Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
COVİD KIRMIZINDAN KURTULMAK HEPİMİZİN ELİNDE
BAŞKAN KADİR ALBAYRAK'IN YEŞİLAY HAFTASI MESAJI
8 Mart Dünya Kadınlar Günü Çerçevesinde Kadın ve Şiddet Konulu Konferans Düzenlendi

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

GEL BU YOLDAN DÖNME

GEL BU YOLDAN DÖNME
11.03.2019 / 11:15
Bu seçimler de oyumu AKPARTİ’ ye vermeyeceğim, onlara bir ders, ceza vermenin zamanı geldi diyenler varmış.
Çok enteresandır; bunu ağızlarına pelesenk edenler ben geçmişte AK PARTİ’ye oy verdim, hatta ölümüne “ERDOĞAN’CIYIM” diyenler. Birilerini üzdüklerini zannederken, CHP’yi, İYİ’yi HDP’yi mutlu edeceklerinin umarım farkındadırlar.
İşin tuhafı bu insanların başka bir ortak özelliği de oy vermeyeceğim, çok şımarıldı, onlara bir ders vermeli dedikleri AKPARTİ olarak değil, AKP olarak tarif etmeleri. Bu da onların aslında samimiyetlerini ve niyetlerini ortaya çıkartıyor. “Akp”ye oy vermeyeceğim, onları cezalandıracağım” diyen DOST;
Etme, yapma, bu kadim ve zehirli tuzağa düşme. Birkaç kendini bilmeze ceza vereceğim diyerek 18 yıllık kazanımları çöpe atma. Geçmişte kızdığın birkaç adam yüzünden niyetinden cayan insanların, boş bırakacağı safların ne olduğunu anlatalım sana;
Yıl 1683, Eylül başları... Osmanlı Ordusu Viyana önlerinde... Hücum emri verilse, şehir belki 24 saatte düşecek. Ancak Merzifonlu Kara Mustafa Paşa gereksiz yere zâyiat vermemek için, şehrin kendiliğinden teslim olmasını beklemeyi tercih ediyor. Bu arada Avrupa’nın her tarafından Viyana’yı kurtarmak için Alman ordusuna katılmak üzere çeşitli büyüklükte ordular yola çıkarılıyor.
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Kırım Hanı Murad Giray’ı Viyana’ya altı saat mesafede, Tuna Nehri üzerinde bulunan bir taş köprünün muhafazası ile görevlendirmişti. Kırım Hanı Viyana’ya doğru gelecek düşman kuvvetlerinin bu köprüden geçişini engelleyecekti. Geçişi engelleyemezse düşman ordusunu arkadan çevirecekti. Ancak bunları yapmadı. Viyana kuşatmasında bizzat bulunmuş olan, Silahdar Fındıklılı Mehmed Ağa tarihinde bu hadiseyi şöyle anlatır; ‘’Murad Giray, düşmanın Tuna’yı geçmesine engel olmak için görevlendirildiği İskender Köprüsü’nü muhafaza edememiş ve yüksek bir yerden elini böğrüne koymuş olduğu halde düşmanın geçişini seyrediyordu. Bu durum üzerine imamı yanına giderek:
‘’Han’ım şu bölük bölük geçen kafirleri kırdırsanız gerisi kesilmez miydi?’’ demesi üzerine Kırım Han’ı ‘’Behey Efendi sen bu Osmanlı’nın bize ettiği cevri bilmezsin. Yanlarında Eflak ve Boğdan keferesi kadar rağbetimiz kalmadı. Bu düşmanın durumunu kaç defa bildirdim. Düşman çok, mukavemet mümkün değil, askeri siperlerinden çıkarıp, gerekirse saf cengi edelim ve illa selamet yere gidelim dedim, inadından dönmeyip söz geçiremedim.”diyerek Kırım Hanının ordusunu alıp geri çekildiğini anlatır.
Murad Giray beraber yola çıktıkları, kardeş bildiği Osmanlı-İslam ordusu kırılırken ne düşündü acaba? Bu ihaneti yaparken on binlerce şehide ve milyonlarca kilometrekarelik vatan toprağına mal olacağını tahmin ediyor muydu? Sebep olduğu bu hareket, Türk ve Kırım tarihine ise en büyük ihanet olarak geçecekti.
Sonuç Haç kazandı, Hilal kaybetti.
Kırım bugün hala perişan.
O gün o köprü tutulsaydı, belki de bugün Kırım, tarihte daha başı dik duracak halkının başına bu kadar ağır acılar gelmeyecekti.
Vefasızlık veya ihanetin o esnada nelere mal olacağı bilinmez. Sonradan ortaya çıkan neticelerine kahrolsanız da geri dönüşü olmayan bir yoldur…
Millet, ülkenin varlığına kastetmiş olanların projelerini sezemez ve sağlam bir milli duruş gösteremezse onun da sızlanacak bir sebebi bulunmayacaktır…
Kızdıkların var biliyoruz, Küssün Anlıyoruz. Ama bekle, gel bul yoldan dönme.
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları

YAZARLAR