Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Vitaminlerle ilgili şaşırtıcı gerçekler
KPSS’SİZ MEMUR ALIMI HABERLERİNE İTİBAR ETMEYİN
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar,

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

ORGANİZASYONDA ÇORLU VE TEKİRDAĞ FARKI

ORGANİZASYONDA ÇORLU VE TEKİRDAĞ FARKI
14.01.2014 / 08:59


Yıllardır sayısız davet ve organizasyona giderim. Bu organizasyonlarda ev sahibi görevini üstlenen kişi ve kurum yöneticilerinin davranışlarını yakından inceler, başarılı olan över, başarısız olanı eleştiririm. Bu yazımda Çorlu ile Tekirdağ’ı karşılaştırmak istiyorum. Daha çok idari anlamda irdeleyeceğim.



Öncelikle belirtmeliyim ki Tekirdağ’daki deniz Çorlu’da olsaydı, Tekirdağ Muratlı gibi bir bakımsız kasaba olmaktan öteye gidemezdi. Çünkü coğrafi yapı olarak, yerleşim, ulaşım, sanayi ve imar konusunda gelişime en müsait yerleşim birimidir. Belediye başkanları bazında irdeleyecek olursak, Sayın Adem Dalgıç Ünal Baysan’dan çok daha popüler ve sosyal insan. Ünal Baysan’ın kişiliğine ve kültürüne karşı saygım var ama, belediye başkanı olarak gerek halk ve BASIN ile iletişimde, gerek organizasyonlarda, gerekse sosyo-kültürel etkinliklerde başarılı değil.



Siz Uluslararası bir organizasyon yapıyorsunuz, davette sadece salonu kiralayıp, misafirlere 5 yıldızlı otelde dışarıdan getirttiğiniz sandviç-ayran ikram ediyorsunuz. Üstelik etnik anlamda (ULUSLARARASI Alevi-Bektaşi sempozyumu) birçok ülkenin temsilcilerini davet ediyorsunuz. Çayı bile belediye personeline beleş, misafirlere para ile sunuyorlar. Avrupalı misafirler, "Bu belediye bu kadar farklı kültürü bu şekilde mi misafir ediyor?" demez mi? Üstelik bu sempozyum iki gün süren bir sempozyumdu. Tekirdağ belediyesinin Ramada otelde Türkiye kent konseyleri 13.genel kurul kongresi ise (bu da iki gündü ve üstelik uluslararası değil ulusal bir sempozyumdu.), tam anlamıyla muhteşemdi. Bizler hatayı da, başarıyı da aynı oranda değerlendiririz.



Bir diğer husus da, Adem Dalgıç asla toplum içinde basını ihmal etmez. Yıllardır Çorlu’da davet ve etkinliklere katılırım, Sayın Ünal Baysan’ın basına hoş geldiniz diyerek elini uzattığını görmedim. Ama ortama geldiğinde hemen milletvekilleri ve kaymakama gider ve hassasiyetle ilgilenir. Oysa Adem dalgıç, bizzat masamıza kadar gelerek bizimle tokalaştı ve çalışan gazeteciler günümüzü kutladı. Bunun belki önemli olmadığı düşünülebilir ama bu karşıdakine olmasa bile mesleğine duyduğu saygının ifadesidir. Eğer Çorlu’nun kent konseyi ekibi olmasa, Çorlu belediyesi sosyo kültürel anlamda sınıfta kalır. (Çorlu belediyesi kent konseyi gerçekten mükemmel çalışıyor.)



Bizim Sayın Ünal Baysan’a bir naçizane tavsiyemiz var; Sayın başkan, lütfen kendinizi basından üstün görmeyin. En azından basınla eşit seviyede görünün. Sadece basın değil, halk da sizin vatandaştan uzak olduğunuzu düşünüyor. Belki ülke gündemindeki soruşturmalar ve bölgenin sol ağırlıklı seçmene sahip olmasını avantaj olarak görebilirsiniz ama, kendinizi halktan ve basından üstün görürseniz, rüzgar her zaman sizden tarafa esmez. Umarım eleştirilerimizi dikkate alırsınız.



Belki Sayın Adem Dalgıç, hizmette yetersiz olabilir, organizasyonlarda sürekli hizmetlerini anlatarak bizleri bıktırıyor olabilir. Ama buna rağmen gerçek bir halk insanıdır. Çocukla çocuk olur, eğlencede göbek atar, (bazen unutsa da) basının önemini bilir, doğal bir sempati gösterir.



Buna mukabil:



TEKİRDAĞ:1



ÇORLU:0



HALKTAN VE BASINDAN KOPAN YÖNETİMLER KAYBETMEYE MAHKUMDUR.

Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR