur. Tarım Bakanlığındaki görevine Manisa Beydere Teknik Ziraat Okulunda Öğretmenlikle başlamış ve Türkiye Arıcılık Enstitüsünün kuruluşundan lağvedilişine kadar Teknoloji şubesinde çalışmıştır. Halen İstanbul Ziraat Baş Müdürlüğünde görevlidir. Bir süre "Zümrüt Reşadiye" isimli mahalli haber, Tarım ve Kültür Gazetesini çıkarmıştır. Tarımsal ve Kültürel 8 dergide ve "Yeni İstanbul" Gazetesinde yüzlerce makalesi çıkmış ve son 4 yıldır da İstanbul Radyosundaki arıcılık konuşmalarını hazırlamıştır. Arıcılık konusunda 1951 yılında "Tecrübelere Müstenit Fenni Arıcılık", 1960 yılında "Fenni Arıcılığın Esasları", 1969 yılında "Yeni Teknik Arıcılık" isimli kitapları basılmış olup, "Yeni Teknik Tavukçuluk", "Arı Sütü ve Polen Üretimi" kitabı baskıdadır. Meslek hayatında yüzlerce arıcılık kursu açmış ve binlerce teknik arıcı yetiştirmiştir. 25 yıldan beri aralıksız olarak bilfiil kendisi de arıcılık yapmaktadır. Elinizdeki bu "Son sistem Arıcılık" adlı son eseri, bugüne kadar çıkardığı arıcılık kitaplarının bir muhasalası ve bu alanda derlenmiş, denenmiş yeniliklerin arıcılıkla meşgul olanlara ve olacaklara bir hediyesidir.



ÖNSÖZ



İktisat ve Ticaret tarihinde yağ ve bal memleketi olarak tanımlanan yurdumuzun her yanı, bulunduğu iklim kuşağı ve coğrafi yapısının özelliği ile dünyanın arıcılığa en müsait en elverişli bölgelerinden biridir.



Bu doğal olanaklarımıza rağmen yurdumuzdaki arı ürünleri üretimi komşularımızla ve diğer bazı ülkelerle kıyaslanamayacak kadar geridir.



Türlü yönleri ile aile ve yurt ekonomisinde ve milli sağlığımızda çok önemli etkenleri olan arıcılığımızın gelişmesi hususunda son yıllarda kamu ve özel teşebbüs erbabınca yapılan çalışmalar da oldukça kıvanç verici olmakla beraber, daha aktif metodlar içinde atılımlar yapmak gerekmekte olduğu da gözden kaçmamaktadır.



Her gün yeni yeni buluşlarla karşılaşılan asrımızda, arıcılık alanında da bütün dünyada gelişmeler olmakta, çoğu zaman ise biz bunlardan haberdar bulunanamamaktayız.



Esef ve üzüntü ile kaydedelim ki dış ülkelerden pek yüksek fiyatlarla talep edilen arı zehirinin nasıl üretileceğini bile çeyrek asırdır arıcılığın hem de kamu sektörü içinde bulunduğumuz halde öğrenmek olanağını bulamamış durumdayız.



Yurdumuzda arıcılık konusunda neşredilen kitaplar (kendimizinkiler de dahil) çok eski tercüme eserlerin birer kopyasından ibaret olup hemen hemen hepsi az çok farkla biribirine benzemekte, bir evvelkinin tekrarından ibaret kalmakta ve yurdumuz koşullarında yapılmış araştırma ve deneylerden mahrum bulunmakta arıcılarca özlemle beklenen, aranan yenilikleri getirememektedir.



Yedi iklim bölgesine ayrılmış geniş ülkemizde, Türk köylüsünün sosyal yapısı, türlü koşullar ve olanaklarına uygun tarzda yeni kovan tipleri üzerinde bir tetkik ve araştırma yapılamamış olduğu gibi donmuş balların safiyeti ve tabiiliği hakkında da halâ halkımız uyarılamamış bulunmaktadır.



Şekerin insan sağlığını tehdit eden besinlerin başında gelerek, tedavisi gayri kabil hastalıklar meydana getirdiği her gün biraz daha anlaşılırken, halkımız iyice aydınlatılamadığından, safiyet ve tabiiliği ile besin değerinin hiç değişmediği ilmen sabit olan donmuş (Grenüleşmiş - Şekerlenmiş - Kremalaşmış) ballara hileli nazarı ile bakılarak, şekerin yerine balı ikâme edememektedir.



Tarihi ve dini gelenek ve duygularla balın değerini ve şifalı hassalarını bilen halkımız donmuş ballara yanlış bir görüş ve duyuşla şüphe ile bakarak yiyemezken, üretici elindeki ucuz saf ve tabii çiçek ballarını satamayarak arılarına iade etmektedir.



Bal, mum, arı sütü, polen, prepoli, arı zehiri ve oğul arılarına karşı halkımızın ve dış ülkelerin ilgisi her yıl biraz daha artmakta ve arıcılık çok cazip ve kârlı bir iş kolu olarak kendini göstermektedir. Yurdumuz koşullarında ilmin ve tekniğin ışığı altında yapılan Teknik Arıcılıkta bir fenni kovan senelerin ve kovanların ortalaması olarak 10 kilodan 100 kiloya kadar bal, 5 gramdan 150 grama kadar arı sütü, 1 kilodan 10 kiloya kadar pollen ve 1 adetten 3 hatta 5 adede kadar oğulu bir yılda verebilmektedir. Balın kilosu 15-50, arı sütünün gramı 15-100, Pollenin kilosu 400-1000 ve arı oğulunun adedi 50-250 lira arasında yerine ve alıcısına göre müşteri bulabildiğine göre modern bir arı kovanının sağlayacağı kazancı, kaç dekarlık bir tarlanın sağlayabileceğini siz hesaplayınız ve kıyaslayınız.



Arıcılık konusundaki şu son kitabımızın da Türk arıcılarının bu konulardaki tüm susuzluğunu gideremeyeceğini bilmekle beraber; bir bölgedeki eski ve kıymetli pratik arıcıların bildiğini diğer bölgelerdekine aktarmak, yabancı memleketlerdeki kıymetli ve değerli eserlerden bugüne kadar yurdumuza sokulmamış olanları seçerek verebilmek ve gerek kendi gerekse diğer komşu ve tanış arılıklarında, yaptığımız deneylerimizi açıklamak hususundaki ciddi ve samimi çalışma ve çabalarımızdan okuyucularımızın şüphe etmeyeceklerini umuyorum.



Öğretici kitapların mümkün olduğu kadar kısa ve özlü olacağı hususundaki inancımızı hiçbir zaman yitirmedik. Bu kitabımızda da bu hususu daima göz önüne aldık. Fakat ilâve edilen yeni yeni konular kitabın hacmini belki biraz arttıracak, fakat umuyoruz ki arıcılarımızın ilgisini dağıtmayacak, toplayacaktır. Temennimiz eski ve yeni arıcılara biraz daha kuvvetlice ışık hüzmeleri göndermek ve bizden sonrakilerin bundan daha iyi ve değerli eserler vererek arıcılara bir başucu kitabı kazandırmalarına vesile veya yardımcı olmaktır.

Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR