Trakya Demokrat Gazetesi - VALİLİK AKREDİTASYON SİSTEMİ ÇOK YANLIŞ, DEĞİŞMELİDİR
Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Bayramda midenizi koruyacak 15 öneri
Bisanthe Photo’da dereceye giren isimler belli oldu
Ptt’den Kurban Bayramı’na Özel Kampanya

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

VALİLİK AKREDİTASYON SİSTEMİ ÇOK YANLIŞ, DEĞİŞMELİDİR

VALİLİK AKREDİTASYON SİSTEMİ ÇOK YANLIŞ, DEĞİŞMELİDİR
20.02.2014 / 08:58
12 Eylül sonrası, İstanbul’dayım (zaten İstanbul Beyoğlu doğumluyum ve Taşlıtarla ile (şimdiki Gazi mahallesi) Babıali’de çocukluğum geçti. Ünlülerin fotoğrafını çekerek ve Milliyet çocuk, Türkiye çocuk ve bir ulusal gazeteye öyküler yazarak harçlığımı çıkarıyorum. Bir gün Şişli’de Süleyman Demirel ile karşılaştım. Ben fotoğraf çekerken yanındakiler üzerime yürüyünce onları durdurdu. Aramızda şu konuşma geçti;
- Ne yapıyon bagayım deliganlı?
- Fotoğraf çekiyorum baba
- Deliganlı, yüz aynı yüz, göbeg aynı göbeg, foter aynı foter, niye çekiyon?
- Fotoğrafları satıp para kazanacağım baba
- Afferim deliganlı afferim çek o zaman. Dedi.
O günden bu güne Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan, Turgut Özal, Mesut Yılmaz ve Alparslan Türkeş ile bir ortamlarda bulundum. Bir tek Tansu Çiller ile bir araya gelmek nasip olmadı. Turgut Özal ve Alparslan Türkeş’le aynı ortamda yemek de yedim, siyaset yaptım. Fakat asla aramıza set çekilmedi, üst arama ve baskı uygulanmadı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Tekirdağ Ak Parti il başkanı Ahmet Kambur’un il başkanlığını açıkladığı kongreye gazetem akreditasyon yaptırmayı unutmuştu. İçeri almadılar. Sonra ben Ak Parti Tekirdağ milletvekilleri Ziyaeddin Akbulut ve Özlem Yemişçi’yi aradım ve VİP kartıyla kongreye girdim. Kongreye girerken de üzerimizdeki her şeyi korumaları almak istedi. Hatta kaleme bile el koymak istediler. Ben de girdiğim halde kızıp çıktım ve haberini dahi yapmadım. Oysa herkes bilir, ben konuşmaları kaydeder, olduğu gibi gazeteme yazarım. Böylece okuyuculara tüm konuşmayı kesintisiz ulaştırırım.
İkinciye gelişte de yok dilekçe, yok kimlik kartı fotokopisi, yok imza karşılığı valilik basın kartı derken, son gelişinde de etkinliğe katılmadım ve Bursa’ya bir sempozyuma katıldım.
Tekirdağ’da son hatırladığım kadarıyla, 28 yerel 6 ulusal basın temsilciliği var. Bunların içinde saha muhabiri olarak faaliyet gösteren ekip olarak iki elin parmaklarını geçmeyiz ve bizler de her zaman bir arada bulunamayız. Çünkü hepimizin farklı programları var. Bu nedenle, Valilik bizleri çok iyi biliyor ve gerek devlet erkanı nezdinde, gerek sosyal etkinlik nezdinde zor şartlarda işimizi yapmaya çalışıyoruz. Ben ve benim gibi bir çok arkadaşım, bazı organizasyonlarda kendi imkanlarımızla bulunuyor, bırakın para almayı, para harcıyoruz.
Buna rağmen, resmi ve özel kurumların bize yardımcı olmasını bekliyoruz. Bu konuda Sayın Aysel Erkmen’in desteği ve iletişimi takdire şayan olmakla beraber, bazıları yaşına ve konumuna bakmaksızın kendini müdüründen üstün görüp basın mensuplarına seviyesi düşük davranışlarda bulunarak adeta azarlama cüretini gösteriyor. Birçok arkadaşım bu sıkıntılardan muzdarip olmakla birlikte, bunu söylemeye gerek görmüyorlar. Ama sayın valimiz, basının Valilik kendisini ne kadar samimi bulduğunu ve sevdiğini bilir (ben de dahil. Bir arkadaş samimiyeti var.) Ama fazla baskı bizleri sıkar.
Bence, Sayın valimiz artık bu akreditasyon ve baskı ortamını farkeder ve biz saha muhabirlerine gereken değeri verir. Çünkü kendisinin Tekirdağ için çaba harcadığını biliyoruz ve biz de kendisine bu konuda üzerimize düşen ne varsa gereken desteği yapmaya çalışıyoruz. Geldiğinden beri eminim benim gazetecilik anlayışımı sayın valimiz anlamıştır. Birinci önceliğim halkın ve yaşam standartının korunması, sorunlarının çözülmesi yönündedir. Amacım, para pul veya şöhret olmak değildir. İhtiyacım da yok zaten. Tek dileğimiz basına saygı ve destektir.
Gazeteciliğin kopyala-yapıştır mantığıyla emek katliamına uğradığı dönemde, biraz saygı ve değeri hak etmiyor muyuz?
Ben asla ilan gazeteciliği yapan bir muhabir olmadım, olmam da. Bu işe aşığım ve bunun için zor şartlarda ailemi geçindirecek işimden ve sosyal yaşamımdan ödün vererek bu işi yapıyorum. Ama bu konuda da manevi destek şart. BU İŞ KARŞILIKLI DAYANIŞMA İLE OLUR. Ben başbakanın gelişlerindeki sıkı disiplin uygulaması değişmediği sürece ve valiliğin davetlerinde valilik görevlilerinin değil basının gazetecilik görevini yapmasına imkan verilmediği sürece yine eskisi gibi, sosyal sorumluluk projeleri ve toplumsal etkinliklere ağırlık vermeye devam edeceğim. Takdir büyüklerimizindir.
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR