Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Bahar depresyonu iş performansını düşürüyor
Atatürk heykeli açılışı gerçekleştirildi
TEKİRDAĞ TSO Yönetim Kurulu’ndan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’na Tam Destek!

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

TARIMSAL SAVAŞ İLAÇLARI VE ARILAR -2-

TARIMSAL SAVAŞ İLAÇLARI VE ARILAR -2-
21.03.2014 / 08:41
İşin neresinden bakılsa sonunda arılar için ölüm var. En iyisi yaz aylarında kültür bitkileri alanından uzak durmalıdır arılar. Bu uzaklaşmanın kabil olamayacağı yerlerde olabilir. İşte o zaman için en ehveni şer olan tarafını bulup, zirai mücadeleyi yürüten kimselerle arıcıların önüne sermek lazım gelir. Bu hususta yazılmış ve söylenmiş çok şeyler vardır. Fakat hiçbirisi problemi kökünden halleder etkide değildir bunların. Ancak tedbirlere riayet edilir ve tekniğin istediği şeyler yerine getirilir ise ilaçlı mücadele yapılan yerlerde arıların ölüm nispeti de o derece azalır. Şimdi dilimiz yettiği kadar karınca kararınca bu tedbirlerin izahına çalışacağız.
Her şeyden evvel şu hususun bilinmesi gerekir ki Zirai Mücadele ilaçları içerisinde yani haşere öldürücü ilaç olup da arılara tamamen zararsız olan ilaç yoktur. Ancak bu ilaçlar içerisinde arılar için diğerine nazaran daha az tehlikelerini isim veya gruplarını sıralamak kabildir. Mesela geçmişte zirai mücadelede en fazla kullanılan ilaçlardan arsenikli ilaçlar arılar için çok tehlikeli materyallerdi. Bugün zirai mücadele alanında kullanılan ve arılar için en çok tehlikeli olan ilaçların başında Parathieonlu ilaçlar gelir. Endrin, Aldrin, Ginden gibi ilaçlar için tehlikeli olma bakımından Parathionlu ilaçları takip eder. Buna mukabil mevcut materyaller içerisinde diğerlerine nazaran arılar için çok daha az tehlikeli olanlar da vardır. D.D.T. ve Toxophene’li zirai mücadele ilaçları mevcut materyaller içerisinde arıcılığın selameti için en emin olan ilaçlardır.
ARILIK YERİNİN SEÇİLMESİ
Kovanların yerleştirilebileceği yerler aşağıdaki şartlara uygun olmalıdır.
1- Arılık mümkün mertebe ballı bitkileri bol olan bölgenin merkezinde yer almalıdır. Böylece arılar daha uzun müddet yetecek kadar bal ve çiçek tozu (polen) toplayabileceklerdir.
2- Arılık rüzgârlara kapalı, bilhassa kuvvetli ve soğuk rüzgârlara karşı muhafazalı bir yerde bulunmalıdır. Zira soğukların etkisinde kalan arı aileleri yavaş inkişaf ederler ve rüzgârlı havada çalışan arılar çabuk yorulur, birçokları da yollarda ölürler. Böyle yerlerde kurumuş arılıkların arıları bütün günü çalışmakla geçiremezler. Yine hava akını olan gayet alçak ve dar geçitler arılık için elverişli değildirler. Alçak yerlerde ise ilkbahar soğuk hava uzun süre kalır. Yazın ise aksine ekseriyetle çok sıcak olmaktadır.
3- Arılık yerinin havası kuru ve güneşli olmalıdır. Alçak, nemli ve gölgelik yerlere yerleştirilen kovanların arıları gayet yavaş inkişaf ederler. Umumiyetle kolayca hastalığa yakalanırlar. Onların arıları çok azdır ve daha az bir zaman işlerler. Çünkü çalışma günleri sabahleyin geç başlar, akşamları ise erken sona erer. Bundan başka böyle yerler daha uzun müddet sislidir ve hava soğuk olduğundan arıların işlemesine mani olur. Diğer taraftan kovanlar tamamen güneşin kızdırıcı ışıkları altında da bırakılmamalıdır. Zira haddinden ziyade sıcaklık kovanın faaliyetinin azalmasına sebep olur. (Devam edecek)
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR