Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Ertuğrul Fırkateyni faciası  Yarbay Ali Bey anıtı önünde anıldı
İşsizlik rakamları açıklandı
MERMERCİ  AHMET AVCI:

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

HÜKUMET ÖZAL’IN DÜŞTÜĞÜ TUZAĞA DÜŞMESİN

HÜKUMET ÖZAL’IN DÜŞTÜĞÜ TUZAĞA DÜŞMESİN
08.01.2014 / 08:35


Ben sürekli geçmiş tarihimizle ilgili kitap okur, araştırırım. Bu da bana olaylara daha perspektif açıdan bakarak sağlıklı yorum yapma imkanı tanıyor. Bu incelemelerim neticesinde kesinlikle emin olduğum bir şey var ki, Türk ve İslam alemi hiç kimseden çekmedi Araplardan çektiği kadar.



Yıl 1984-85, Anavatan partisi adeta altın çağını yaşıyor. Turgut Özal, Bulgaristan’a kafa tutarak, ünlü dünya şampiyonu halterci Naim Süleymanoğlu’nu Türkiye’ye getiriyor ve ardından ülkeye göçmen akını başlıyor. Buraya kadar bir sıkıntı yok. Asıl sıkıntı Güneydoğuda başlıyor.



Bu göçlerle yetinmeyen Turgut Özal, Kendi Türkiye’mizde zor şartlarda yaşayan Kürt vatandaşlarımıza sahip çıkmadığı gibi, Kuzey Irak’tan Mesut Barzani ve Celal Talabaninin aşiret akrabalarının Türkiye’ye ilticasını sağladı. Ardından Leyla Zana’nın mecliste Kürtçe yemin girişimiyle, bunların meclise girmesine neden olan Özal döneminde, resmen PKK terörü ülkemizde başladı. Diyarbakır da gayri-resmi başkentleri oldu. Kendi meclisimiz, Cumhurbaşkanlığımız, başbakanlığımız dururken, yurt dışından gelen bazı bürokrat, siyasi parti temsilcisi ve sivil toplum kuruluşları önce Diyarbakır’a gitmeye başladı. Yazılı ve görsel basında, hırsızlık, cinayet, kapkaç, uyuşturucu, terör, canlı bomba gibi bir haber duyduğumuzda, çoğunlukla bunların Diyarbakır nüfusuna kayıtlı olduğunu duyduk, okuduk. AMA ASLINDA BUNU YAPAN DİYARBAKIR VATANDAŞI DEĞİL, KUZEY IRAK’TAN GELEN PEŞMERGELERİN AKRABALARI. ÇÜNKÜ BUNU BANA 60 YAŞLARINDA BİR DİYARBAKIRLI SÖYLEDİ. "ARTIK DİYARBAKIR’DA DİYARBAKIRLI’LAR BARINDIRILMIYOR." DEDİ.



Aynı sıkıntı şu an Hatay’da yaşanıyor. Yine Özal zamanında getirilen Afganlılar’a özel villa tipi lojman yapılmış, altlarında ahır yok diye, reddetmişlerdi. Özal da bunlara altlarında ahır olan evler yaptırmıştı. (bu binaların yapımında usta olarak çalışmıştım.) Şimdi Hatay halkı Afganlardan muzdarip.



Şu andaki hükümet de aynı hata ile karşı karşıya. Tekirdağ’a gelen Suriye’lilerin cepleri dolar ve euro dolu. Ellerinde adresler hazır. Bu da gelişleri önceden planlanmış gibi görünüyor. Benim akrabalarım, Hatay’ın Kırıkhan ilçesine bağlı kamberli kale köyünde, Amik gölünün kıyısında yaşamaktalar. Köyden bakınca Suriye evlerini görürsünüz. Eskiden bu köyden sadece kaçakçıların silah sesi duyulurdu. Şimdi her taraf ölüm kokuyor. Tarihte olduğu gibi, "besle kargayı oysun gözünü" misali yine en büyük darbeyi bu araplardan yiyeceğiz. Asla Suriye’li Araplara güvenmem. Çünkü onlara yakın yaşadım. Kırıkhan halkı da sevmez. Bu yüzden Arap iskanı denen şehir içinden uzak iskan evlerinde yaşarlar. Edirne’ye gelen Bilge köyü mağdurları BDP’Yİ kurmuş, Lüleburgaz’da yapılan 1 Mayıs gösterilerinde olay çıkarmaya çalışmış, sağ duyulu polis ve sendika yöneticileri tarafından bir olay önlenmişti. Tekirdağ 1 Mayıs’ta da aynı şeyi yapmaya çalıştılar. Şimdi bir de Suriyeli Araplar geldi. Allah ülkemizi şer odaklarından korusun. Ama şunu söylemek isterim ki; Onlarla bir dönem iç-içe yaşadığım Suriyeli Arapları asla sevemedim ve asla güvenmiyorum. Umarım hükümet idarecilerimiz de gereken tedbirleri almıştır. Ben 12 Eylülü yaşadım, PKK dönemini yaşadım, bir de tarih boyunca Türk ve İslam alemini sırtından vuran Arap terörünü yaşamak istemiyorum. Trakya aynı acıları yaşamasın. İkinci Özal dönemi olmasın. Artık terör, kaos ve iç çatışma değil huzur hakim olsun güzel ülkemin güzel insanlarına. Barış dolu bir Türkiye ve Dünya diliyorum sevgili okuyucular.

Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR