Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
COVİD KIRMIZINDAN KURTULMAK HEPİMİZİN ELİNDE
BAŞKAN KADİR ALBAYRAK'IN YEŞİLAY HAFTASI MESAJI
8 Mart Dünya Kadınlar Günü Çerçevesinde Kadın ve Şiddet Konulu Konferans Düzenlendi

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

SESIMI DUYAN VAR MI?

SESIMI DUYAN VAR MI?
18.10.2019 / 11:14
1999 depremin de kurtarma çalışmaları sırasında en çok söylenen sözdü....Sesimi duyan var mı????Hepimizin kulağında çınlayan bu söz, içimizi yakmıştı. Kör bir karanlığın kucağında inleyen son bir umut çağrısıydı.
Umudun, umutsuzluğun çağrısı 20 yıl sonra bile tüyleri diken diken eden, ağlatan ölümle yaşam arasındaki tek soru.
1999 depremi çok ağır bir imtihandı. Ama biz hala akıllanmadık.
Herşeyçökmüştü.Ulaşım,demiryolları,
karayolları herşey çökmüştü. Marmara bölgesini yerle bir eden depremde 20 bin insan öldü. 10 binlerce kişi yaralandı , sakat kaldı. Yüzbinlerce bina yerle bir oldu ya da hasar gördü.Halbuki sadece 45 sanıyeydi .Turkiye daha kendine gelemeden bu sefer 3 ay sonra Düzce yıkıldı. 17 ağustos ve daha sonra düzce depremi Türkiye’yi yıktı, hatta darmadağan etti.Sivil savunma işlerimiz aksadı ,kurtarma ekiplerimiz yetersiz kaldı. Mütahitlerimiz malzemeden çalmıştı. İmar düzenimiz laçkaydı. Kısa zamanda yaralarımız sarıldı mı? Afetin büyüklüğünü verdiği aldığı canları buz patenı sahasında yatan cesetlerden gördük. Depremde kaybettiğimiz canları morglar almadığı için soğuk paten sahasında toplamaya başlamıştık.Kimi tabutta , kimi ceset torbasındaydı.O kadar çok ölü vardı ki .Onemli olan artık cesetlere sadece teshiş koyulması olmuştu.
Deprem uzmanları “fırtına öncesi sessizlik” diyerek olası büyük depreme dikkat çekiyorlar. Biz maalesef deprem gerçeğinin yeterince farkında mıyız acaba? Ya da şöyle söyleyim .Tekirdağ hazırmıyız?Malesef degil koca bir il 11 ilce 15-20 tane deprem konteynırı ile olmaz o iş. Maalesef sadece magazin amaçlı senede bir iki seminer söyleşi, gösteriş için deprem tırı ve simülatör aracı.Bir kaç hafta evvel yaşadığımız küçük artçılarla bir daha hazır olup olmadığımız belli oldu.Hepimiz toplanma yerleri neresi diye sorgular olduk.
1999 depreminde ise sınıfı geçen tek kuruluş bırkaç idealist insanın kurmuş olduğu arama kurtarma ekibi olmuştu. Sadece 150 gönüllüsüyle binlerce insanı kurtarmaya çalıştılar. Sistemimizin zaafları ortaya saçılmıştı.1999 depremi ile beraber.Bu da ozamanlar ülkemizde insanımıza kimin ne kadar değer veriğinin bir belirtisiydi.Yeniden duymak istemediğimiz bu nakarat yeniden söylenmesin. Boğazlara düğümlenmesin.
Seslerini duyuramayanlar, ah kimbilir kimlerdi onlar.
Adları bilinmeyen taş gibi cesetler oldular!
Etiketler:
Yazarın Diğer Yazıları

YAZARLAR