Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
24 Haziran’da Oy Kullanmaya Sağlık Engel Değil
MAKİNA MÜHENDİSİ MÜMİN KESKİN:
EDİRNESPOR FİNAL YOLUNDA

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

OCAK AYINDA ARICILIK -2-

OCAK AYINDA ARICILIK -2-
16.01.2015 / 08:53
-DÜNDEN DEVAM-
Ocak ayında şu hususlarda dikkate alınmalıdır.
Ekim ve Kasım aylarında hazırlanarak kışa sokulmuş kovanlar şimdi dışarıdadır.
Kar içinde az da olsa hava değişimi olabileceği gibi, uçma deliği çevresindeki kar içerden gelerek sıcaklık eriterek, önde genişçe bir kar içi boşluğu da meydana getirir.
Ancak karlar eridiğinde, kovanların uçma deliklerini içerde ölmüş arılar tıkamışsa bir çöple sıyırıp atmalıdır.
Kışa girerken, kovanların arka kısmını iki ila dört santimetre kaldırıp da öne doğru hafif bir meyil verdiyseniz, kovandaki hava değişimini çok kolaylaştıracağı gibi dip tahtasına sızan suların akımını da sağlar.
Eğer havanın sıcaklığı arılan çıkmaya teşvik için yeteri derecede fazla ve kovanların önü karlı ise saman, kuru ot veya kül yaymak faydalı olacaktır. Zira 14 derecelik ısıda arılar uçuş yapacaklar, kar üzerine konanlar ise soğuğa dayanamayarak öleceklerdir.
Arıların kışın oturma odalarında ya da ahırlarda kışlatmak büyük bir tedbirsizliktir. Zira ısının sık sık değişeceği, gürültü, patırdı ve yüksek sühunet olacağı bu gibi yerlerde arılar rahatsız olup fazla bal sarf edecekleri gibi ishal hastalığına da yakalanırlar.
Arılar soğuklardan daha çok kovandaki nem oranının yüksekliğinden etkilenirler. Son yıllarda Yunan, Bulgar ve Fransız arıcıları kovan dip tahtası ortasında geniş kuturlu delikler açarak buraları paslanmaz çelik kafes tellerle kapatmaktadırlar. Yaz kış açık duran bu deliklerden mükemmel bir havalanma sağlanmakta ve arılar kışı çok daha emniyetli geçirmektedirler. Bu taktirde kovanlar, atalarımızın “yazın örtü, kışın kuytu” deyimine uyarak rüzgar tutmayan yerde olmalıdır.
EDEBİYATIMIZ BOYUNCA BAL VE ARI (KARACAOĞLAN’DAN)
Karacaoğlan der de o yiğit karı
Peteği bal eder ustadır arı
Sana derim sana Beyler Çınar’ı
Ne tarafa ince belli yar gitti?

Karacaoğlan der ki perişan halim
Nice bir çekeyim bu aşkın yayın
Gayri insafa gel lebleri balım,
Şu benim derdime dermana tez gel

Gelin der ki al çiçeğin moruyum
Yiğitlerin bedestende nuruyum
El değmedik bir tanecik arıyım
Peteklerim mühürlüdür bal gibi

Kız da der ki yaylaları yaylarsın
Çıkar yükseklere seyran eylersin
Kuzum gelin niçin yalan söylersin
El değmiş arıda hiç bal olur mu?
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR