Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Bahar depresyonu iş performansını düşürüyor
Atatürk heykeli açılışı gerçekleştirildi
TEKİRDAĞ TSO Yönetim Kurulu’ndan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’na Tam Destek!

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

KONUNUN KRİTİĞİ

KONUNUN KRİTİĞİ
14.05.2013 / 14:49


Tabii üretimle; suni üretim arasındaki farkları böylece özetledikten sonra her ikisinin kritiğini yaparsak görürüz ki:



a) Tabii metodun zorla sınırlandırılmış bir gücü, bir kabiliyeti vardır.



b) Suni metodun ise aşılama yapmaya ihtiyaç göstermesi şüphesiz arıcının iyi niyetine bir engeldir.



Bu konuda bizim fikir ve kanaatımıza bir müracaat olacağını göz önüne alarak bir açıklamada bulunmamız gerekirse diyeceğiz ki:



Bir arıcı için arı sütü üretiminin tek ve baş amacı muhakkak ki arılarından daha yüksek bir kazanç sağlamaktır. Bir üründen fazla kazanç sağlamak ise değişmez iktisat kurallarına göre arz ve taleptir. Arıcı isteğe göre üretim yapacaktır. Arıcı eğer ticari bir firma ya da laboratuvaria anlaşıp malını normal fiyata ve hatta normalden çok aşağı fiyata, fakat çok miktarda satabilmek olanağını bulabiliyorsa elbetteki hiç tereddüt etmeden biraz güçlüklerine rağmen suni üretim metodundan şaşmamalıdır. Fakat istenilen miktar arı sütünü tabii üretim metodu ile de sağlayabilecekse türlü kolaylıkları bakımından tabii üretim metodu üzerinden yürümelidir.



Yurdumuzda arı sütü pjyasası o kadar çok renk değiştirmiştir ki artık müşteri sütün saf olarak kendi gözünün önünde memeden çıkarılmasını özellikle arzulamaktadır. Besin ve tıbbi değeri bakımından hiç fark olmamasına rağmen, çerçeve içindeki bala hangi gözle bakıyorsa, lata üzerindeki suni memelerde gördüğü arı sütüne de aynı gözle bakmakta ve genellikle tabii petekler üzerinden kesilmiş ana memelerindeki süte rağbet etmektedir.



Belki tüketicinin bala karıştırılmış olarak almış olduğu arı sütünü usulüne uygun olarak kullanmamış olmasından, belki de aynı şekilde almış olduğu sütün değer ve özelliğini kaydetmiş bulunmasından ötürü bir fayda sağlayamamış olması onu haklı tereddütlere düşürmekte ve bu nedenle sütalımında bu kadar titizliğe sevketmektedir. Hatta birçok müşteriler süt satın almak istediği şahsın süt üretimine ayırdığı kovanı kendi bahçesine getirerek yanında alınmasını arzu etmesi yalnız merak ve tecessüsünü tatminden de ileri yerli ve yabancı literatürlerde okuyarak duyduğu ilgi ve faydasına inandığı sütten umduğu ya da beklediği iyiliği bulamamış olmasındandır.

Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR