Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Bir Kültür Varlığımız Daha Tekirdağ’a Kazandırılıyor
İlan ve Reklam Vergisi Ödemelerinde Son Gün 31 Ocak
Cıvıl cıvıl bir görüntüye sahip olacak

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

VESAYETÇİLERE TARİH DERSLERİ…

VESAYETÇİLERE TARİH DERSLERİ…
07.07.2014 / 08:50
Türkiye siyasi ve sosyal tarihini
“Kedinin pisliğini gizlediği gibi” gizleyen vesayetçi sistem,
Kenarından köşesinden biz Türkiye insanından saklanan gerçekler ortaya çıktıkça,
Dedelerimizin, babalarımızın ve bizim kuşakların nasıl aldatıldığını daha iyi anlıyoruz.
Tarihe meraklı,
Özelliklede yakın tarihe meraklı olanlar,
Son 7-8 yıldır, namuslu tarih araştırması yapan bilim insanlarımız bize önemli bilgileri ulaştıran,
Köşe yazıları,
Araştırmalar
Ve
Yazdıkları kitaplarla bizi aydınlattılar.
Bu aydınlatmayı yaparkende bazı ürkeklikler yaşadıklarını
Satır aralarında görüyor
Ve
Anlıyoruz.
Bu ürkekliği yaşayan bilim insanlarımızın, bizim kuşaklardan gelmiş olması vesayetçi baskılardan kurtulamadığımızı gösteriyor.
Ancak,
Tüm ürkekliklere karşın yinede bize önemli bilgiler aktardıklarını da söyleyebiliriz.
Bunları neden yazdım?
Çünkü dünde yaşananları bilmediğimiz için, bugün yaşananları anlayamayız.
Vesayet kalıntılarının medyası
Recep Tayyip Erdoğan’ın, Cumhurbaşkanlığına seçildiğinde uygulamayı düşündüğü yasal görevlerini kullanma istemine karşı çıkanlar,
Cumhuriyetimizin ilk meclisini oluşturanları, bir kalemde yok eden anlayış
Ve
Sonrasında oluşturulan
Şimdiki CHP’nin kurucusu
İlk Cumhurbaşkanı
Mustafa Kemal aynı zamanda Halk Fırkasının da genel başkanıydı.
Mustafa Kemal Atatürk döneminde
Milletvekillerini,
Büyükelçileri,
Belediye Başkanı, Valileride tayin ederdi.
O dönemde,
Seçimlerde sandık, mandıkda olmazdı, köşkte hazırlanan listelere adı yazılanlar, milletvekilliğine atanırdı.
Ve
Başbakanıda atardı Cumhurbaşkanı,
Görevdende istediği zaman alırdıda.
Hatta, Paris Büyükelçisini çağırıp, serbest fırkayı kurdurup, halkın serbest fırkaya akın akın gittiğini görüncede, partiyi kapatabiliyordu, Cumhurbaşkanı Atatürk.
Atatürk sonrası ise bu kurallar aynen devam ettirildi
İsmet İnönü tarafından
Yani,
O döneme göre normal sayılan bu devlet yönetme biçimi
Bir nevi
Başkanlık sistemiydi.
Tek parti ideolojisinin bugünkü uzantıları
Recep Tayyip Erdoğan’ın
“Seçilirsem tüm Anayasal görevlerimi kullanacağım” demesini
Diktatörlük olarak dillendirmeleri,
Sahip çıktıkları tarihi misyonu, işlerine gelmediği için unutur, ya da
Bilmez görünmeleri
Hiçte ahlâki olmadığını şimdi daha iyi anlıyoruz…
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR