Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
COVİD KIRMIZINDAN KURTULMAK HEPİMİZİN ELİNDE
BAŞKAN KADİR ALBAYRAK'IN YEŞİLAY HAFTASI MESAJI
8 Mart Dünya Kadınlar Günü Çerçevesinde Kadın ve Şiddet Konulu Konferans Düzenlendi

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

TÜRKiYE’DE SİYASET

TÜRKiYE’DE SİYASET
15.08.2019 / 13:28
Bayılırım şu şarkıya. Mine Koşan ’ın
sesinden özellikle.. “Yok dostum, zor
dostum bu böyle olmaz.Kaderden arkadaş
inan kaçılmaz.Şüphe varsa eğer
sevgi yaşanmaz.Yalan dolanlarla zaman
aşılmaz.”
İki aydır dilim de.Arada insanı kitleyen,
“Aklıma nerden düştü?” dedirten
şarkılar vardır ya, bana göre bu da onlardan
biri...
Siyasal söylemde hakikat hiçbir zaman
umut ya da öfke uyandırmamıştır. Popülistler
bunu iyi anladılar: Popülerlikleri
için kısır bir hakikat yerine hikâyeler
satmayı tercih ediyorlar. Gün gibi ortada
aslinda soyledikleri yalanlarla bile isteye
kuşku tohumları ekiyorlar.
Şimdi size bu karakterist huyları edinmiş
göze batan tiplerden bahsetmek istiyorum.
Önce insanların duygularına hitap etmeye,
kendilerini sevdirmeye çalışıyorlar.
Sizin gibi insanlar olduklarını, sizden
biri olduklarını, sevimli, ilginç, hoş
olduklarını özellikle pazarlıyorlar. Sonra
asıl konularına giriyorlar.
• Önce doğru şeyler söyleyip inandırıcılık
kazandıktan sonra asıl yalanı söylüyorlar.
•Özellikle tepki çekecek, karşı tarafın
damarına basacak şeyler söylüyor, gelen
tepkilerden mağduriyet çıkarıyorlar.
•Argümanlarını kasten düzensiz olarak,
içiçe geçmiş bir halde sıralıyorlar.
Sürekli konuyu değiştirerek karşı tarafı
sürekli cevap vermek zorunda bırakıyorlar.
•Bununla bağlantılı olarak, karşı görüştekilerin
akıl hastası, kafayı yemiş,
aşırı sinirli, cahil, budala olduğunu söylüyor
ya da ima ediyorlar, ki yemezler.
•Tartıştıkları konu ile ilgili ciddi, düşünülmüş,
içerikli itirazlara karşı mümkün
mertebe sessiz kalıyorlar; bunun yerine,
yanlış-hatalı olduğunu kolayca gösterebilecekleri
itirazlara cevap veriyorlar (ve
bu yolla da, kendilerine itiraz edenlerin
genel olarak şaşkınlardan ibaret olduğu
hissini yaratmaya çalışıyorlar).
•Karşıdakinin neyi yiyip neyi yemediğine
göre sürekli bir ileri bir geri adım
atıyor, böylece inandırıcılık kazanmaya
çalışıyorlar. (Yakın tarihte karşılaştığım
somut bir örnek: “Bunlar yiyebileceğimiz
en güvenli, en iyi test edilmiş maddeler.”
“Ama bağırsaklara etkisi test
edilmiyor.” )
“Siyaset yalan söyleme sanatı değildir.
Siyaset insanları dürüstçe, adil yönetme
sanatıdır.”
Ve işini layıkıyla yapmayan siyasetçiye
Müslüm Baba’nın şarkısından bir
demet: “Son pişmanlık neye yarar / Her
şeyin bir bedeli var / buraya kadar”
Siyasetin ister sağında, ister solunda,
isterse de tam merkezinde olun fark etmiyor...
Herkes sadece kendisi gibi olanı, kendi
gibi düşüneni yanında istiyor. Farklı
düşünenenleri düşman olarak görüyor,
diğerleri ile zenginleşmek, kuçaklaşmak
yerine ayrışıyor ayrıştırıyor...
Sonuç ; ORTADA ..!
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları

YAZARLAR