Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Yarıyıl tatilini verimli geçirmenin en iyi 12 yolu
Bir Kültür Varlığımız Daha Tekirdağ’a Kazandırılıyor
İlan ve Reklam Vergisi Ödemelerinde Son Gün 31 Ocak

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

AHMET KAYA NEYİN ÖDÜLÜNÜ ALDI?

AHMET KAYA NEYİN ÖDÜLÜNÜ ALDI?
30.12.2013 / 09:55


12 Eylül 1980 ihtilali yeni bitmiş. Gençlerin dilinde bir şarkı pelesenk olmuş.



"Beni burada arama anne, kapıda adımı sorma. Saçlarına yıldız düşmüş, koparma anne. Ağlama." Bu şarkı herkesin dilinde ama söylemek yasak, şiir üzerinizde bulunursa, o da yasak. Hatay-Kırıkhan’dayım. Soruyorum;



- Neden yasak?



-Çünkü hapiste bir solcu bu şiiri yazmış



-Peki bunu söyleyen solcumu veya hapis yatmış mı?



-!!!!!!!!!!!!!!!



80 harekatından sonra, solcu bir genç idama mahkum ediliyor. Hapisteyken yukarıda dizelerini okuduğunuz, "şafak türküsü"nü yazıyor. Annesi de buna mukabil, "oğula hasret türküsü"nü yazıyor. Gencin ve annesinin yazışmalarını okuyan hapishane yönetimi, cezasını idamdan müebbete çeviriyor. (daha sonra müebbet türküsü diye bir şiir daha yazıyor.) Bu şiirleri halkla buluşturan kişi, Nevzat Çelik’tir. Bu yazarın "Su çürüdü" ve "gazetecinin şairle söyleşisi" gibi çok vurgulu şiirleri var. Gelelim Ahmet Kaya mevzusuna;



O dönemde, kalın sesine bir vurgu katan Ahmet Kaya, Nevzat Çelik’in "şafak türküsü" ile popüler oluyor. Kırıkhan’da bu şarkıyı söyleyemezsin, yasak. Zamanla yasaklar kalkıyor. Ondan sonra Ahmet Kaya, bu şiirlerle popülerliğini arttırıyor. Bu vatandaş önce, magazin gazetecileri derneğinde tehditvari cümleler kullanıyor ve olay çıkıyor. Teröristbaşının posteri önünde çekilmiş konser fotoğrafları ve zafer işaretleri basında yer alıyor. Hakkında soruşturma açılıyor. Almanya’ya giden bu kişinin ulusal gazetede yer alan bir söylemine rastlıyoruz. "Arabamı ş.......zlerin memleketinde unuttum" Bir adam ekmeğini yediği, ünlü olduğu ülkesinin insanlarına "ş......z" diyorsa, söyleyecek kelimem yok.



Nevzat Çelik ne yapıyor? ; Tekirdağ’da benim eskici isminde kitabevi sahibi bir arkadaşım var. Bir gün ona neden o kadar şair ve yazarı Tekirdağ halkıyla buluşturduğu halde Nevzat Çelik’i getirmediğini sordum. Çok alkol aldığını ve zor şartlarda yaşadığını söyledi. Bir yanda onun şiirleriyle zengin ve popüler olan, ülkesini terk edip giden bir kişi, diğer tarafta kalemi ve edebi kabiliyeti yüksek, dramatik hayat süren bir şair.



Ahmet Kaya artık yok. Ama önemli bir ödül töreninde ödüle layık görülüyor. Ben de soruyorum;



Bu kişi ne yapmış? Şiir mi yazmış, bir davanın ifadelerini kendi adına mı yansıtmış, yardımseverliği ile ön plana mı çıkmış, ideolojisi mi varmış, ülkemizi uluslararası alanda temsil mi etmiş? Sesi güzelmiş, müzik evrenselmiş. Bana ne ya… Eğer benim ülkemi, benim insanımı ayrıştıracak söz ve hareketlerde bulunuyorsa, bu sanatın evrenselliğini göz ardı etmektir. Bir şair veya yazar, duyguları, yaşamı ve ideolojilerini kalemine veya sözlerine yansıtır. Eğer o söz veya yazılar kişinin kendisinin değilse, hiç bir şeyi savunup ön plana çıkarmaya hakkı yoktur. Bu benim bakış açımdır. Takdir okuyucunun.

Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR